2 Şubat 2013 Pazar
ARİF TAKICI
Televizyon Bağımlılığı
atakici52@hotmail.com

Günümüzde teknolojik gelişmelere ve iletişim araçlarına ayak uydurmak bir çağdaşlık ve medeniyet göstergesi kabul edilmeye başlamıştır. Teknolojik gelişmelerin ve her gün yenisi çıkan iletişim araçlarının insanlara büyük kolaylıklar sağladığı kabul edilir bir gerçektir. Bazı ülkelerde yapılan istatistik çalışmalarına göre evde bulunan televizyon ve internet kullanıcı sayısı birer gelişmişlik kriteri sayılmaktadır.

Televizyonların tüm bu araçlar arasındaki yeri biraz daha farklıdır. 1950'li yılların sonlarından itibaren Televizyon insanların hayatlarındaki yerini almış ve evler artık onsuz düşünülmemeye başlanmıştır. Bu açıdan televizyon eğitim ve propaganda alanlarında çok güçlü bir yere sahiptir. Televizyonun gücünü sosyolojik açıdan ölçmek için yapılan araştırmalarda radyo, sinema ve basının birleşik etkisinden daha üstün olduğu sonucuna varılmıştır.

Çoğunlukla televizyon işsiz geçen saatlerin verdiği kaygıdan, iş bıkkınlığından, can sıkıntısından uzaklaşmak, sadece oyalanmak için seyredilen bir araç olarak görülmektedir. Televizyon kumandasını elimize aldığımızda televizyonu yönettiğimizi zannederiz, oysaki gerçek bundan çok daha farklıdır. Televizyon kumandasına hAkim olan çok az insan vardır, kumandayı elimize alır almaz televizyon bizi yönetmeye başlar.

 İş dönüşü, okul dönüşü ya da dışarıdan eve ilk geldiğinizde yaptığınız şey televizyonu açmak oluyorsa, televizyon seyrederken araya giren birilerine sinirleniyorsanız, yemeklerinizi televizyon programını kaçırmamak için arkadaşlarınızla buluşmayı veya ailecek yapılacak işleri erteliyorsanız, pek çok programın kanalını ve başlama saatini ezbere biliyorsanız, televizyona bağlılık, hatta bağımlılığınızın olabileceğini düşünmeye başlamalısınız!

Bilim adamları yıllardır televizyonun insanlar üzerindeki etkisini araştırıyorlar. En önemli çalışmaları televizyonda izlenen şiddetin gerçek yaşamda da şiddet yanlısı olmayla ilişkisi hakkında bulguların saptandığı çalışmalar oluşturmaktadır. Son yıllarda ise televizyona  bağımlılığa olan akademik ilgide bir artış söz konusudur. İnsanlara bağımlılık tanısı konması için gerekli kriterlerin birçoğunun televizyona çok düşkün olan bireyler tarafından da gösterildiğini gözlemlemek mümkündür. Bu noktada artık televizyon bağımlılığının gerçek bir kavram olduğunu anlayabiliriz. Bazı araştırmacılara göre televizyon ile madde bağımlılığı arasındaki en sık gözlemlenen paralellik, televizyon bağımlısı insanların televizyon seyretmeyi azalttıkları ya da bıraktıklarında madde bağımlılarının madde kullanımı kesilince yaşadıkları belirtileri (yoksunluk) yaşamalarıdır. Televizyon bağımlısı olarak tanımlayabileceğimiz kişiler de televizyon izlemeyi bıraktıklarında kendilerini daha az rahatlamış hissedeceklerinden televizyonu kapatmıyorlar ve sürekli daha fazla seyretmek durumunda kalıyorlar.

Televizyon bağımlıları ile yapılan çalışmalarda saptanan ortak özellikler şu şekilde sıralanabilir; kolay sıkılma, isteksizlik hali, sinirli olma, dikkat azlığı, aile ve arkadaşlar ile beraber olmak istememe, dürtülerini kontrol etmede güçlük yaşama, spor yapmama, yemek düzeni olmaması ve şişmanlama eğilimi. Televizyon karşısında saatlerce hareketsiz oturan genellikle bir şeyler atıştıran insanlar şişmanlık, şeker ve kalp hastalığı, kireçlenme gibi sağlık sorunları ile aktif bir yaşam süren insanlara göre daha fazla karşılaşmaktadırlar. Televizyonun çocuklarda aşırı yemek yeme alışkanlığına neden olduğu da son yapılan araştırmalar ile ortaya çıkmıştır.  Not, Yeşilay arşivinden yararlandım

 



Bu Haber 1332 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI