30 Mayıs 2014 Pazar
ARİF TAKICI
Değerler Eğitimi
atakici52@hotmail.com

Dünyada iki türlü değer eğitimi var. Birine değer eğitimi, diğerine değerler eğitimi deniyor. Değerler

Eğitimi terimini biz daha çok yetişkinler için kullanıyoruz ve insanların kendi değerlerinin farkına varmalarını kast ediyoruz. Buna değer açıklama yaklaşımı diyorlar. Bunlar daha çok yetişkinlerde oluyor,  çünkü onların kendilerinin bir değer edindiklerini düşünüyoruz ve onların farkına varmalarını istiyoruz. Çünkü insanlar bir takım değerlere sahip oldukları halde bunun farkına varmayabiliyorlar. Değer eğitimi dediğimiz eğitim ise  düşünüldüğü gibi, gerek ailenin gerekse toplumun ve Türkiye Cumhuriyeti eğitim sisteminin çocuklara kazandırmak istediği bir takım değerlerin kazandırılması için verilen çabalardır.

 

Peki, değer eğitimi neleri kapsamaktadır?

Daha çok iki türlü değerden bahsederiz. Bir; kimsenin karşı çıkamayacağı bir takım evrensel değerler vardır; çalışkanlık, dürüstlük, yardımseverlik, adaletli olma gibi. Bir de özel değerler vardır ve bu toplumsal olarak daha çok benimsenir; yardımlaşma, insanların birbirlerine saygı göstermeleri gibi. Toplumların bazı genel olarak kabul gördüğü değerlerin şahıs olarak kabullenip kabullenememesi kararsızlığından dolayı uzun süre toplumumuzda da değerler eğitiminden uzak kalındı.

  

Halbuki hepimiz saygı, dürüstlük, yardımseverlik konusunda hemfikiriz. Hepimiz bayrağımıza, İstiklal Marşı'na saygı konusunda uzlaşabiliriz aslında. Karşı karşıya kaldığımız soru ise değerin kaynağının ne olduğu ile alakalı oluyor. Değerin kendisinden yana bir uzlaşıdan ziyade kaynağında bir uzlaşı bazen sağlanamıyor. Bu kaynak insan hakları evrensel beyannamesi mi, dini değerler mi, ekonomik değerler mi, bunlar tartışma oluşturuyor. Netameli bir konudur bu ve tartışma da doğaldır.

 

Herkesin farklı değerlere sahip olması doğaldır. Sorunumuz uzlaşı sağlayıp sağlayamama… İşte bunlar da değer eğitimine biraz geç girmemize yol açmıştır

  

Milli Eğitim Bakanlığı, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri vasıtasıyla şöyle bir uygulama yapılıyor; her ay ilgili okula bir tane değer ismi veriyor ve okulun bununla ilgili etkinlik yapmasını istiyor. Okullar da kendilerine göre o değerleri canlandırmaya çalışıyorlar. Bu değerin rehber öğretmen, öğrenci aracılığıyla ailenin de desteği alınarak yapılması gerekiyor, aileye de öğretilmesi gerekiyor. Yani anne babanın rol model olduğu onlara tekrar tekrar hatırlatılmalıdır. Siz okulda dürüstlüğü ne kadar anlatmaya çalışırsanız çalışın eğer anne, baba, kardeşler evde dürüst olmuyorsa, bu yaptığınız eğitimin kalıcı olduğunu söylemek pek mümkün değil. Aile desteği şu andaki değer eğitiminde bir eksikliktir.

   

Eskiden insanlar sosyal beceri konusunda bu kadar sorun yaşamıyorlardı. Teknolojik gelişmeler insanı bu hale getiriyor. Eskiden insanlar birbirleriyle etkileşim kurarlardı. Hatta bir yazar şöyle bir şey söylemişti: ‘Eskiden biz çocuklarımızla Kızılay'a giderdik, çocuklar başkalarını görürdü, şimdi alışveriş merkezine gidiyoruz, mankenleri görüyorlar'. Artık insanlar birbirleriyle etkileşime girmekten korkuyorlar. Çocuğunu alıp alışveriş merkezine götürüyor, orada oyununu oynatıp, çocuğu başkalarıyla etkileşimde bulunma ihtiyacı bile duymadan eve getiriyor. Sosyal beceri eğitimi hayat içinde karşılanması gereken bir şey. Yakın zamana gelinceye kadar sosyal beceri eğitimi, becerisi eksik olan, ihtiyaç duyulan özel kişilere verilmekteydi. Ama şimdi herkese verilmesi gereken bir eğitim oldu. Çünkü çocuklarımız gündelik hayatlarında artık bunları kazanamıyorlar. Bu eğitimi vermenin en pratik yolu da çocuğu olabildiğince çok çeşitli ortamlara sokmaktır. Haklı yönlerimiz olabilir çocuğu dışarı çıkarmamak için ama bu durum, bunu yapmanıza engel olamaz. Çocuk okulda başarılı olsun diye onun yine sosyal faaliyetlere katılmasına engel oluyoruz, sonra sosyal beceri niye eksik, biz ne yaptık ki çocuğumuz böyle oldu diyoruz. Denetimli bir şekilde olabildiğince farklı ortamlara soksak çocuklarımızı, farklı kişilerle etkileşim bulunmalarını sağlasak çok daha yararlı olacaktır.



Bu Haber 890 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI