22 Şubat 2014 Pazar
ARİF TAKICI
Hep gençlerimiz deriz de!
atakici52@hotmail.com

Gençlerimiz için çok söylemlerde bulunur, en küçük müessese olan aileden en büyük müesses olan devletimizin üst yönetimine kadar onları en iyi bir şekilde yetiştirmeye çalıştığımızı düşünürüz.  Onlara göz bebeğimiz, geleceğimiz deriz.  Onlara her şeyi iyi öğretme metodu diye uyguladığımız eğitim müfredatımızla ise bilgi hamalı yaparız da… Ama ne hikmetse binlerce mezun vermemize rağmen, yine de iş adamlarımız kaliteli eleman bulmaktan yakınırlar. İngilizce öğrenimini ilkokullara kadar indiririz de, her nedense çocuklarımız, hatta üniversite bitirmiş olanlarımız bile meramını anlatacak İngilizceyi bir türlü konuşamazlar. Onlar bizim için çok önemlidir de, her nedense bu önemin maiyetini pek kavrayamayız.

Yabancı dil eğitimi:  Gençliğimde birkaç yıl Arabistan' da kalmıştım. Orada tahsilli Arap gençlerinin mükemmel akıcı İngilizce konuştuğuna, Oysa bizim oradaki Türk mühendislerinin bile İngilizce meramını anlatmaktan aciz kaldığına şahit oldum.  Şu anda Ünye'de kaç tane üniversite mezunu çeviri yapacak yada sohbet edecek kadar yabancı dil konuşabilir? Hayır… Biz ülkemizdeki eğitim sistemimizin içersinde yabancı dil öğretemiyoruz. Üstelik ne garabettir ki, bunu yılardır bilmemize rağmen bir çözüm üretemiyoruz. Peki, çözüm çok mu zor? Hayır!  Çözüm için çok harcamalar mı yapmak gerekiyor ve bu harcamalar maliyeyi zorlayacak maiyette mi? Hayır!  Peki, keşfedemediğimiz ve olması gerekenler için ne yapacağımızı bilemeyeceğimiz olgular mı var?   Yine hayır!   O zaman neden beceremiyoruz biz bu işi?  Beceremiyoruz, çünkü Milli dediğimiz Eğitim sistemimiz millilik arz eden ve olması gereken,  tüm hükümetlerin değiştirmeden devam edeceği kalıcı kavram, düzey ve olgulardan uzak.  Atatürk'ün gençliğe hitabesinden bu yana hep gençlik için en iyi nutukları atar ve gençlik bayramlarını görkemli törenlerle kutlarız da, yaz boz tahtasına çevirdiğimiz eğitim sistemimizle gençlerimizin kafalarının karışması ve ayrıca bu yüzden sürekli stresle baş etmek zorunda olmalarına bir türlü son veremeyiz.  Gençleri için bu kadar nutuk atan, onlara iki tane bayramı(çocuk ve gençlik bayramı) hediye eden, buna rağmen eğitimini bir sisteme oturtturamayan ve gençlerine yaban dil bile öğretemeyen kaç tane ülke kaldı acaba dünya da? Bilmiyorum, belki Kuzey Kore ya da Papua Yeni Gine kalmış olabilir!!  

Çözüm:  Atma yazar, çözümün ne diyebilirsiniz…?  Ben bir eğitimci değilim.  Bu bakımdan buradan bol keseden atıp ahkam kesmek istemem.  Ama yine de affınıza sığınarak acizane birkaç kelam etmek isterim. 

Nasıl kalıcı ve süreklilik arz eden Mili eğitim modeli ve politikası uygulanacağını en iyisi bu işin mutfağında ki, yani sahada ki öğretmenlerimizle, eğitimcilerimizle konuşmak, müzakere etmek lazım.  Yeniden bir şeyleri keşfedecek bir durum yok… Bunu başarabilen yığınla ülke var dünya'da. Bu ülkeler nasıl başarmışlar bakarsınız, tüm partiler bir konsensüs sağlar gerekli yasal düzenlemeyi yaparsınız, bu işin mutfağındaki eğitimcilerimizle konuşursunuz,  bir maliyet hesabı yapar eğitim bütçesine koyarsınız, uzman kadronuzu kurarsınız, toplumun hazırlanması için medyadan destek istersiniz… Sonrada bu denklemde gönül rahatlığıyla milli diyebileceğiniz, toplumun tüm katmanları tarafından desteklenmiş olan bir eğitim ve yabancı dil reformunu dünya gerçekleriyle buluşturursunuz… Gelen giden Hükümetlerde yazboz tahtası yapmaz, tam olarak milli olduğu kabul edilen eğitime dokunmazlar… İşte, o kadar!

Yabancı dili nasıl öğreteceğiz:   Ünye de yıllardan bu yana yabancı dil eğitimi veren Ünlem Dershanesi var… Önemli bir boşluğu doldurmuşlardır.  Ancak bu işi çok profesyonelce yapan bir kurumdan daha bahsetmek isterim size:  TEOL…  Yabancı dil öğrenme merkezi:   Fatsa'da ve Ordu'da takriben 15 dilde Türk ve yabancı öğretmenler nezdinde oldukça profesyonel bir düzeyde eğitim veren ve son derece disiplinli çalışan, öğrenme garantisi veren bu kurumu kutluyorum. İşte size örnek… İstenince oluyor.

   



Bu Haber 883 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI