28 Eylül 2013 Pazar
ARİF TAKICI
İnaç Hayatın Kuvvetidir
atakici52@hotmail.com

Her yönü ile tam bir mücadele sahnesi olan ve dünyamızda, bilindiği gibi gerçek mutluluğun kaynağını bu mücadelelerde kazanılan başarılar, onların dayanağını da yararlı alışkanlıklar ve sağlam inançlar teşkil etmektedir.

    Terbiyeci Dr. W Pauchet: dünyada katiyen felaket yoktur. Bilhassa engeller vardır, terbiye görmüş iradeler bunları daima aşar. Diyor. 

  Bütünü ile mücadele ve savaş alanı olan dünya ve hayatın kazanılması ancak sağlam bir irade ve onun ( iradenin ) en büyük besleyicisi olan iman ile mümkündür.

  Eski Amerika Başkanlarından Eisenhower: Dini inanç (iman) insana müşkül anlarda karar verme ve karar verdikten sonra da işin sonunu, daha yüksek bir varlığa havale etme imkAnı verir. Büyük mesuliyet sahibi olan insanlar ancak Allaha inanmak sayesinde huzura erebilir ve tuttukları işlerin üstesinden gelebilirler. Der.

  Dikkat buyurun, son asırların en yetkili ilim ve irade adamları,  kendilerinden 14 asır önce Yüce Kuranın açıkladığı, insan psikolojisinin en büyük kanununu tekrarlamakta, onu sadece te'yid ve tasdik etmektedirler. Zira İslamın kutsal kitabında Cenabı Hak:

  Biz insanları güçlüklerle karşılaşması ve onları yenmesi için yarattık. Keza: Gevşemeyin, ümidinizi kaybetmeyin. İnanıyorsanız mutlaka galip gelirsiniz. Buyuruyordu.

   Evet, hayat ve dünya engellerden ve onları aşma çabalarından ibarettir. Bunları iradesini geliştirip besleyen manevi, i kuvvete iman diyoruz. Zaten, hayatın bu mücadele vasfını kaldırırsanız geriye kalan şeylerin değersizleştiğini görürsünüz. Zira her şeyin kıymet ve pahası elde edilmesi için harcanan emek ve yolunda akıtılan tere bağlıdır.  Hayata ve onun merhalelerine kıymet ve kutsiyet kazandıran şey engeller ve mücadeledir.  Büyük yazar ve düşünür. B. SHAV: Eğer yürüdüğünüz yolda hiçbir engel yoksa bilin ki o yol sizi hiçbir yere götürmüyor. Demektedir.  Zaten mutluluk da, bu engellerin aşılması sırasında ( başarılardan) elde edilen vicdan rahatlığı ruhi hazdan başka bir şey değildir.

 

İmanın yüceliğini dile getiren veciz ifadeler üzerinde durup düşünmenin büyük yararına inanıyoruz:

İmanın karşısında doğanın (tabiatın) sesi kesilir. SCHİLLER

İman hayatın kuvvetidir. TOLSTOY

İmandan mahrum olduğu müddetçe medeniyetin devamına imkAn yoktur. JOELİDGE

Dil ve ahlak bir bütünün iki parçasıdır. HEINRICHE HEINE

SONUÇ: Sınırsız diyebileceğimiz arzu ve ihtiyaçların, yaradılıştan gelen zaaflarımızın doğurduğu sıkıntılar türlü endişeler ve karamsarlıklar, hırslar, ihtiraslar, kin, garez ve korkular, şuur ve şuur altındaki tahribatlarıyla, önce ruhi sonra da bedeni rahatsızlıklarımızın değişmeyen illetini teşkil ederler.

Bu marazlardan kurtulmanın ilk şartı, ruhumuzu ve şuur altımızı bu zehirli unsurlardan keza bunların doğurduğu ruhi gerginliklerden koruyacak manevi bir sigortaya kavuşturmaktır. Şuur altındaki her türlü gölge ve karanlığı aydınlatıp oradaki güzellik ve saadet tohumlarına güç ve işlerlik kazandıracak bir ışık ve hayat kaynağına kesinlikle ihtiyaç vardır. İnsan ruhuna ve idrakine, onun maddi ve manevi hayatına sağlık ve mutluluğu en geçerli formüllerini soran bu ezeli şifa ve huzur kaynağı ise beşer hayatı boyunca ona daima arz edile gelen doğru ve köklü inançlar özlü ifadesi ile gerçek iman ve Din'dir.

Evet, beden ve ruh sağlığının, huzurlu bir hayatın ve gerçek saadetin temel şartlarından bir önemlisi de mutlaka inanmak varlık Aleminin ezeli sahibine bağlanmaktır. Not Yeşilay arşivinden yararlandım.

 



Bu Haber 1305 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : teşekkür Tarih : 8 Ekim 2013 / Pazar Üye Adı :NURTEN EROĞLU
Emeğinize sağlık. Güzel bir yazı olmuş...
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI