1 Aralık 2012 Pazar
ARİF TAKICI
Hamilelikte Bağımlılığın Zararları
atakici52@hotmail.com

Bebeğin rahim içinde öğrendiği tatları, ilerleyen yaşlarında alma eğilimi çok daha rahat oluşabilir. Nikotin ve alkol de buna dAhildir.

İşverenler de bir iş değişikliğine gidiyor çoğu zaman. Kimyasal sanayiden bahsediyoruz. Bütün maddeler plasentadan geçiyor ama bebeğe zarar verme olasılığı çok az. Neden? Plasentadan %1 geçebiliyor. Tümüyle alınmıyor. Mesela diyelim ki kanında 100 birim alkol varsa bebeğe geçen 1 birimdir. Ama bebeğin o anda olduğu aşamada tabi ki o birim bile onu etkileyebilir. Mesela kanında 100 birim var ve 50–60 kg 500 gr arasında ilk 4 aylık dönemde bir bebekten bahsediyoruz. Ne kadar az geçse bile tabi ki onu olumsuz etkileyebilir. Onun dışında ilaçlar, radyasyonallerjan maddeler vb. bunların hepsi kana geçebilir. Viraj enfeksiyonların sonucunda virüsler kana geçebilir buradan da plasenta yoluyla bebeğe geçebilir. Ama çoğu zaman bir problem oluşturmaz. Zaten rahim, koruyucu demek. Bunu da plasenta kanalı ile yapıyor.

Plasenta bir gümrük gibi çalışıyor. Plasenta oradan maddeler geçmeden önce bakıp sen işe yaramazsın deyip çoğunu geri gönderiyor. Ama yine %1 lik kısmı sızıyor ve Allah'tan hiçbir problem oluşturmuyor çoğu zaman.

Bazı doktorlar sigara bağımlısı annelere sigarayı azaltarak bırakmasını tavsiye ediyor. Hamile bir kadının sigarayı tamamıyla bırakması gerekmez mi? Böyle bir tavsiye doğru mudur?

Öncelikle şu tecrübelerimizle sabittir ki sigara bağımlısı olan kadını korkutarak sigaradan vazgeçirmek mümkün değil. Yasaklıyorsun, ölü doğum yaparsın, düşük yaparsın diyorsun, suçluluk duygusuyla içiyor. Eğer çok aşırı bağımlıysa böyle bir çalışma yok ama 3 tane ile eğer sınırlandırabilirsen bebeğe minimal zarar verirsin. Çünkü o 3 taneyi de söylemezsek 0 dersek kadın 10–15 tane içmeye devam ediyor. Halbuki 3 tane olunca en azından kadın kendini sınırlandırmış oluyor. O yüzden yapabileceğiniz başka bir şey yok. Bağımlıysa ya onu bağımlılık merkezine kapatacağız, her taraftan o sigarayı yok edeceğiz, böyle bir şey de olmaz. Bu sefer o vücutta bağımlılığın oluşturduğu kanda nikotinin eksikliğinde oluşan sorunlar ortaya çıkar. Bağımlılık sorunu olunca içme karnında bebek var utanmıyor musun diyerek bıraktırmak mümkün değildir.

Son zamanlarda bu konuda da pek çok açıklamalar yapılıyor. Stresli bir hamilelik geçiren bir kadının çocuğunda bağımlılık belirtileri gösteren semptomlar görülüyor.

Stres nedir? Stres kandan başta adrenalin olmak üzere kortizon ve diğer bazı alarma geçiriciliği artıran hormonların yükseldiği bir dönem. Alarm dönemi. Mesela, insan huzurlu bir şekilde şehirde yaşarken hiçbir panik reaksiyonu yoktur. Günlük hayatına devam edersin ama bir savaş alameti varsa eğer sarı alarmı verilir, kırmızı alarm verilir. Kırmızı alarm ne demek tetikte olun her an evinize bomba yağabilir vs demektir. İşte vücutta aynı şekilde çalışıyor. Eğer stres varsa o adrenalin ve kortizon vücuda sen her an hazırlıklı ol diyor. Yani günlük zevk için ihtiyaçlarını karşılamak yerine gülme, oynama, dinlenme ama sade ve sadece hazırlıklı ol. Yani gergin bir şekilde bekle demek stres. Bu durumda içerideki bebek de aynı şekilde onun vücudu da adrenalini algılıyor, adrenalini algılayınca o da stres duyuyor istemeden. Not Yeşilay Arşivinden yararlandım.

 

 



Bu Haber 1062 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI