13 Temmuz 2009 Pazar
ARİF TAKICI
Onların özeti
Onlar zor ailelerin çocukları. Ya anneleri ya da babaları yoktur. Varsa da anne baba aynı çatı altında değildir.

Varsa da, anne babanın, anne ve babalık yapacak halleri yoktur, kendi dertlerindedirler. Ailelerinden beklenenleri göremezler. Gerekli becerileri kazanamazlar, bilgileri edinemezler. Birçoğu ailesinden dayağı, ihmali, istismarı öğrenir. Belki aile vardır, ama cisimlerinden başkası yoktur. Onlar, farklı bir çevrenin çocukları. Acımasızlığın yaşam biçimi olduğu yerde büyürler. İyiyi, doğruyu değil, önce yaşamayı öğrenirler.   Tek hedef hayatta kalmaktır. Cehalet  kol gezer. Yalnızlık kokar sokaklar, oralarda desteğin ne olduğunu bilmezler.    Kırsalın kokusunu, kentin tadını duyumsarlar. İyi örnekler çok azdır. İyi örnekler olsa bile, oralardan çıkıp iyi bir örnek olmak çok zordur. ‘'İyi'' örnekler, kısa yoldan para kazanan, toplumu ezip geçenlerdir.  Onlar, bir çocuk!  Yaptıklarının nereye varacağını hesaplayamazlar. Düşünmeden hareket ederler. Yaşamadıkları çocukluklarını talep ederler. Yaramazlık yaparlar. Kolay şımarırlar. Söz dinlemezler. Hayatı kendilerinin bir oyuncağı olarak görürler. Sevgiyi isterler. Hep almak isterler. Doğruyu tanırlar ama yapmazlar.  Onlar, birer ergen.  Çok kolay öfkelenirler ama bir o kadar da kolay sakinleşirler. Baskıya hiç gelemezler. Eleştiriye tahammülleri yoktur. Kendilerine bir şey olmayacağına, başlarına kötü bir şey gelmeyeceğine inanırlar. İsyanlardadırlar. Gelecekleri pek fazla düşünmezler.. Her şeyi kendilerinin en iyi bildiğine inanırlar. Arkadaşlarına inanırlar ve sadece onların sözünü dinlerler. Sınırlarını bilemezler, sınırlarını deler geçerler. Madde kullanım onların ergenlik dönemlerini yaşamalarına engel olmaz, hatta ergenliği abartılı yaşamalarına yol açar.

Adam yerine konmak isterler. Bir birey olduklarını bilmek isterler. İyi laftan anlarlar. Sövgü ya da  dayak  onların fikirlerini değiştirmez, onları korkutmaz. Çocuk yerine konmak istemezler. Onlar, tinerle baliyle yıkanmış beyinlere sahip. Tiner, bali onların beyinlerini kısa zamanda dumura uğratmıştır. Zihinsel kayıpları çok fazladır. Anlamakta, çözmekte, öğrenmekte, yargılamakta, hesaplamakta zorlanırlar. Tüm bunlar davranışlarına yansır. Bu zihinsel kayıplar belki  yerine gelir, belki gelmez.Onlar yoksul. Yoksulluğu benliklerinde hissederler, davranışlarında yaşarlar. Her yoksul tiner çekmez…Ama her tinerci, yoksulluğu bir dönem hissetmiştir.

Onlar, reddedilmiş, kabullenilmemişlerdir, itilmişlerdir. Marjinal olmaya zorlanmışlardır. Anne baba itmiş, okul istememiş, akranları dışlamışlardır.  Topluma duydukları öfke zamanla şiddete, şiddette suça dönüşür.  Onlar, beceri yoksunudur.  Sorun çözmeyi, öfkeyi kontrol etmeyi, stresle başa çıkmayı, iletişim kurmayı, kendini ortaya koymayı bilmezler. Öğrenmemişlerdir. Onlar okula küstür. Eksik kalan eğitimleri sadece coğrafya  ya da matematik değildir. Toplumsallaşmayı da öğrenemezler. Ancak biliniz ki onlar bizden biri. İstesek de, istemesek de!  O zaman, 500 bine yakın sokak çocuklarının sorunlarına ivedilikle çare bulmalı, sayılarının da artmamasını sağlamalıyız.Ünye'de  de sayıları  sürekli artmaktadır. Sayın  Kaymakamımızın,  Belediye Başkanımızın ve Emniyet Müdürümüzün, bu çocuklarımızın sorunlarının çözümüne yönelik  çalışmalar yapacakları aşikardır. Saygılarımla.        



Bu Haber 1658 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI