2 Kasım 2013 Pazar
ARİF TAKICI
Kıl sorununuz var mı?
atakici52@hotmail.com

Burnunun içersindeki ağrı Paşanın canını o denli yakar hale gelmiş ki, artık dayanılacak gibi değilmiş. Onca Hekimin muayene etmiş olmasına, çeşitli tedaviler ve görüşler ortaya koymalarına rağmen, hiç biri sorunu halledememiş.  Bir gün Paşanın özel berberini saraya çağırmışlar. Berber işini yaparken, Paşa burnunun çok acıdığından yakınmış. Berber kıl dönmesi olabileceğini, bu sorunu kendisinin halledebileceğini söyleyince'' Paşa hiddetlenmişâ€¦ O kadar hekimin baş demediği sorunu sen mi halledeceksin? Diyerek azarlamış berberi.  Fakat berber tıraş yapmaya devam ederken Paşanın bir anlık dalgınlığından istifade ederek, burun içersinde gördüğü ters kılı ani bir refleksle çekivermiş Paşanın burnundan.  Avazı çıktığı kadar bağıran Paşanın yanına koşan saray görevlileri karga tulumba sürükleyerek götürmüşler berberi Paşanın yanından. Kısa bir süre sonra rahatlayan Paşa, berberi yanına çağırtarak, ne yaptın da? Ben bu ‘'kadar rahatladım'' diye sormuş ürkekçe bekleyen berbere.  Efendim, sizin tek sorunuz kıl dönmesiydi. Kıl kökü damara baskı yaptığı için acıyordu burnunuz…  Şayet önceden haberim olsaydı, daha erken kurtarırdım sizi bu dertten, demiş.

Geçtiğimiz günlerde adam olmak konulu yazımda bazı hususlara değinmiş, yazımın sonunda adam olmayanlar aday Olmasınlar demiştim.  Şimdi de diyorum ki, burnundan kıl aldırmak istemeyen kıl herifler, yani tevazu özürlü olanlar, kendini kaf dağında görenler, kendini üstünlerden görenler, kendini ulaşılmaz addedenler, ruh kriptosunda  insana karşı sevgi ve saygıyı barındırmayanlar, lütfen aday olmasınlar!!! Şimdi bakıyorum çeşitli Partilerden birçok aday adayı, ben bu yarışta varım diyerek ilgili partilere baş vuruyorlar… Birçoğu da önümüzdeki günlerde ortaya çıkacaklar. İyi güzel de, seçildikten sonra sivil toplum örgütlerine bile kendini ulaşılmaz edeceksen oraya aday olma kardeşim! Allah'ını sever sen aday olma!   Kıl sorununuz var mı? Öyleyse lütfen aday olmayın . 

Hazreti Ömer'in oğlu Abdullah'a, baban çarşıda çuval taşıyor diye haber verdiler. Abdullah bir koşu gitti ve babasını bularak sordu. Baba senin yardımcın yok mu, biz yok muyuz, koskoca Halife çuval taşır mı? Hazreti Ömer'in verdiği cevap bizim seçilmişlerin ve seçileceklerin kulaklarına küpe olacak niteliktedir… Oğlum dedi Hazreti Ömer, biraz kendimi kibirleşmiş gibi hissetimde, nefsime ceza vermek için bu yükleri taşıyorum.  Bizim etkililerimizin keklilerimizin ruhları nefislerinin girdabında Türbülans oluyor da,  hiç ey nefsim ahanda sana ceza deyüp, uslanmayan nefislerine gard alıyorlar mı? Almazlar… Çünkü nefisler bedenin tüm kimyasını öyle işgal etmişte sarmalına almış ki, adam nereden geldiğini bile unutuyor. 

İnanın, şu birçok Belediye Başkanının övünerek anlatıp durduğu taş dizme, park düzenlemesi, değişik fen çalışmalarını, o Belediye Başkanları hiç olmasa da, Belediye deki Müdürleri yönlendirecek bir atanmış becerikli Genel Müdür fevkalade başarabilir.  Adam kaç yılını Başkanlıkta geçirmiş, birkaç park düzenlemesini icraat diye anlatıyor. 

Hakan Kormaz'ın da daha önce köşesinde haklı olarak ifade ettiği gibi, şu parke taşla yol yapma işini bırakmanın vakti çoktan geldi de geçti.  Büyük İlçeler de asfalt yol yapımına geçmek lazım artık. 

Önümüzdeki seçim takviminde bir Yeşilaycı olarak adaylardan bazı sosyal projeleri gündemlerine almalarını ve seçildikleri takdire de hayata geçirmelerini köşemden istiyorum, daha sonra yüzlerine karşı bilakis kendilerinden de isteyeceğim.

SOSYAL PROJELER VE GENÇLİK:   Bir Belediye Başkanından Ünye Yeşilay Temsilcisi olarak okullara gittiğimde dağıttığım broşürlerden biraz bastırarak Yeşilay çalışmalarıma destek vermesini isledim. 

Başkanın cevabı.     Biz Belediye olarak tasarruf tedbirleri uyguluyoruz… Sen Kaymakam Beyin yanına git. Tabi Başkanın yanında birileri olduğu ve kendisi Şehrin en emin kişisi sayıldığı  ve benim aile terbiyem de boğazımın dokuz boğumundan geçirdiğim layık olduğu lafı orada söylememe müsaade etmediği için, çıktım oradan… Değişik vesilelerle kendisine yaptığı hatayı daha sonra aktardım.

Şimdi… Değerli Belediye Başkanları ve de değerli adaylar: Gençlik elden gidiyor. Siz gençlik için yeterli derecede yatırım yapmıyor, gençlik için projeler üretmiyorsunuz. Meydanlarda adına festival dediğiniz ki ( bana göre değil) kalabalıkların önünde bir pey bilek yaparak gerdan kıran insanlara milyarlar akıtıyorsunuz… Yirmi yıldır okul okul gezerek gençliğe bağımlılığın tuzaklarını anlatan ben, iki broşür bastırmanı isteyince tasarruf tedbirlerinden bahsediyorsunuz. Bana kalsa ben bir çoğunuzu Muhtar bile yapmam ya…Ne diyeyim???

SONUÇ OLARAK: Değerli aday arkadaşlarım. Merkezinde insanın ruhuna katma değer katmayacak şekilde yapılan hiçbir fiziki çalışma huzuru tesis etmez. Bir iki takıma ödül vermeniz, birkaç eğlence düzenlemeniz gençliğin önüne hedefler koyduğunuz ve onları makul hedeflere kanalize ettiğiniz anlamına gelmez, yeterli olmaz. Hedefleriniz büyük olsun. Projelerinizin içersinde mutlaka gençliğe önem verin. Mahallelerde sosyal alanlar yaratın. Sosyal aktiviteleri sivil inisiyatif grupları ve Mutlaka Muhtarlarımızla işbirliği yaparak geniş bir parametre de hayata geçirin. Gençler için parlak fikirler ortaya koyun. Sevgili gençler, bu seçimde sizin oy oranınız yüksek… Sizde bakın, kim gençlik için daha parlak projeler ortaya koyuyorsa onları değerlendirin, oy kullanırken iradenizi bilinçli kullanın.

    

 

 

 



Bu Haber 1196 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : İşte Bu Tarih : 7 Kasım 2013 / Pazar Üye Adı :İBRAHİM KAYA
Arif Ağbi. Çok güzel ifade etmişsin. Ünye ve gençler elden gitmesin. Eski fotoğraflardaki Ünye mi , yeni Ünye mi daha güzel? Başkanlık yöneticilik yapanlar düşünsün.Av.İbrahim KAYA
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI