18 Ekim 2014 Pazar
ARİF TAKICI
İyilik Reçeteniz Var mı?
atakici52@hotmail.com

Başlık ilginç olabilir… Ancak ruh sağlığı için iyiliğin bir ilaç olduğunu tıp kabul ediyor.  İyilik bir hatanızın telafisine, bereketinizin artmasına vesile olabilir.  Yaşamınızda pozitif karşılıklara köprü olabilir. İleride Sizin de yardıma ihtiyacınız olduğu durumda size uzanan bir el bulmanıza olanak sağlayabilir. Ancak,  vefasızlıklar karşısında hayal kırıklığı yaşamama k için iyilikleri Karşılık beklemeden Allah rızası için yapmak gerek. Peki, iyiliği yapmakta bazı kıstaslarımız olmalımı? Yani iyilik sınırsız ve kontrolsüz olamaz, öyle değil mi?

 

 Peygamberimize gelip de ihtiyaçları için yardım isteyen birine, peygamberimiz bir ip ve balta almasını ve dağa gidip odun kesip satarak çoluk çocuğunun nafakasını sağlamasını telkin etmiştir!  Bu örnekten şunu anlamamız gerekiyor:  İyilik bilinçli yapılmalıdır. Bilinçsiz yapılan iyilikler insanları asalaklığa, dolayısıyla tembelliğe alıştırır.  Bu da toplumda istismarlara,  çalışma toplum hayatının idamesi için olması gereken koordinasyon ahenginin bozulmasına, bu sebeple de zamanla işçi ihtiyacının karşılanmasında problemle karşılaşılmasına yol açar. Şu anda bölgemizde yaşadığımız önemli sorunlardan biridir bu.

 

Köyde bahçenizde çalıştırmak için adam bulanamıyor… Bulunsa da öyle böyle yevmiye beğenilmiyor. Şehirde de aynı durum… Çalıştıracak adam bulamıyorsunuz, bulsanız da ağız burun kıvrılıyor, uçuk ücretler isteniyor. Sonra da Devletin ilgili kurumlarından bin bir türlü politikalar ve kurnazlıklarla yardımlar alınmaya çalışılıyor.  Şu yanlış anlaşılmasın!   Ben gerçekten yardıma ihtiyacı olanları tenzih ediyorum… Gerçek yardıma ihtiyacı olanlar Allahın bize verdiği malımızın ortağıdırlar.  Malı olanlarda onların da hakları var.  Ancak diyeceğim o ki, biz Devlet olarak bu manada suiistimalleri iyi hesaba katıp yeterli derecede denetleme yapmadığımız için, biraz beleşten geçinilmesine yol açtık. Olay budur! i

 

Peki, her şeye rağmen toplumda yardımlaşma inancı ve kültürü devam etmelimidir? Evet… Devam etmelidir!

 

Neden? Çünkü yardımlaşma hem Cenabı Allahın bir emridir, bu emrin ise bir ilahi hikmeti vardır…  Hem de yardımlaşmak toplumda dayanışmanın ve toplumsal barışın sağlanmasını tesis eder ki, zaten ilahi hikmetlerden en önemlilerinden biride budur.

 

Tabi ki suiistimallerin önünü alacağız… Ama her şeye rağmen, suiistimallerle karşılaşmamıza rağmen, birine yardım ettiğimizde vefasızlıklarla karşılaşmış olsak da,  yine de yardımlaşmayı devam ettirmemiz gerekir. Olumsuzluklar karşısında öfkemize yenilip, pes edip sosyal dayanışmayı eksiltirsek, toplumsal barışı ve hakikaten yardıma muhtaç olan insanları sıkıntılara terk etmiş oluruz… Buda toplumsal barış, dayanışma, kaynaşma ve huzurun eksilmesine sebep olur! 

 

İyilik sadece bir maddeyi karşısındakine vermek de değildir… İyilik yaşatmaktır… İnsan ruhuna sevgi üflemektir… İyilik gülmektir. Tebessüm etmektir. Dokunmaktır. Dinlemektir. Sevmektir.  Selam vermektir. Hasbi hal etmektir.    İyilik gönül almak, hal hatır sormaktır.  İyilik yoldaki bir dikeni ya da çiviyi kaldırmak,  bir taşı kaldırmak,  bir yaşlı insanın elindeki yükü alıp taşımak, evinin önünü süpürmek, komşusunu rahatsız etmemek,  komşusunun kendinden emin olmasını sağlamaktır.   İyilik hısım akrabanın, dostların ve komşuların dertleriyle dertlenmek, sevinçlerini paylaşmaktır. İyilik kendin için istediğini başkaları için de istemektir.  İnşa için yıllarınızı verdiğiniz iyelikler bir vefasızlıkla bir günde,  bir dakikada yıkılabilir… Olsun, yinede siz yeniden inşa etmeye bakın!  Dünyayı daha yaşanılır bir gezegen yapmak için elinizden geleni yaptığınızda nankörlükle karşılaşabilir, hatta saldırıya bile uğrayabilirsiniz. Olsun, Siz yinede dünya için elinizden geleni yapın. Unutmayın, iyilik eden hemen olmasa bile, mutlaka iyilik bulur. 

 

 



Bu Haber 878 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI