26 Temmuz 2014 Pazar
ARİF TAKICI
Paylaşmak
atakici52@hotmail.com

Bir bayrama daha kavuşmanın heyecanıyla çarparken kalplerimiz, yüreklerimizin derinliklerinde milyonlarca insanın çektiği ıstırabı hissetmemek mümkün mü? 

Yeryüzünde yaşayan 7 milyar insanın 850 milyonu kronik açlıkla yaşarken bir bayrama daha giriyoruz.

Filistin de sivil insanların üzerine orantısız güç kullanılarak yağdırılan binlerce ton bombanın sebep olduğu tahribat ve ıstırapla bir bayrama daha giriyoruz.

Suriye'de taraftarlarınca desteklenen zalim Esat'ın kendi vatandaşlarının üzerine attığı bombalarla ölen insanların ailelerinin ağıtlarıyla ve Ülkeden kaçan binlerce insanın mülteci hayatıyla yaşama mücadelesi verdiği bir zaman dilimiyle bir bayrama daha giriyoruz.

Çin'in,  Uygur bölgesinde Müslümanlara uyguladığı asimilasyon   ve oruç yasağı ile bir bayrama daha giriyoruz.

Irak'ta Orta Doğu üzerinde hesap yapanların uyguladığı oyunlar ve o oyunların figüranlarının şiddet dalgalarının yol açtığı ölümlerin, o şiddet dalgalarının yol açtığı göçlerin ıstırabı içersinde bir bayrama daha giriyoruz

Yani anlayacağınız, İslam coğrafyasında küresel aktörlerin uyguladığı acımasızca planların uzantısı olarak ıstırap ve gözyaşları dinmemekte,  dolayısıyla milyonlarca insan,  ( bilhassa Müslümanlar) kan ve gözyaşları içersinde bir bayrama daha kavuşmaktadır.

Cumhurbaşkanı adaylarından biri, biz Filistin meselesine fazla müdahaleci olmamalıyız mealinde konuşmakta beis görmeyerek şaşırtıcı bir profil izleyebilmektedir.

Tabi ki dış politikada alınacak pozisyonlar bir Ülkenin kurumsal kimliğinin gereğine göre belirlenir. Ancak, bir imparatorluk mirası üzerinde varlığını sürdüren bir Ülke, ona buna karışmayalım rahatlığı içersinde olamaz, etliye sütlüye karışmıyorum, ben kendi ülkemin meselelerine bakarım, her koyun kendi bacağından asılır diyemez.

Ne diyelim ki, bizim, Cezayir'in yıllarca Fransa'ya karşı verdiği bağımsızlık savaşının neticesi olarak Devlet ilan etmesinin Birleşmiş Milletlerde oylanması sırasında hayır oyu vermiş olmak gibi bir özrümüz de var bizim.    Düşünün ki, Fransa yıllarca  çoluk çocuk demeden Cezayirlilerden bir milyona yakın insanı katletmiş, siz daha önce sizin Vilayetiniz olan bu  Ülkenin bağımsızlık oylamasında hayır oyu kullanıyorsunuz. 

Komşunuz hasta iken, aç iken, zulüm görüyor iken, iftiraya uğruyor iken, haksızlığa uğruyor iken, saldırıya uğruyor iken, doğal afetlere uğramış iken, ağlıyor iken, velhasıl ıstırabı var iken  aldırış etmiyor ve vücudunuzun tüm hücrelerinde üzüntü duymuyorsanız, yani soruna mehlem olmaya ve neşter vurmaya çalışmıyorsanız, bilin ki bir gün o sorunlarla siz de karşılaşır, ilahi adaletin ve gerçeğin tezahür etmesiyle  birlikte aldırış etmediğiniz  sorunların mislini görürsünüz. Bu durum,  kapı sokak ve mahalle komşuluğu için de böyledir…. Ülkeler ve dünya komşulukları için de böyledir!!! Bu vesileyle, ramazan bayramınızı kutlar, Ramazan bayramının size, Ülkemize ve tüm Müslüman Alemine, Dünya'da yaşayan tüm insanlara barış ve huzur getirmesini diliyorum.

    

    

     



Bu Haber 852 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI