1 Ekim 2009 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Fındık yok, meyve yok, dutlar olmadan dibine dökülüyor...
musakiroglu@mynet.com

Bereketsiz bir yıl geçiriyoruz. Küresel kriz sadece paraya değil, her şeye vurdu sanki. Bakın, kriz öyle birilerinin dediği gibi teğet falan geçmedi. Öyle diyen de buna inanmıyor aslında… Bakma sen siyasetçiye… Hangisi işine geldiği gibi kelamlarda bulunmuyor ki… 

 

Ancak enteresandır, kriz sanki bağa bahçeye, fındığa meyveye de vurdu. Fındık yok, bu sene zahmetini, masrafını kurtarmaz, içine verir. Ağaçlarda meyve de çok az. Yerli erik, kiraz, elma, armut, taflan ağaçları bomboşâ€¦ Şu anda dut mevsimi, ağaçlar da dut iyi görünüyor, ancak büyük kısmı daha kızarmadan dibine dökülüyor.

 

Dedim ya bereketsiz bir yıl geçiriyoruz. Önceki yıllardan zaten yaralı gelen üretici, bu sene bırak yarasını sarmayı, daha da azdıracağa benziyor.

 

Dün bir esnaf arkadaşa uğradım. İçerisi konfeksiyon eşyasıyla dopdolu bir dükkAnı var. Yemin etti, geçtiğimiz Çarşamba gününden beri 5 gün boyunca dükkAnını siftahsız kapatmış.

 

Dedi ki, “Bu memleketin en garibanları işçilerle, memurlardı. Ama şu anda en rahat olanlar onlar. Şu koskoca mağazanın sahibi ben, oğlumu asgari ücretle işe yerleştirdim diye göbek atıyorum. Var mı böyle bir şey…”

 

Geçen hafta da Fatsa'da kasaplık yapan biriyle tanışmıştım ta o anlatmıştı. Demişti ki; “Ben 30 yıllık kasabım, ilk 15 yıl sattığım etten ettiğim kArla 6 daireli evimi yaptırdım. Ayrıca kirada oturduğum iki gözlü dükkAnı satın aldım. Onu takip eden 10 yıl boyunca ise, yerimde saydım, bir şey alıp yatırım yapamadım. Sonraki beş yıl ise, cepten yemeye başladım. Geçinebilmek, çocuklarımı okutabilmek için önce dairelerimden ikisini, dükkAnımdan birini sattım. Sonra Bağkur'a borcumu ödeyip emekli olmak için bir daire daha sattım. Dükkanımı kapattım, artık kasaplık yapmıyorum. Eridim, tükendim resmen. Şimdi Bağkur maaşı, dükkan kirası ve iki daireden aldığım kirayla bir bütçe yaptım, götürmeye çalışıyorum. Ama boşlukta sallanıyor gibiyim, her an düşebilirim diye uykularım kaçıyor.”

 

Dedim ya fındık yok. Yıl bereketsiz geçiyor. Kriz kAbusu artarak sürüyor. Allah sonumuzu hayırlı etsin.

 

Hasan Şimşek krizde sanki şimşek çaktırdı…

 

 

Ünye'nin yetiştirdiği en enteresan işadamı kim diye sorsalar, hiç duraksamadan Hasan Şimşek derim.

Nasıl enteresan olmasın, kriz almış başını gidiyor, insanlar beş kuruşunu bile elinde tutup, bir sonraki güne saklamaya çalışıyor. İşadamları bırak yatırımı, mevcutların hacmini daraltmaya, üretimlerini kısmaya başlamış durumdalar.

 

Hasan Şimşek ise, tutuyor yüzlerce milyarı tarihi bir binanın restorasyonuna harcıyor, butik otel olarak işletmeye açıyor.

 

Başka kaç kişi var bu cesareti gösterebilen Ünye'de? Geç Ünye'yi, Türkiye'de kaç kişi bulabilirsin…

 

Hasan Şimşek'i enteresan yapan işte bu...

 

Otelini açtı, hizmete soktu. Bütün kalbimle beklediği müşteri potansiyelini yakalamasını, kazanmasını temenni ediyorum.

 

Bir de teşekkür ediyorum kendisine Ünye'nin tarihinden bir ize can verdiği, ileriye, bundan sonraki nesillere taşıdığı, bir tarih ve kültürü yok olmaktan kurtardığı için.



Bu Haber 1721 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI