31 Ocak 2015 Pazar
MUHAMMED SIDDIK ÖZ
Türkiye’de Gençlik ve Sosyalleşme -4-

Türkiye'de Gençlik ve Sosyalleşme -4-

 Gençlerin, Yeni Bir Dünyanın Kurucuları Olacağı

Yeni bir dünya veya yeni bir çığır açma düşüncesi genelde toplumsal değer ve hedeflerden de bir sapmayı içine almaktadır. Çünkü eski ile yeninin birbirine zıt olması aslında kopukluğun göstergesi olmaktadır. Özellikle toplumsal gelişme ve sosyal yapının şekillenmesi, eski ile yeninin birbiri ile kaynaşmasıyla mümkün olmaktadır. Toplumsal grup ve anlayışlar arasındaki kopuş, sosyalleşmenin nasıl sağlanacağı hususunda ciddi bir kargaşayı ortaya koyar. Toplumun önemli bir fonksiyonunu sadece gençler gibi bir grubun iradesiyle gerçekleştirmeye çalışmak, en azından toplumun diğer kesimlerine yönelik bir değersizleştirme ve saygı kaybına da yol açmaktadır. Dolayısıyla gençlerin önemli bir konuda tek seçici olması, sosyalleşmenin mantığı olan dayanışmayı zedeleyeceği için toplumsal gelişim ve paylaşıma da darbe vuracaktır.

Gençliğin Sosyalleştirilmesi İçin Temel Adımlar

Genç Varlığın Tanınması

Genç varlığın tanınması konusunda gençliğe adım atmış çocukların artık kendi ayakları üzerinde durabilecekleri bir sosyal konum sahibi olmaları şuurunu kazandırmak ilk olarak gerçekleştirilmesi gereken bir özelliktir. Çocuklukta yönlendirilen ve belli kurallara uymaları istenen çocuklar 12 yaştan itibaren artık kendilerine bir iş yapabilecekleri ve kendilerini geliştirebilecekleri fikrine alıştırmak üzere sorumluluk yüklenmeye alıştırılmaları gerekecektir. Bu sahada hayatı tanıma ve anlama ile hayatın nasıl yaşanabileceği ile ilgili sadece başkalarından yardım alarak veya onlara sığınarak değil, kendi başına bazı işleri yapabilmeyi, hayata hazırlanabilmeyi öğrenmenin gerekliliği ve anlayışı kazandırılacaktır.

Gençlere Kimlik Kazandırılması

Gençlere kimlik kazandırmak öncelikle onları dikkate almak ve önemsemek ile başlayan bir sürecin arkasından gelmesi gerekmektedir. Kimlik kazandırmak ona kendine ait bir dünyanın ve yaşama felsefesinin olduğu gerçeğini kabul ettirmekle başlayacaktır. Bir toplumun veya grubun kimliği, öncelikle belirli bir yaşama anlayışı ve kültürün yerleşmesiyle ve pratik hayatı yönlendirmesiyle ortaya çıkabilmektedir. Benimsenen ve değerli görülen bir dünya görüşünün tüm tutum ve davranışlar üzerinde belirleyici olmasıyla birlikte bir kimlik varlığı gerçekleşir. Böyle bir seviyeye geldikten sonra gençler kendi yaşama misyonlarını gerçekleştirme ve onun için fedakarlık gösterme noktasına gelebilmektedir. Çünkü değerli olduğuna inandığı bir kurallar sistemi bulunmaktadır. Bu kurallar sisteminin varlığı ve etkinliği ile kendi varlığını bir tutarak o yaşama anlayışı çerçevesinde hareket etmeyi artık sürdürecektir.

Burada aile eğitim ve terbiye temellerinin üzerine kurulacak daha geniş ve farklı özellikteki bilgiler, gençlerin kimlik oluşumlarını şekillendirecek ve güçlendirecektir. Eğer aile değer ve davranışlarını dışlayıcı veya onlara ters bir kimlik kazandırma çalışması gerçekleştirilirse, gençlerin kimlik dünyalarında bir kargaşa meydana gelecek ve aile ile okul arasında kalarak kendilerine ve edindikleri bilgiye olan güvenleri azalacak ve bu da onlarda bir kimlik krizi oluşturacaktır. Gençlerin sadece eğitimin verdiği bilgi ile değil, çeşitli hayat olayları veya çalışma etkinlikleri çerçevesinde görevler almaları ve her birinde tecrübe edinmeleri gerekir. Bu tecrübe ve çalışmalar gençlerin ilk olgunlaşma yaşlarında başlaması ve genç insanın kolaycılığa ve rahatlığa alışmaması gerekir. Sosyal demek toplum içerisinde ve bir çok olayla yüz yüze kalmak demektir.  Dolayısıyla gençlerin dinamik bir biçimde her olay ve işin nasıl yürütüldüğünü ve hangi sonuçlar ile karşılaşıldığına dair yüzlerce bilgi ve tecrübe ile yüzleşmesi gerekiyor. Bu çerçevede çeşitli sosyal gruplar içerisinde bulunarak toplum psikolojisi ile toplumda hangi dinamikler çerçevesinde hareket etmesi konusunda pratik bilgi ve deneyimlere sahip olmak durumundadırlar.

Gençlere Toplumsal Roller Verilmesi

Gençlere toplumsal rol verilmesi konusu gençlerle birlikte toplumun yeniden değerlendirilmesi ve topluma ait sorumlulukların yerine getirilmesi aşamasını içine almaktadır. Rol vermek veya rol almak bir kişinin veya toplumun iradesi ve ufku ile alakalı bir konudur. Rol vermek veya almak bir takım sorumlulukların üstlenilmesi, değiştirilmesi gereken işlere yönelik yeni fikirler ortaya konulması ve uygulamaların gerçekleştirilmesi çerçevesinde üstlenilen önemli görevler topluluğudur. Rol sahibi kişi ve grup bir çok birikime ulaşmış ve kendi başına bazı işleri yürütebilecek bir seviyeye ulaşmıştır. Kendine güven duymakta olduğu gibi bazı işleri de üstlenecek niteliklere erişmiştir. Bu rol yetişkin insanlarla bazı işleri paylaşma noktasında gelişeceği gibi, kendine ait özel fikir ve düşünceleri gündeme getirmek suretiyle bazı konularda orijinal ve farklı çözüm ve çalışma anlayışlarını da ihtiva edebilir.

Tek kelimeyle gençlerin; kendilerine ait konu ve alanlarda yetişkinlerin kendilerini göreve çağırmadan önce bunların farkına varıp kendilerini görevli kabul ederek sorumluluk ve işleri üstlenebilecek bir şuur seviyesine ulaşabilme konusunda rol oynayacak hale gelmeleridir.

 

İstifade edilebilmesi düşüncesi ile kalın sağlıcakla… 



Bu Haber 601 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI