30 Ağustos 2014 Pazar
ARİF TAKICI
Dünya Barış Günü
atakiici52@hotmail.com

Dünyanın en korkunç savaşı, 1 Eylül 1939 yılında Nazilerin Polonya'yı işgal etmesiyle başlamıştır. 1945 yılanda sona eren bu savaş ardında 52 milyon ölü, milyonlarca yaralı ve sakat,  yıkılmış harabe olmuş Şehirler bıraktı. İşte bu kanlı savaşın başladığı gün, yani 1 Eylül,  Dünya barış günü kabul edilerek kutlanmaktadır.

Yeryüzünde yazılı tarihe baktığımızda, hiç savaşsız geçen gün sadece 2500 gündür. Bunun dışında savaşlar hep olmakta, halada devam etmektedir.

Yeryüzünde en fazla kanın aktığı, huzursuzluğun ve savaşların sürdüğü coğrafya Müslümanların yaşadığı bölgeler, dolayısıyla daha fazla Orta Doğudur.

Ve yine, Orta doğunun en huzurlu olduğu dönem Asrı Saadet, daha sonra da Osmanlı dönemidir.

Önümüzdeki  Pazartesi 1 Eylül dünya barış günü.  Akan gözyaşların üzerinde emperyalizmin gelecek planlarını yaptığı,  dakikada 2 milyon doların silaha harcandığı, çıkar çatışmaları ile bölgesel savaşların sürdüğü, mezhep çatışmalarının sürdüğü, nice masum çocukların ve sivillerin insafsızca öldürüldüğü, binlerce insanın evinden barkından edildiği bir atmosfer içersinde kutlayacağız Dünya barış gününü.

Bir Eylül günü,   hiçbir işe yaramayan ve yaptırım gücü olmayan, varlığı ve lüzumu artık sorgulanması gereken Birleşmiş Milletler teşkilatı güzel kaleme alınmış ve dünya barışının önemine binaen yazılmış o klasik sıradanlık içeren mesajını yayınlayacak.   Yine aynı Teşkilatın 5 tane daimi üyesi olan, başta ABD olmak üzere orayı babalarının malı gibi kullanan Devletlerin Başkanları barıştan yana güzel sözler içeren demeçler verecekler.

Tabi diğer devletler ve ilgili örgütlerde kendi ölçekleri içersinde demeçler verecekler.  Ancak benim bu yazım siz bir defa okuduktan sonra nasıl bir şeye yaramayacak ve bir kenarda duracaksa, zatı Devletlilerin demeçleri de klişeleşmiş klasik demeçlerden öteye gidemeyecek ve öylece bir kenarda duracak. 

Ne yazık ki beylik diplomatik beyanlarla barış sağlanmıyor.

Dünya'da barış ve huzurun tesisi şu an için mümkün görülmemektedir.  Çünkü gelişmiş ve sanayileşmiş ülkelerin dünyada savaşların sürmesi hususunda bir kaygıları yok. Savaşlar dursun gibi bir dertleri de yok! 

Dünya' da barışın sağlanmasından söz etmek için öncelikle Birleşmiş Milletler Teşkilatının yapısının değişmesi gerekir.  Bunun gerçekleşmesi için ise gelişmiş ülkelerin adım atmaları, bu konuda uzlaşma sağlanması, başta güvenlik konseyi olmak üzere temsil yetkisinin daha adil hale getirilmesi,  Teşkilatın yaptırım gücünün sağlanması gerekir.

Öyle İsrail'in yaptığı gibi herkesin yaptığı devlet terörünün yanına kar kalmaması, bir bedelinin olmasının gerçekleşmesi sağlanmalı,  Devlet terörünü yapan devlet ve hükümet başkanları uluslar arası mahkemede yargılanmalıdır.  Yoksa Dünya barış gününü kutlamak ve hamasi nutuklar atmak bir işe yaramıyor, savaşlarda yakınlarını kaybetmiş ve ıstırap içersinde, açlık sefalet ve bin bir türlü dert içersinde yaşayan insanların yaralarına mehlem olamıyor.  Onları sizin dünya barış gününü kutlamanız ise hiç ilgilendirmiyor.

İslam ülkelerinin yöneticileri de artık birbirlerini yemeyi ve emperyalizm ile dirsek temasında bulunup günü kurtarmayı bir tarafa bırakıp, gerçek ve gelişmeye açık politikalar üretmeleri gerekir.  Tüm bu olumsuzluklara rağmen, 1 Eylül dünya barış gününün sözde değil, hakikaten barışa vesile olmasını diler, Cenabı Allahın tüm insanlığa barış ve huzur vermesini, savaşa katılmış bir gazi olarak niyaz ederim.    

 



Bu Haber 707 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI