17 Ocak 2015 Pazar
ARİF TAKICI
Algı İçin Yürek Gerek
atakici@hotmail.com

Algılarınızın hacmi, sizin yüreğinizin hacminin çapı ile bir ikiz kardeş ya da bir elmanın yarısı gibi benzeşir. Yani yüreğiniz kadar algıya sahip olursunuz.  Tahsil etmek algılarınızın gelişmesine katkı sunar, ama yeterli gelmez.  Onun için bazen derler ki, tahsil cehaleti alır… Eşekliği bırakır!

 

Bazen yüksek öğrenim görmüş birinin algı eksikliği sizi şaşkınlığa uğratırken, bazen okumamış birinin parlak algısı sizde son derece saygı uyandırabilir.  Bunu böyle söylemem okumanın önemsiz olduğunu göstermez. Tam aksine,   okuyan bir millet olmayışımızı her zaman büyük bir eksiklik ve ilerlememizde olumsuz bir etki olarak görürüm.  Olay, insanın hayatı okuyamaması , beyin loplarını yeterince  aktivite edememesi nedeniyle  algılarını geliştirme çabası içersinde olamaması yüzünden zihin tembelliği gösterme olayıdır!!!

 

Ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi, Ünye' de önemli ölçüde sosyal olumsuzlukların olduğunu hep beraber gözlüyoruz.  Bu sosyal olumsuzluklar birden uzaydan mı geldi? Habersiz mi geldi? Hayır, kendini göstere göstere, gözümüzün içine bakarak ve yaptıklarını kafamıza kakarak geldi!  Biz ne yaptık?   Bana neci davrandık,  sorunu halının altına süpürme kolaycılığını tercih ettik,  olaylar karşısında zafiyet gösterdik,  açıkçası ürkeklik ve korkaklık gösterdik, büyük bir algı eksikliği gösterdik.

 

Bu nedenle Ünye'de bağımlılık:   18 yıldan bu yana yürüttüğüm Yeşilay Temsilciliğimi elimden geldiğince büyük bir özveri içersinde yerine getirmeye çalıştım. Çok verimli çalışmalarımız oldu. ,bizim konferanslarımızdan faydalanmış, kendine iyi bir hedef koymuş, üniversite bitirip meslek sahibi olmuş nice gençler hocam diye hitap ederek arayıp hal hatır soruyorlar. Bunlar güzel şeyler.

 

Ancak üzüldüğüm şu ki, bağımlılık bağıra bağıra geliyor olmasına rağmen birçok yerel yönetici algı eksikliğinden dolayı bağımlık ile ilgili tehlikelere dikkat çekmemize kulak tıkadılar, desteklerimize cimri davrandılar. Bazı iş adamları da aman sen de dediler destek taleplerimizi duymazdan geldiler.  Ama olay ESO verdi, tehlike çığlık atarak kapıya dayandı,  sorunlar yumağı halinde geldi gözümüzün içine girdi. 

 

Bizim,   Devlet ve sivil inisiyatif kurumlarından müteşekkil oluşumlarla bir mücadele kurulu kuralım çağrımız he hu ile geçiştirildi,  sorun halının altında bırakıldı!   Eh işte, hadise bu vurdumduymazlıklar yüzünden öyle bir merhaleye geldi ki, her mahallede çok sayıda gencimiz bağımlı oldu. Şu anda uyuşturucu bağımlısı olmayan bir Mahalle yok Ünye'de. 

 

İşaret vererek gelen tehlike karşısında kurumlar olarak gevşek davrandıkta aile ve mahalle sakinleri olarak öngörülü ve bilinçli mi davrandık?  Maalesef, hayır!

 

Ya ne yaptık? Bağımlı gençleri gördüğümüzde onlara tiksinerek baktık… Penceremizi kapımızı kapattık, ne olur ne olmaz aman bize bulaşmasın dedik.   Anne babalar ise çoğunlukla duyarsız davrandı, benim çocuğum yapmaz dedi, tehlikenin büyüklüğü ile ürktüğü zaman ise iş işten geçmişti, çırpınışların aczi içersinde kimi çocuğuna tedavi desteği alarak sahip çıkmaya çalıştı, çoğunluğu ise koyuverdi ipin ucunu, meseleyi toplumunda da başına dert etti.

 

Gelelim şimdiki meseleye: Hey Ünyeliler… Sorunu gördüğünüzde kapattığınız kapı pencereyi açın!  Sahaya inin, olaya sahip çıkın!  Ben Yeşilay Temsilcisi olarak Ünye'de ve çevresinde mücadele vermenin yanı sıra, Burunucu Mahallesinde mahallemizin yetişkinleri ve gençleriyle bağımlılıkla ciddi bir mücadele başlattığımda, eleştirenler, başını ve çocuklarımızın başını derde sokacaksın… Emniyet ne güne duruyor, siz niye uğraşıyorsunuz? Dediler.  Kardeşim, tabi'i ki Devletin ilgili kurumlarıyla işbirliği yapıyoruz. Ama bu işi sadece Devletin ilgili kurumlarına bırakarak olayın merkezinden uzak durmak, büyük bir delalet olur!  

 

Haberleri izliyordum. Cizre de PKK yanlısı gençler bir askeri birliğin tel örgüsü dışından nöbet tutan askerlere taş atıyorlardı. Birden iki kadın ortaya çıktı ve ellerine taş alarak çocukları kovalamaya başladılar. Taş ile baş edemeyince, isminin Fatma olduğunu öğrendiğim kadın eline sopa aldı, barış yapıyoruz, taş atmayın askerlerimize, hadi gidin buradan diyerek çocukları oradan uzaklaştırmaya çalıştı.  Başarılı da oldular.  Sonra adları vesile ve Fatma olan bu bayanlar askerlerimize yaklaşarak aynen şunu söylediler:  Korkmayın oğlum, biz sizi koruruz!

 

Konuyu illa da bizim Ünye'de ki bağımlılarla kıyaslamıyorum ama. Gelin Vesile ve Fatma bacılar kadar yürekli olalım, olmaz mı?

 

 



Bu Haber 721 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI