24 Ağustos 2012 Pazar
MUHAMMED SIDDIK ÖZ
Ramazan Geldi Geçti. Sevinelim mi, Üzülelim mi?
msiddikoz@gmail.com

Mübarek Ramazan ayı çok çabuk geçti. Ama bu bazıları için geçerli. Son 5-10 yıldır (belki daha fazla) bazı insanların Ramazan'la falan pek alakasının olmadığını görüyoruz.

Elbette kimin oruç tuttuğu, tutmadığı bizi de, sizi de hiç mi hiç ilgilendirmez. “Olur mu böyle şey? Burası Müslüman bir ülke/devlet (!). Ne demek oruç tutmamak, hatta tutmadığını aşikarane (açıkça) ortaya koyarak herkesin yanında yiyip içmek ne demek” diyenler artık eskide kaldı. Artık İnsan Hakları, özgürlükler, kanunlar, yönetmelikler var. Kimse kimseye karışamaz. Hem Allah bile insanları ne oruç tutmaya, ne de namaz kılmaya mecbur etmiyor. ”Dinde zorlamak yoktur” ayeti var. Ayrıca Allah (cc), Resulüne, (Peygamberine) Kuran'ı Keriminde  “Sen insanlara güzel sözle tebliğ et (bildir), Hidayet edici (doğruyu buldurucu) benim.” demiyor mu? O zaman bize ne düşüyor? Böyle yapanları görmezden gelmek, içimizden kınamak ve geçip gitmek kalıyor.

Baksanıza son 2-3 yıl önce çıkan bir kanunda ZİNA'nın (Nikahsız kişilerin ilişkide bulunmaları) Ceza kanunundan çıkarılarak serbest hale gelmesi sağlandı. Alenen, açıkça oruç tutmamak bunun yanında hafif kalır. Öyle değil mi aziz  kuyucular?  Ona da kimse karışamıyor. Bu kanundan haberi olmayan birisi, böyle  çirkin ve dinen şiddetle yasaklanmış haram bir olayı görse, duysa ve de emniyet kuvvetlerine  bildirse, alacağı cevap malum “Sana ne hemşerim, alan razı veren razı, hem kanunda bu suç ta değil artık. Biz bir şey yapamayız.” olacaktır, değil mi? Oruç   tutmamak bunun yanında ne ki?!!!

Dert söyletir demişler… Böyle işler olmasın diye üzülüp, dertlenip, yazıyoruz işte. Bazı okuyucularım “Sana ne kardeşim, sen milletin işine ne karışıyorsun? İsteyen istediği gibi hareket eder” dediklerini duyar gibi oluyorum. Nitekim, iki ay kadar önce yazdığım “Çamlık'ta saat 05.00'te iki oğlan iki kız”  başlıklı yazıma gelen yorumları okuyunca şaşırdım. Aynen öyle demişler ”SANA NE KARDEŞİM. Sen böyle işleri karıştırma.”

Neyse konuyu dağıttık galiba. Ne diyorduk? Dinde zorlama yoktur. Evet, yoktur da inanmayan, Müslüman olmayan kişiler için. Yoksa sen “Hem Allah'a ve peygambere inanıyorum ve elbette Müslüman'ım, ama oruçta TUTMUYORUM, KİME NE?” diyemezsin. Dersen de herkes sana, en azından önce güler, sonra kınar, sonra da Allah seni ıslah etsin der ve yine de dua etmiş olur. İşte inanan Müslüman da böyle yapar.

Başlıktaki cümleden uzaklaştık galiba. Gelelim Ramazan'ın bittiğine sevinenlere. İşte yukarıda bahsettiğimiz tipte insanlar varsa ki, var maalesef, işte onlar Ramazan'ın bittiğine sevinebilir. Kimse de karışamaz. Ama dini bütün, orucunu zevkle ve huşu ile tutan, İslam'ın ne olup olmadığını idrak eden Müslümanlar elbette ki bu manevi huzurlu, (!) bereketli, onbir ayın sultanı olan, içinde affımıza sebep olan KADİR GECESİ'nin bulunduğu Mübarek Ramazan ayının bitmesine, gitmesine elbette üzülür, üzülmüştür inşallah.

Kalın sağlıcakla aziz okuyucular.



Bu Haber 1291 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI