29 Kasım 2013 Pazar
ARİF TAKICI
Oturmak
atakici52@hotmail.om

Sanayi sitesi Başkanlığı yaptığım dönemde Orman Müdürlüğünden bir miktar ladin çamı alarak yeşil alanlara diktirmiştim. Fakat aradan birkaç yıl geçmesine rağmen fidanların hiç büyümediğini görünce, durumu anlamak için siteye işin uzmanını davet ederek ne olduğunu anlamak istedim.

Çam fidanını gören uzmanın ilk lafı, ‘bunlar oturmuş' oldu. Bunun ne anlama geldiğini sormam karşısında ise cevabı şöyle oldu: Bu fidanlar toprağı benimsemedikleri için boy atmıyorlar… Biz bu duruma teknik olarak oturmak diyoruz.

Ben bu yazımda bu oturma zaviyesinden bakarak bazı saptamalar yapmak istiyorum.

Oturaklı adam… O oturmayı kalkmayı bilir… Çok nezaketsiz oturma şekli var… Büyüklerin yanında nasıl oturuyorsun sen öyle!  Hiç çalışmaz, işi gücü oturmak.  Bu hava almayan mahallelerde oturulur mu?

Yani oturmak için birçok deyim ve yorum üretebiliriz. Ancak ben bu yazımda tüm bunların dışında, zihni oturmaktan bahsetmek istiyorum.

Uzmanın bahsettiği oturan ladin fidanının yerine başka çam diker sorunu bir şekilde halledersininiz.  Ünye'mizdeki gibi çarpık yapılaşmayı kentsel dönüşümle bir şekilde halledersiniz… Ancak zihni oturmayı halletmek o kadar kolay mı sanıyorsunuz?

Bireyin, ya da toplumum zihni oturduğu ve bu durum yüksek orana ulaştığı zaman bunun telafisi öyle oturan ladin fidanını söküp yerine başkasını dikmek kadar kolay hallolmuyor.

İşte meselenin bam teli tam da burası… Mesela bir Yunus'un ya da Mevlana'nın yaşadığı zamanlarda felsefi ve sosyolojik düşünebilme katsayısı şimdikinden fazlaydı. Şimdi her ne kadar buluşlara ve üretkenliğe endeksli akıl kullanma katsayısı fazla ise de, felsefi analiz yapma yetisi oturmuş,  yani dibe vurmuş görülüyor.   

İşte bu zihni oturuş sebebiyle tahlil yapma, sosyolojik hadiseleri yorumlama ve çözümleme yetimiz dibe vurduğu için, hayat kavramına dair birçok sosyolojik meselelerde çok hatalar yapıyoruz… Sonra da bunun cevabını bulmak kopyala yapıştır kadar kolay olmadığı ve cevabı genellikle bize hayat verdiği için, meseleyi ruh katmanımızda da rehabilite edemiyor ve olayın sorumluluğunu kadere yükleyip geçici bir rahatlamayı tercih ederek kendimizi beyhude avutuyoruz. Ama tozu halının altına koymakla bir şeyin çözülmediğini yine hayat bir süre sonra bize gösterdiğinde  ise melenin ceremesini tekrar kadere yüklemenin anlamsızlığı karşısında, en azından geçici bir günah keçisi bularak yalancı bir rahatlama sağlamaya çalışıyoruz!!!

Şayet düşünme yetimiz dibe vurmamış oldaydı, hiçbir şey yapmadığı halde bir muhtar 15 sene bir mahallede muhtar olarak kalabilir miydi?

Şayet tahlil yapma yetimiz dumura uğramasaydı, Filanca Belediye Başkanı bir alan, park ve parke taş yollarla övünmeye utanmaz mıydı?

Şayet zihni oturuş özürlü olmasaydık, aynı azalar kendileriyle on yıl boyunca hiç toplantı yapmayan muhtarla bir seçime daha gitmekten hicap duymazlar mıydı? 

Şayet zihni oturma özürlü olmasaydık, belediye ve İl genel meclislerinde, hatta TBMM'sinde halkın yetki verdiklerinden birçoğu, yıllarca silik kişilikleri ile etliye sütlüye dokunmadan parmakçılık yaparlar mıydı?

Nasılsanız öyle yönetilirsiniz!!!

Siz şayet kararlarınızı verirken meseleleri aklın süzgecinden geçirip filtre edemezsiniz, o zaman filozof gibi konuşuyorum edasında akıllı taklidi yapar, havanda su döverek birilerini översiniz… Sonra da o kafayla utanmadan övdüklerinize söversiniz! 

Dedim ya… oturup küsen çamı söker yenisini dikersiniz de,  oturan kafaları ne edeceğiz?

Geçenlerde bir arkadaşımla sohbet ederken, arkadaşım Ünye'de eskiden çok katır ve eşek olduğunu, şimdi ise pek kalmadığını söyledi.  İtiraz ettim arkadaşıma. Şimdi eskisinden daha çok eşek var, hem de şehir içerisinde dedim. Şaşırdı, hani nerede dedi. O esnada meydanda çimenlerden geçen birini gösterdim. Bak dedim, bunların geçtiği yerlerde ot büyümüyor… İşte bu yollar eşek yolu. Şehrin bütün parklarında bu eşeklerin geçtiği eşek yoları nasılda belli oluyor bak. 

Kentsel Dönüşüm Uzmanı Belediye Başkan aday adayı Sayın Levent Akçay Kentsel Dönüşüm yapacağım diyor, sanırım bunu zihinsel dönüşümle birlikte yapmayı düşünüyordur. 



Bu Haber 1194 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI