6 Ekim 2012 Pazar
ARİF TAKICI
Yaşamın gerçekleri
atakici52@hotmail.com

Bazen sağlık uzmanları doğru bildiğimiz yanlışlar başlığı altında doğruları sıralayarak gerçeği görmemizi sağlamaya çalışırlar... Bu denli açıklamalara kimi zaman yazılı, kimi zaman ise görsel basında rastlarız.  Günlük yaşamın içinde de kültürümüzle iç içe geçmiş çeşitli türde yanlışlarımız günümüze taşınmış olup, dikkatsizliğimiz ve cahilliğimiz yüzünden bizler üzerinden çocuklarımıza intikal etmektedir. Kimi zaman bilmeden, kimi zamanda kimileri tarafından kasıtlı olarak hayatımıza sokulan bu yanlışlar kene gibi toplumun yaşam  alanına öyle bir yapışır ki, yüzyıllarca  sanki doğru gibi hayatın içinde kendisine barınmaya alan bulur ve siz onu öyle kolayca  toplumun müşterek yaşamından söküp atamazsınız….Çünkü siz  onu izole ederek karantinaya almaya  çalışırken, yanlışı hayatın yedeğinde taşıyan  bir diğeri  onu sizin gözünüze sokmaya çalışır!  Örneğin bizim toplumuzda bırakın yakın zamanı, orta Asya'dan, hatta  şamanizimden bile günümüz yaşamında kendisine yer bulabilen çeşitli alışkanlıklarımız vardır. Kültür değerlerini inşa eden öğeler bazen yazılı, ama çoğunlukla da yazılı olmayan adetlerimiz geleneklerimiz ve alışkanlıklarımızdır.  Kültür bütünlüğümüzün barındırdığı  gelenekler içerisinde toplum yaşamının harcı olan kavramlara elbette itibar edeceğiz ve ortak değerlerimiz olarak muhafaza edeceğiz… Çünkü Uluslar ortak kültürler ve değerler üzerine inşa edilir ve bu değerler ve kutsallar o ulusun Devlet olarak da, millet olarak da Dünya da var olma amacının yegAne gayesidir. Bir Ülke istila edilebilir, ama ülke insanları kültür değerlerini koruyorsa esir edilemez. Ama değerlerini yitiren bir devlet ve millet yok olabilir… Çünkü tarih bu tür örneklerle doludur. Peki, bu manada yapılacak olan nedir? Şudur:  Tarih derinliklerinden gelen geleneklerimizi ortak akılla analiz etmek ve içerisinden hurafeler başta olmak üzere gereksiz olarak sürdürülenleri, sosyologlar, ilahiyatçılar ve diğer bilim insanlarının öngörüleri istikametinde yapılacak çalışmalarla müştereken tasfiye etmek!…   Tıpkı Alimlerin uydurma hadisleri ayıklamaları gibi!  Yine aynı şekilde, sanki dinimizde varmış gibi,  doğru bildiğimiz yanlışları toplum ezberinden çıkarmak için Diyanet daha fazla çaba harcamalıdır. Hurafeler bir bir vaazlarda daha fazla anlatılarak zihinler akla ziyan hurafelerden arındırılmalı, geleneklerimiz ve dinimiz gençlere en yetkili ağızlardan anlatılmalı,  bunun için görsel ve yazılı basından da istifade edilmelidir. O zaman yeni nesillere dinimizi diyanetimizi ve geleneklerimizi anlatmakta daha başarılı olabileceğimiz için,  ikna çabasında da başarı oranı artacaktır. Ama gerek dinini doğru öğrenmeyen, gerek gelenek ve görenekler bakımından zayıf yetişen, gerekse toplumsal yaşamın ortak hukukunu içselleştirememiş ve ruh terbiyesi gelişememiş kitlelerde, insan hataları da çok olmaktadır! Böyle olunca ne olmaktadır? Daha fazla suç işlenmekte, daha fazla travmalar yaşanmakta ve sosyal sorunlar yumağı büyümekte, yaşam kalitesi habire aşınmaktadır. İyi bir terbiyecinin aslanı bile terbiye edebildiği günümüzde siz insanı bile terbiye edemediğiz de,   o zaman toplumsal sorunlarınız da baş edilemez olmaktadır. Baş edemediğiniz toplumsal sorunlar içerisinde siz o sorunlarla debelenirken kaybedeceğiniz zamanınız ve kaynaklarınızın yok olması, ilerlemenizi mütemadiyen öteleyecektir.   Eğitimcilerimizin ve İlahiyatçılarımızın konuya bu minvalden ve menzilden bakmalarında büyük bir zaruret görüyorum!  Geçen Salı akşamı Ünye Müftümüz Aydın Yığman Hocamla  Flaş radyoda yaptığım sohbette arkadaş imam ve din görevlisi diye bir kavramdan bahsetti… Aydın Yığman hocamın ifade ettiği bu sosyal projeyi çok önemsediğimi ifade etmek isterim! Değerli hocam şöyle diyor: Bütün din görevlilerimiz başlattığımız arkadaş projesiyle cemaat ile daha yakın ilişki içerisinde olacaklar. Din görevlilerimiz bilhassa gençler ile iyi iletişim ve arkadaşlıklar kurarak, gençlerimizin hem dinlerini daha iyi ve doğru bir şekilde öğrenmelerini sağlamaya çalışacaklar,  hem de camilere ısınmalarını teşvik edecekler. Bravo,  içtenlikle tebrik ediyorum!  Elzem olan bu projenin hayatla buluşmasını sağlayanları en samimi duygularımla tebrik ediyorum.  Bu uygulama, yaşamımıza girmiş hurafeler ve yanlış bildiklerimizin zihinlerimizde doğrularla yer değiştirmesine imkAn verecektir. Saygılarımla. 

               

 



Bu Haber 1214 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI