25 Ekim 2014 Pazar
ARİF TAKICI
Birleşmemiş Milletler
atakici52@hotmail.com

Dün Dünya Birleşmiş Miletler günüydü.  Yazımın başlığını neden öyle attığıma gelince, bu teşkilatın sadece göstermelik bir teşkilat olduğunu vurgulamak istedim. 

    Bilindiği gibi ikinci dünya savaşında 40 milyondan fazla insan ölmüş, binlerce yaralı olmuş, şehirler harabeye dönmüş,  Dünya ekonomisi felç olmuş, savaş ancak Müttefiklerin Almanya ve İtalya'ya saldırması ve Amerika'nın Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atom bombası atması ve bu sebeple binlerce insanın ölmesi ile son bulmuştu.

       İşte 20'ci yüzyılda insanlığın karşılaştığı en büyük felaket olan bu savaşın sona ermesiyle birlikte galip devletlerin attığı adımlarla Birleşmiş Teşkilatı 24 Ekim 1945 yılında kuruldu. 

       Teşkilatın ilk kurulduğunda 51 üyesi vardı, şu anda 192 üyesi bulunuyor. Genel Merkez New York'ta bulunuyor.

          Örgütün yapısı şu kuruluşlardan oluşuyor: Genel kurul.  Güvenlik konseyi. Ekonomik ve sosyal konsey. Yönetim konseyi. Genel sekreterlik ve uluslar arası adalet divanı.

 

       Gelelim bizimde seçimlerinde aday olup kaybettiğimiz şu güvenlik konseyine…   Güvenlik Konseyi 15 Ülkeden meydana gelmektedir.  Bu 15 üye ülkeden 5 tanesi daimi üye statüsüne sahip olup, mutlak veto yetkisine sahiptir. Kim bu kaymaklı üye olan veto yetkisine sahip ülkeler… ABD, Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti, İngiltere ve Fransa'dır.  Güvenlik konseyinin karar alabilmesi için 9 / 15 oranı gerekli olup, karar çıkması için daimi üye ağalardan bir tanesinin bile aksi yönde oy kullanmaması gerekiyor.  

               Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde Güvenlik konseyi üyelik seçimleri yapıldı.  Seçimin nasıl geçtiğini yazmak istemiyorum… Sadece seçimi belirleyen üçüncü tur sonucunu ifade edeyim:  Üçüncü tura kalan İspanya ve Türkiye'nin yarışında, İspanya 130, Türkiye ise 60 oy aldı, böylece Güvenlik konseyine seçilen en çok oyu alan Yeni Zelanda oldu.

        Güvenlik konseyi seçimlerinde seçilmememiz için çırpınan ve bize en fazla muhalefet eden kimler bilseniz… Mısır ve Suudi Arabistan.  Neyse her iki ülkenin de ne derece vefasız idareciler tarafından yönetildiğini biliyoruz, şimdi geçelim bunları!

 

                 Sayın Erdoğan'ın zaman zaman Birleşmiş Milletleri eleştirdiğine şahit olmaktayız.  Dedikleri doğrumudur? Doğrudur.  Ama sonucun değişmesinin imkAnsız değil ama çok zor olduğu da bir gerçektir. Zira beş daimi üye güvenlik konseyine çöreklenmişler, dediğimiz dedik, çaldığımız düdük diyorlar.   Birleşmiş Milletler Teşkilatının bu güne kadar neyi hallettiği görülmüş ki?  Kıbrıs'ta 1963 yılında Rum'ların Türklere saldırmasıyla başlayan sorunlar üzerine söz konusu teşkilat tarafından Adaya gönderilen Karma Birleşmiş milletler askerleri ve diplomatları maalesef hiçbir şeyi halledememişler, halada halledemedikleri için Kıbrıs sorunu devam etmektedir. Bakın dünyanın birçok bölgesinde sorunlar devam etmekte, haksızlığa uğrayan ülkeler (çoğu da İslam ülkesi) inim inlemekte, ama teşkilat yaşanan bu insanlık dramlarının hiç birisine çare olamamakta,   meseleyi ancak ufak tefek kınamak gibi diplomatik demeçlerle geçiştirmektedir.

                Şu anda mümkün olmasa da, bir gün Birleşmiş Milletlerin istikrarsızlığı ve hiçbir güven vermeyen, sadece birkaç ülkenin çıkarına hizmet eden tutumuna son verilecektir… Devran dönecek tarihin akışı değişecektir!   Her şımarıklığın bireyler içinde, devletler ve teşkilatlar içinde ilahi adaletin tezahürüyle bir sonu vardır.  Artık Teşkilat sorgulanmaya başlamıştır… Çok  yakın olmasa bile, çok uzak da olmayan bir zaman içersinde Birleşmiş Milletlerin adaletsiz ve orantısız yapısı mutlaka revizyondan geçirilerek, daha adil bir teşkilatlanma olması sağlanmış olacaktır.  

 



Bu Haber 794 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI