1 Ekim 2009 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Başbakan'ın festivale bakışını ve iptal gerekçesini çok yadırgadım...
musakiroglu@mynet.com

29 Mart Seçimleri'nin hemen akabinde Başbakan'ın Belediye Başkanları'na yaptığı konuşmasında;

 

"Arkadaşlar, şu lüzumsuz, gereksiz, yok festivaller, yok şölenler, yok bilmem neler. Bunlardan artık kesinlikle vazgeçmeliyiz, vazgeçmelisiniz. Oralara yapılacak harcamaları gelin o bölgede fukaraya, garip gurebaya veya hizmete dönüştürelim. O çok daha hayırlı olacaktır. " demişti.

 

Başbakan'ın bu açıklaması üzerine Ünye Festivali de iptal edildi. Belediye Başkanı festivalin yapılmayacağını söyledi.

 

Ancak ben Başbakan'ın festivallere bakış ve anlayışını, dolayısıyla bu anlayıştan hareketle festivalleri yasaklamasını iki noktadan hareketle yadırgadım.

 

Birincisi;

 

Başbakan konuyla ilgili o konuşmasında diyor ki; “…şu lüzumsuz festivaller…”

 

Soruyorum, lüzumsuz olan festival mi, yoksa festival adına yapılan curcuna mı?

 

İkincisi;

 

Festival için yapılacak harcamalara dikkat çeken Başbakan Belediye Başkanlarına şunu tavsiye ediyor; “Oralara yapılacak harcamaları gelin o bölgede fukaraya, garip gurebaya veya hizmete dönüştürelim. O çok daha hayırlı olacaktır.”

 

Soruyorum, Başbakanın karşı olduğu harcama hangisi? Her türlü festival için yapılan harcama mı? Yoksa böyle, festival kılığı giydirilmiş, anlamından uzak ne idüğü belirsiz gürültüye yapılan harcama mı?

 

Başbakan'ın sapla samanı bir araya koyup, yanlış festival ile doğru festivali ayırmayıp, festivallerin hepsi için gereksiz, yapılan harcamayı yanlış bulmasını çok yadırgadım doğrusu. Bu yasaklama kararını kültür adına, sanat adına yapılan ulusal, ya da uluslar arası üne ulaşmış festivallere karşı haksızlık olarak değerlendiriyorum.

 

Keşki Başbakan doğru festivalle, yanlış festival birbirinden ayırıp, belediye başkanlarına “Yaptığınız festivalleri gözden geçirin. Kültür ve sanat ağırlıklı olmasına özen gösterin. Öyle sanatçıydı, konserdi bu işlere kapılıp, festival anlamından uzak işlere olmadık paralar harcamayın” demiş olsaydı.

Başbakan şu mezuniyet balosu ve kep fırlatma işini de bir yasaklasa ya…

 

Geçen de bizim evin önünde şakayla karışık bir kavga vardı. Bir grup genç üzerlerinde yargıç cüppesine benzeyen giysileriyle birbirini eteklerini tutmuş, sağa sola çekiştiriyor, ellerindeki keplerini diğerlerine kaptırmamaya çalışıyorlardı.

 

Bildiğim halde, üzerlerindekinin ne olduğunu sordum onlara. Mezuniyet balosu için kıyafet olduğunu söylediler.

 

Kaç paraya aldıklarını sordum, 50'den 100'e değişik rakamlara aldıklarını ifade ettiler. 

 

Şimdi Başbakan'dan asıl bunu, bu mezuniyet balosu ve kep fırlatma gibi bizimle, bizim çocuklarımızla, geleneğimizle, göreneğimizle hiç alakası olmayan, uydurma, çakma bir töreni yasaklamasını istirham ediyorum. Çünkü bu işin hiç doğrusu yok, anlamı sakat, yapılan masrafta baştan sona israf.

 

Tabi buradan, Başbakan'a bu istirhamımı duyurmam imkansız, biliyorum. Ancak bir olur ya bir Allah kuluna denk gelir de, bu yazımı okur, Başbakan'a iletirse, bilsin ki çok büyük bir iş yapmış olur.



Bu Haber 1793 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI