17 Kasım 2012 Pazar
ARİF TAKICI
Gebelik öncesi bağımlılık gebe kalmayı nasıl etkiler?
atakici52@hotmail.com

Bu hususta bizi ilgilendiren 3 bağımlılık vardır. Bunlar alkol, sigara ve uyuşturucu madde bağımlılığıdır. Türkiye'de bu son bağımlılığın görülme oranı diğerlerine göre daha azdır. Yüzdelere vursak %95'i sigara bağımlılığı oluşturuyor. Alkol bağımlılığı ise bizim kadınlarımız arasında çok yaygın değil. Bizim sosyo-kültürel özelliklerimiz dolayısıyla alkol ve madde bağımlılığı bizim için çok ciddi bir sorun olmuyor. Bizim için en ciddi sorun, sigara! Kısacası sigaranın hamile kalmayı nasıl etkilediğinden bahsedelim.

Kadın tarafından bakılacak olunursa bir kere erken menopoza girme riskini artırır, direkt olarak doğurganlığı azaltır. Hamile kalabilirliği azaltır, çünkü oluşan yumurta hücresinin olgunlaşma sürecinde ona etki ederek döllenebilirliğini azaltır. Bu da hamile kalma sürecini olumsuz etkiler.

Kullanıcı erkek olduğunda ise, sperm sayısını ve kalitesini azaltarak doğurganlığın azalmasına sebep olur. Aynı yaşlarda bulunan, doğurganlıkları normalde aynı olan ortalama bir çift düşünelim. Bir çiftte anne veya baba sigara içen yahut her ikisi de sigara içen; diğer çiftse hiç sigara içmeyen olsun. Ortalama hamile kalma hızı sigara içmeyenlerde çok daha hızlı ve yüksektir. Bu da zaten sonucu gösteriyor.

Alkol ise doğurganlığı çok ciddi yönde etkilemiyor ama alkolizm hem doğurganlığı, hem gebe kalmayı, hem de bebek doğana kadar gelişen süreyi olumsuz etkiliyor. Uyuşturucu madde bağımlılığı zaten cinsel yaşamı olumsuz etkileyen bir şey olduğu için hamile kalmayı da doğal olarak olumsuz etkiler.

Gebelikte de devam eden bağımlılık bebeğin gelişimini nasıl etkiler?

Gebelikte devam eden bağımlılığın da yine 3 ana başlık olan sigara, alkol ve uyuşturucu yönünden incelenmesi gerekir.

Erkek kullanıcı açısından irdeleyecek olursak, erkeği olumsuz etkilemesi daha çok anne adayının hamile kalmasına kadardır. Çünkü doğurganlığı azaltıyor. Peki, başka nasıl etkileyebilir? Sürekli evde bir paket sigara içen erkek varsa tabi ki kadın da pasif içici olacaktır. Bu şekilde de etkileyebilir.

Kadın açısından ise hamilelik başladı ve kadın sigara içmeye devam ediyor, sigara içen kadınlarda içmeyenlere göre yaklaşık 4-5 kat artmış bir düşük yapma riski söz konusudur. 10 ve üzeri sigaradan bahsediyoruz. Onun dışında yine 2-3 kat erken doğum yapma riski söz konusu. Yine rahim içinde bebeğin ölme riski veya bebeğin plasentasının ayrılması ve buna bağlı olarak kanama ve prematüre doğum yapma riski ve de doğum kilosunun 2500 gr.dan daha az olma olasılığı içilen sigara sayısıyla doğru orantılı olarak artıyor. Günde bir paket sigara içen kadının ortalama doğuracağı kilo eğer içmeseydi 3 kg 300 gr olacaksa direk olarak 2kg 800 gr düşüyor. Yani kadın sigara içerek bebeğinin 500 gr.ını yemiş oluyor.

Alkol bebeğin gelişimini nasıl etkiler?

Alkolik bir anneden doğan bebekte zekA geriliği olma olasılığı yüksektir. Avrupa ve Amerika'da zeka geriliğinin en sık görülen nedeni anne adayının alkolik olmasıdır. Alkol çünkü sinir hücrelerine toksin olan bir maddedir. Rahim içindeyken sinir hücreleri hızlı bir şekilde çoğalma sürecindeyken içilen alkol, direk olarak plasentadan bebeğe geçerek bebeğin sinir hücrelerinin çoğalmasını engelleyecektir. Bebek 1 milyon sinir hücresiyle doğacağı yere 9 bin tane ile doğduğunda zekA özürlü oluyor.

Uyuşturucu ve uyarıcı madde bağımlılığı açısından bakacak olursak bebeği erken doğum riski ve anne adayının düşük yapma riski yüksek oluyor. ZekAyı etkilemez ama eğer prematüre doğmuşsa haliyle zekAyı etkiler. Ama direk olarak zekAyı etkileyen sigara ve uyuşturucu değil, alkoldür.

Bağımlı ebeveynden bağımlı çocukların doğacağı tespiti doğru mudur?

Bu konuda yapılmış direk bir çalışma açıkçası yoktur. Şöyle bir şey söyleyemeyiz; anne baba sigara içiyor ve çocuk da buna bağlı olarak içecek. Ama rahim içinde hiç bilmediği şeyi tattığı zaman nikotin ve alkol buna karşı bağımlılık gelişebilir. Şunu biliyoruz ki, potansiyel olarak siz çocuğunuzun birçok besin maddesini rahatlıkla tüketmesini istiyorsanız rahim içinde ona tattıracaksınız.

                                                                            Yeşilay Arşivinden Yararlandım.

 

 



Bu Haber 1304 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI