31 Ağustos 2013 Pazar
ARİF TAKICI
Bugünün İşini Yarına Bırakma
atakici52@hotmail.com

Yasamaktan maksadınız nedir: 3000 kişiye bu suali soran psikolog William Maulton Marston, insanların yüzde 94'ünün gelecek ümidiyle bu güne katlandıkları sonucuyla karşılaşarak şaşırdı. İnsanların çoğu bir şey olması; birinin ölmesini, çocuklarının büyümesini; gelecek seneyi; rüyalarında yaşattıkları seyahati yapmak fırsatını vs. beklemektedir. Geleceği beklemekte, bu arada bugünün elimizdeki biricik gerçek olduğunu anlayamamaktadırlar. Öyle ya, dün yok olmuş; yarın ise belki hiçbir zaman gelmeyecektir. Bu açıklama ile, elimizdeki biricik gerçeğin ‘Bu gün' olduğunu anlatmak istiyor sayın yazar ve düşünür. Çünkü ‘dünler geçip gitmiş; yarınlar ise belki hiçbir zaman gelmeyecektir.

 

Zaman varlıkların ömrünü, iş ve hareketlerin süresini bildiren bir ölçüdür. Bir yönü ile de zaman bütün başarı ve kazançları getirip götüren hayat sermayemizi nokta nokta dolduran bir muammadır. Kesin gerçek ise ‘zaman ayniyle hayattır.

 Büyük devlet ve fen adamı B. Franklin:' Zaman hayatın kendisidir. Hayatı seviyorsanız zamanı boşa harcamayın.

Euripides:' Hiçbir şey hayat ve onu dolduran dakikalar kadar kıymetli değildir. Diyerek zaman ile hayatı eşdeğer olarak kabul etmektedir. Ne kadar doğru…

   Asırları, yılları, ay ve haftaları getirip götüren zamanın, gerçek anlamda bize ait olan bölümü ‘bugün'den, hatta daha realist olursak Şebüsteri'nin veciz ifadesi ile şu andan başkası değildir. Öyleyse bütün gücümüzü, bütün dikkatimizi ‘Bugün' e ve bilhassa bu günleri de ilmek ilmek ele almalıyız. Zira bunu başaran kimse için üstesinden gelinemeyecek başka şey yoktur.  Evet, hayatla eşdeğer olan zamanı kazanmanın ‘Bu gün' ve ‘Şu anı' Değerlendirebilmekten başka yolu yoktur.

 

Bir batılı düşünür: Hayat gecikmeyi asla affetmez. Geçip giden her saat, her dakika, hatta her saniye bizden nice faydalı şeylerin bir kısmını da beraberinde götürmektedir. (Samuel Johnson) der.

 

Şair hillard bir hicve sinde; Şeytanın insanları avladığını tasvir eder: Şeytanın avlayacağı insanın zevkine, mizacına göre, oltasına yem takmakta çok mahir olduğunu, meretin oltasına en kolay takılanların başında tembellerin bulunduğunu, bunların çok defa oltayı yemsiz bile yuttuklarını ifade eder.

    Fakat kendilerini akıllı ve zeki zanneden ahmak için oltaya takılacak en isabetli yemin ne olabileceğini biraz düşünmekle bizler de keşfedebiliriz: Acelen ne birader, işler kaçmıyor ya?.. Yahut; arkadaş günleri torbaya mı doldurdular ,yarın olsa kıyamet mi kopar?..  Gibi beylik avuntular. 

Halbuki, şeytanı parmağında döndüren  Kemal ve İrfan sahiplerinin bu tuzağa karşı kullandıkları en tesirli ilaç: Şimdi değilse ne zaman ?.. Sonra çok geç… Belki de hiçbir zamandır…

Bu sebeple zamanı en güzel ve en verimli biçimde değendirlendirebildikleri için İslam da bu veli kişilere ( vaktin babası) denmiştir.

Bugünün işini yarına bırakma! Uyarısının hayati önemine işaret eden büyük sözlerden bir kaçını şöyle sıralayabiliriz.

İş bir kere geri kalırsa, hiçbir vakit ilerleyemez. HZ. ÖMER

 

Bu günün işini yarına bırakma. ALLEME BİRGİVİ

 

Halk: Yarın olsa da bir iş işlesem der. Bilmez ki bu gün dünkü günün yarınıdır. Bu gün ne işlemiştir ki yarın ne işleyecek.  ŞEYH MUHAMMED PARİSE

 

Kararsızlık ve gecikme başarısızlığın iki önemli sebebidir.  GALİLE

 

Bugünün işini yarına bırakma Çünkü yarın acizlerin günüdür. EBA MÜSLİM- İ HORASANA.Yeşilay arşivimden yararlandım.

 

 



Bu Haber 1063 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI