16 Ağustos 2014 Pazar
ARİF TAKICI
Nefis ve Benlik Fireni
atakici52@hotmail.com

Nefis ve benlik şayet terbiye edilmez ise o denli korkunç bir merhaleye gelir ki, en korkunç bir düşmandan, hatta hayvandan daha büyük kötülük yapabilir taşıyıcısına.

Terbiye edilmemiş ve kontrolden çıkmaya hazır nefis, şeytanın en sevdiği olgudur.  Kontrol edilemeyen nefis, tıpkı fireni patlayan kamyon, yAda taşan nehir gibi öngörülemeyen felaketlere sebep olur, hiçbir ayırım gözetmeksizin herkese ve her şeye zarar verir.

Benlik nefsin ve de şeytanın çok hoşuna gider… Ben… Ben… Ben. Günümüzde ne de çok kullandığımız sözcükler değil mi?  Sürekli benlik ruhaniyeti içersinde olmak sizi öyle bir raddeye getirir ki, artık biz olmanın lezzetini unutur hale gelirsiniz.  O zaman gemileri yakamazsınız… Biz olmanın gücü ve kuvvetini inşa edemezsiniz…  Kolektif ruh kavramını tesis edemezsiniz…  Ortak tasa ve kıvançlarınız pürsüleşir…  Hayata dair inşa edeceğiniz bütün mihenk taşlarında bir denklem ve ahenk uyumsuzluğu baş gösterir.   Yani anonim olamazsınız… Bakın bizim bölgemize, kaç tane Anonim Şirket adı sayabilirsiniz? Bu bile benlik zafiyeti içersinde olduğumuzun açık bir göstergesidir! 

Hem nefsimize gem vuramaz ve birlik tohumlarının yeşermesine fırsat veremeyiz, hem de  bu sebeple  gerçekleşemeyen olması gerekenlere yönelik herkesten fazla eleştiri sergileriz… Tabi buda bizatihi benlik ve nefisin bize üstünlüğünden kaynaklanmasına rağmen, bunu kabul etmek istemeyiz.  Bunun için de, fotoğrafın bütünlüğüne bakma kabiliyetimiz yoktur… Fotoğrafın kıyısında köşesinde ki teferruatlarla uğraşarak laf salatası yapar,  vakit öldürürüz!

Sonra çok bilmiş hallerimizle laf ebeliği yaparak ürettiğimiz ve üretemediğimiz konulara çareler soslamaya çalışarak zihnimizi proje çöplüğüne çeviririz.

Neden Hükümet konağı orada oldu? Neden Otopark orada oldu? Neden Stadyum ve kapalı orada,  Neden Atatürk parkı orada oldu? Neden Organize Sanayiyi halledemedik? Neden Ünye'de uyuşturucu bu kadar yaygınlaştı?  Neden onu oraya koyduk, neden bunu buraya koyduk?  Sanki bunlar oluyorken, ya da olmuyorken bu vatandaşlar, yani bizler burada yaşamıyorduk… Sanki bizler başka bir gezegende yaşıyorduk da, Ünye'ye gelince bunlarla karşılaştık!  Arkadaş, tezat gördüğünüz bu denli meselelerde bizatihi benlik eksenli ve nefis montajlı zihin kodlamalarınızın ürünüdür bilesiniz.

Gelin biz olalım…  Biz olmanın, birlik beraberlik içersinde olmanın içersinde benliğin ve nefis girdabının bulanıklığı, kavram kargaşası, zihin dağınıklığı, ben yaparım olurun egosuna yer yoktur.

İşte değerli dostlar,  ben olmanın ve nefsi dizginleyememe olumsuzluğunun şamarı sadece Şehri yönetir ve dizayn ederken çarpmaz yüzümüze…  Evlat ebeveyn kavgalarında, aile anlaşmazlıkları,  küskünlükleri ve facialarında, kısacası   egoist davranışlarımızda ve  günlük tüm olumsuz anlaşmazlıklarımızda  nefis terbiyesinin eksikliği vardır.

Ne çare ki,  köpeğimizi, kedimizi, atımızı, kuşumuzu, yani birçok hayvanı eğitir terbiye ederiz de, şu nefsimizi frenleyemez terbiye edemeyiz be…   Haydi, şu terbiyesiz nefsimizi terbiye edelim mi? 



Bu Haber 829 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI