29 Mart 2014 Pazar
ARİF TAKICI
Bağımlılığı Önleyici Aile Yaklaşımları
atakici52@hotmail.om

Ailenin uygun tutum ve davranışlarıyla çocuğun ruhsal ve davranışsal gelişimi sağlıklı yapılandırılabilir.

Aile toplumun en küçük kurumudur. İnsanlar aile birliği içinde, çocuklarından başlayarak yaşlılık dönemlerine kadar fiziksel ve ruhsal açıdan çeşitli aşamalardan geçerler. Bizler toplumsal hayatımızda ilişki içinde olduğumuz kişileri tanımalı, sosyo-ekonomik ve kültürel özelliklerini bilmeli, duygu, düşünce ve davranışlarda meydana gelen değişimi izleyebilmeliyiz. Bu nedenle de gerek bireyin meydana gelen davranışlarının değerlendirilmesinde, gerekse toplumsal yapının analizinde insan faktörü önemli bir değişken olarak karşımıza çıkmaktadır. Çocuk, korunmaya, ilgiye ve sevgiye muhtaç bir varlıktır. Ailenin uygun tutum ve davranışlarıyla çocuğun ruhsal ve davranışsal gelişimi sağlıklı yapılandırılabilir. Ancak ebeveynler çocuklarına yeterli düzeyde ilgi ve sevgi göstermez, kişilik gelişiminde uygun rol model olmaz ise,  çocuk uyum sorunu yaşar, davranışsal ve sosyal sorunlarla karşı karşıya kalır.

 

Kişilik Gelişiminde Ailenin Rolü

Birey, çocukluk döneminden itibaren çevresinde yaşayan insanların davranış ve tutumlarını taklit eder. Bu taklit önce anne ve baba imajı ile başlar. Kişilik de zaten doğrudan doğruya anne-babanın çocuğu ile karşılıklı kurduğu ilişkiden doğmaktadır. Aynı zamanda kişilik, çocukla, çocuğun içinde yaşadığı toplumla sıkı ilişkilerinden, çok kuvvetli duygusallıklardan oluşmakta, çocuk ile çevre arasındaki ilişkinin, diyaloğun ve etkileşiminin sonucu olarak değerlendirilmektedir. Bir çocuğa ana babası nasıl davranırsa, çocuk da diğer kişilere karşı öyle davranır. Çocuğun karakterinin ve kişiliğinin oluşum sürecinde anne-babanın sevgisi ve disiplini oldukça önemlidir.

Çocuğun karakteri, çoğu kez ana babasının verdiği davranış özelliklerini yansıtır. Karakterinin oluşum aşamasında izlenilmesi gereken en önemli yol, çocuğa ahlaki davranışlarının nedenlerini açıklamak, çocuğun kendi kararlarını vermesini ve onları akıllıca nasıl eleştirebileceklerini öğretmektir. Sağlam duygusal temeller üzerine kurulan kişiliklerde ki çocuklar, hayatın beraberinde getirdiği sorunlarla baş etmeye hazırlanmış demektir. Kişilik zamanla olgunlaşır.

Ailenin sosyo-ekonomik düzeyi, kültürel durumu, arkadaş ve okul çevresi çocuğun kişiliğinin oluşumunda önemli rol oynar. Çocuğun fiziki, zihinsel ve duygusal yapısı zamanla gelişir. Önceleri duygu ve heyecanlarını denetleyemeyen çocuk büyüdükçe duygu ve heyecanlarını nasıl denetleyeceğini öğrenir. Ailenin sosyo-ekonomik düzeyi, kültürel durumu, arkadaş ve okul çevresi çocuğun kişiliğinin oluşumunda önemli rol oynar. Kendine ve çevresine güvenen çocuklar, yaşam başarısı yüksek olmaya aday çocuklardır. Çocuk büyüdükçe, anne babasından ayrı bir varlık, farklı bir kişi olduğunu hisseder. Bir başkasına benzemeye çalışabilir, rol modelleri vardır. Çocuk, bütün enerjisini örnek-model objelerine yöneltirse, kişiliği güçlü, ilkeli, bilge ve örnek bir insan modelini benimser ve özdeşleşerek bir bağ kurabilirse kendilerine olan güvenleri de artar, kişilikleri de gelişir.

 

Bağımlılığa Neden Olan Aile Yaklaşımları

Aile ortamında istismara maruz kalarak, ihmal ve şiddet içerisinde yetiştirilen çocuk, psiko-sosyal gelişim evrelerinde duygusal, sosyal, kişilik gelişimi açısından uyum ve davranış sorunları gösterir, madde bağımlılığına yönelir.

Ebeveynler, çocuklarının farklılık çabalarını, kimlik arayışlarını korkuyla, endişeyle karşılayabilir ve kendi olumsuz duygularını çocuklarına baskı olarak yansıtabilirler. Ebeveynler bu şekilde çocuğuna sürekli müdahale ederek çocuğun kendini gerçekleştirme ve tanıma çabasını da zorlaştırmaktadırlar. Müdahaleci tutumlarıyla da çocukta etkili bir stres faktörü olmamalıdırlar. Not: Yeşilay arşivimden yararlandım.

 

 



Bu Haber 885 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI