22 Şubat 2013 Pazar
MUHAMMED SIDDIK ÖZ
Savrulan Dünyada Aile Sempozyumu (Sorunlar-İmkanlar-Çözümler)
m.siddikoz@gmail.com

Aziz okuyucular! Elimde SEKAM (Sosyal Ekonomik Araştırmalar Merkezi)'ın geçen yıl düzenlediği bir sempozyumda sunulan tebliğleri ve sonuçlarını içeren bir kitap var. “Savrulan Dünyada Aile” konulu bu sempozyumdan biz Türkiye toplumunun ve devleti idare edenlerin alacağı çok önemli dersler var. 310 sahifelik bu kitabın takdim yazısında ve sonuç bildirgesinde özetle şunlar belirtilmiştir.  “TAKDİM. Başta aile yapımız olmak üzere kültür ve medeniyetimizin tüm değerlerine saldırılar dışarıdan (genelde batıdan) seküler dünyadan gelmektedir. Millet olarak ülke olarak genelde dert yanmakta, yaşadığımız sorunlar, meseleler için hep başkalarını suçlamaktayız. Oysa asıl yapmamız gereken iş kültür ve medeniyetimizi tepkisellikten ve antitez olmaktan çıkarmak, kendi tezlerini ve projelerini üretmesini sağlamak, insanlığın gündemine kendi tezlerini sokmak, insanlığı huzura kavuşturacak çözümler sunmak olmalıdır. Bunun için sağlam, güvenilir bilgi ve belgeye ve bunlara dayanarak üretilen projelere ihtiyaç vardır. SEKAM çeşitli ilmi araştırmalar ve analizler yaparak bu görevi yerine getirmeye çalışmaktadır. Bağımsız bir yaklaşımla tespit edilen sorunlara kendi kültür ve medeniyetimizin temel değerleri esas alınarak çözümde bulunmaktadır. Çözümler kendi kültür ve  medeniyetimiz açısından elde edilmeye çalışılırken, tüm insanlığın birikiminden yararlanmak da esastır. Böylelikle günü kurtaran anlık çözümler yerine, kalıcı uzun vadeli çözümler üretebilecek ve politikalar belirlenebilecektir. O nedenle zor, meşakkatli ve bedel isteyen çözümler için halkın katkısı, fedakarlığı istenmelidir. Halkın aktif desteği olmadan siyasetin tek başına sorunları çözüme kavuşturması mümkün değildir.

SEKAM' ın yaptığı aile araştırması ile toplumsal yapı, evlilik, nikah, eşlere ilişkin tutum ve tavırlar, namus, cinsellik, boşanma, şiddet, anne-baba-çocuk ilişkisi v.b. konularda Türkiye'nin aile fotoğrafı çekilmiştir.

Ailenin özelliklerinden biri hem değişimin bir aracı olması, hem de değişime karşı en şiddetli direnen bir kurum olmasıdır. Osmanlının son yüzyılı ile Cumhuriyet dönemi aileyi dönüşüm aracı olarak görmüş ve kullanmıştır. Bu Türkiye'deki aile ile ilgili yaşanan krizin temel nedenlerinden biridir. Sempozyumun en önemli tespitlerinden biri de bu konu ile ilgilidir. Aile başlangıçta, roman ve hikayeler üzerinden dönüştürülmeye çalışılmıştır. Sonra romanın yanı sıra, medya, film, dizi, internet, turizm, moda ve müzik birer dönüşüm aracı olarak kullanılmıştır.

Türkiye'nin batılılaşma serüveni ülkeye, batı kültür ve medeniyetinin değerlerini kabul ettirmede aileyi, toplumsal değişimin bir aracı olarak kullanmasının bugün yaşanan krizde payı fazladır. Batı kültür ve medeniyet değerlerinin eğitim aracılığıyla bu ülke insanına kabul ettirilmek istenmesi; aynı kalp ve ruhla iki farklı değer sisteminin var olmasına sebebiyet vermiştir. Bu da ailenin sahip olup savunduğu kendi kültür ve medeniyetinin değerleri ile aileye dayatılan yabancı değerlerin çatışmasını ortaya çıkarmıştır. Bunun sonucu da, toplumsal şizofreni dediğimiz bir durumdur. Özellikle yetişen genç nesiller, okulla aile arasında değer çatışmasının kurbanı olmuşlardır. Bu durum daha sonra kurdukları aile yapılarında etkisini göstermiştir. Sempozyumda bu konuya özellikle dikkat çekilmiştir.

Kadının iş hayatında fıtratına (yaradılışına) uygun olmayan iş kolları ve ortamlarda çalışması doğurganlık hızının düşmesi ve neslin yaşlanması sorununu ortaya çıkarmıştır. Türkiye şu an olayın bu boyutuyla ilgili ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya olmakla beraber, tedbir alınmadığı takdirde mevcut ivme geleceğin tehlikeli olabileceğini göstermektedir. Küreselleşme adı altında estirilen rüzgarın tüm yerli değerlere (Milli Değerlere) bir saldırı boyutunda olması, toplumsallaşma yerine bireyselleşmeyi teşvik etmesi, tüketim kültürünü savunması, sabit kalıcı hiçbir değeri kabul etmeyip her şeyi haz ve tüketim kültürü üzerine  oturtması, ciddi bir tehlike olarak ülkemizdeki aile yapısını tehdit etmektedir. Hayatın maddileştirilmesi, evliliğin sadece haz ve madde üzerine inşa dilmesi ile aile bireyleri arasında birbirine tahammül azalmaktadır. Sabır olmayan bir yerde bir müddet sonra sevgi, saygı ve sadakat da azalmaktadır. Aile yapısına bizim kültür ve medeniyetimizin yüklediği kutsallık batılılaşma serüveni ile maddileştirilince; nikahın sağladığı kutsiyet anlamsızlaşmaya başlamış bu da gayri meşru çocuk sorununu beraberinde getirmektedir. Sempozyumda yapılan önemli tespitlerden biri de, Mevcut yasal mevzuatın aileyi korumaktan ziyade çözmeye katkı sağlayacağı şeklindedir. AB uyum yasaları çerçevesinde hazırlanan yasalar, toplumsal yapı ve dinamiklerle uyuşmamaktadır. Bu gerçek kanun yapıcıları tarafından göz önüne alınmamıştır. Ayrıca aileyi tahrip eden ana faktörler, içerden ziyade dışarıdadır. Mevcut yasal mevzuat aileyi sadece aile içi şiddete karşı hukuk ekseninde korumayı hedeflemiştir. Ruhundan, özünden koparılmış böylesi bir yasal mevzuatın, aileyi koruyup koruyamadığı bu güne kadar yapılan uygulama sonuçları göz önüne alınarak araştırılmalıdır…Öyleyse ailede meydana gelen çözülmeyi durdurmanın yolu, hayatın ve eğitim sisteminin kendi kültür ve medeniyetimizin değerlerine göre tanzim edilmesi, haz ve tüketim kültürüne karşı mücadele edilmesi internetin olumsuz etkilerinin giderilmesi ve başta medya olmak üzere tüm kurum ve kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin  olumlu istikamette bileşke kuvvet oluşturacak tarzda desteğinin sağlanması ve halkın sürece seyirci olarak değil icracı olarak dahil edilmesi ile mümkün olabilecektir. Prof. Dr. Burhanettin CAN-SEKAM Yönetim Kurulu Başkanı”

Kitapta bu takdimden sonra sempozyumda yine SEKAM Yön. Kur. Bşk. Prof. Dr. Burhanettin CAN'ın on üç sahifelik açılış konuşması yer almış arkasından protokol konuşmaları yapılmış, daha sonra, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü oturum yapılmış bu oturumlarda Prof. Dr.-Doç. Dr, Hukukçu, Sosyolog, Pedagog-eğitimci-yazar-yüksek mühendis aile üzerine sorunlar+imkanlar+çözümler konularında tebliğler sunmuşlardır. Bazı konu başlıkları ise şöyle tespit edilmiştir.

1.                      Türkiye'de aile yapısı ve problemler

2.                      Ailenin gidişatı, sorunları ve önlemler

3.                      Sekülerleşme bağlamında aile ve kadın

4.                      Müslüman toplumlarda aile değerleri ve çocuk

5.                      Fıtrat ekseninde ailenin yeniden inşası

6.                      Modern çağda aile-İslam'da ile

7.                      Yürürlükteki aile hukuku ve ailenin geleceği ve aile üzerine daha 13 tebliğ.

Toplam 300 sahifeyi bulan bu araştırma sonucu tebliğlerden sonra sempozyumu/konuyu özetleyen 5 sahifelik sonuç bildirgesi yayınlanmıştır.

Bu yazımızda sempozyumun yayınlanan kitabının TAKDİM yazısı ile sunulan tebliğlerin konu başlıklarını özetledik. Gelecek yazımızda ise Prof. Dr. Burhanettin CAN'ın açılış konuşması ile heyetin yazdığı sonuç bildirgesinin özetini yazmaya çalışacağız (inş). Konunun önemine binaen haftaya buluşmak üzere… Kalın sağlıcakla…..

 



Bu Haber 1144 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI