1 Ekim 2009 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
TEDAŞ'ın yeraltı çalışması bu yaz mevsimini zehir etti, bıraktı...
musakiroglu@mynet.com

Bir önceki yaz mevsiminde Niksar Caddesi, geçen yaz Cumhuriyet Meydanı ve şehir merkezinin birçok yerinde birden yol çalışması… Bu yaza gelince de TEDAŞ'ın yeraltı hattı döşeme işi… Bu işler üç senedir Ünyelilere yaz mevsimini zehir etti bıraktı.

Seneye de korkarım bir başka bir şey çıkar… Mesela kanalizasyon hattını, ‘miadını doldurdu' diye, ya da ‘nüfus arttı, atık yeterli gelmiyor, çekmiyor' diye iptal edip, yeni baştan kanalizasyon hattı döşeyebilirler.

‘Su şebekesi eskidi, çok kaçak var” denilir, yeni su hattı döşemek için her taraf yerle bir edilir, şehir baştan sona çekilmez hale gelir.

Ya da belli mi olur, iş hızlanır da Ünye'ye doğalgaz gelir. Dolayısıyla şehir içi dağıtımı için cadde ve sokaklar delik deşik edilir, ortalık batar.

Belki de telefon hatları için yeni bir şekil ortaya çıkar, eskileri iptal edilir, yeni hat döşemesi yapılır, şehir köstebek yuvasına döner.

Anlaşılan yakın zaman içinde bizim şöyle ağız tadıyla bir yaz mevsimi geçirme şansımız pek kalmamışa benziyor…

Selçuk'taki Efes Antik Kenti'yle İzmir'in Bergama İlçesi'nde gezerken gördüğüm iki şey beni çok şaşırtmıştır.

Efes Antik Kenti'nin inşasına MÖ 6 binli yıllarda başlanmış, günümüzden 8 bin yıl önce. Bergama'yı Başkent yaparak kurulan Pergamon Krallığı ise, MÖ 238 yılında kurulmuş. Onlar da günümüzden yaklaşık 2 bin 250 sene evvel Bergama şehrini inşa etmiş.

Bu iki şehirde gördüğüm, beni şaşırtan şey ise, yeraltı kanalları idi. Bu kanallar kocaman, içinden bir arabanın geçebileceği kadar büyük yapılmışlardı. Buradan yağan yağmur suları şehre zarar vermeden akıp, çekip gidiyormuş. Lağım, vs. ne varsa bu kanallar içinde ayrılan bölümlere aktarılıyor, oradan tahliye ediliyormuş.

Bu kanallar gerektiğinde sığınak olarak kullanılıyor, o dönemin en önemli bir işlevini yerine getiriyormuş.

Böylesi bir şehir uygarlığı gerçekleştirmiş, böylesi bir uygarlık içinde yaşamış bu ülke topraklarında, binlerce yıl sonra devlet kuran bize de bir bakın… Kent kurmuyor, adeta kumda oynuyor, sürekli yapıp, bozuyoruz.

Yanlış anlaşılmasın, sadece Ünye'de değil, her yerde, her şehirde böyleyiz. Hatta bugünkü Efes'te, Bergama'da bile böyleyiz.

Şehirlerimizde elektriğin, suyun, telefonun, doğalgazın, yeraltından geçen her şeyin geçebileceği bir ana kanalı yapmayıp, ha bire kaz - doldur devam ediyoruz.

Sürekli harcanan para, sürekli yaşanan, yaşatılan rahatsızlık… Var ya.. bu             kaz - doldur için harcanan para ülkeyi, yaşanan, yaşatılan rahatsızlık ta milleti iyice yedi bitirdi.

Öyle değil mi, ne dersiniz?



Bu Haber 2032 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI