7 Şubat 2015 Pazar
ARİF TAKICI
Öfke Yoğunluğu ve Merhametsizlik
atakici@hotmail.com

Geçtiğimiz günlerde birçoğunuzun bir televizyon kanalında izlediği üzere, otomobili ile hareket halinde olan bir sürücü çarptığı yaya çarpmanın tesiriyle savrularak aracın tavanında olduğu halde durmaksızın yoluna devam etti ve daha sonra kazazedeyi bırakıp kaçtı.  Yine bir süre önce bir başka televizyon haberinde bir şahıs köpeği aracına bağlamış şekilde kilometrelerce yol almış, zavallı köpeğin ayakları kan revan içersinde kalmıştı.  Bu merhametsizliklerin olduğu akıl nasıl mat bir ruh hali içersinde bunları yapar acaba? Bu nasıl bir merhametsizlik?

 

Ya öfke kontrol arızalarımıza ne demeli? Çocuğunu, hanımını, ya da aileden akrabadan bir başkasını, ya da hiç tanımadığı birini çok küçük nedenlerden dolayı döven, yaralayan ya da öldüren toplumsal arızalı sorunlu hallerimize ne demeli?  Yan baktın omuz attın, korna çaldın, beni geçtin, yol vermedin, bağırarak konuştun gibi nedenlerden dolayı ettiğimiz kavgalar ve bazılarını cinayete kadar vardıran hallerimize ne demeli?

 

Karı koca arasında ceviz kabuğunu doldurmayacak bahanelerle yapılan münakaşaların öfkeye dönüşerek aile arasında kopukluklara, sert muamelelere, boşanmalara, cinayetlere sebep olan hallerimize ne demeli? 

 

Bu sorunların altında hangi egolar, zihin bulanıklığı, zihinsel özürler,  kişilik sapması,  öz güvensizlik, algı zafiyeti, belki daha öncelerden kalmış ruhsal travmalar, neler var acaba?

 

Sosyoloji üzerine ahkAm kesmeye niyetim yok…  Zaten bu konu da yeterli bilgimde yok.  Bu işe en doğru cevabı tabi ki sosyoloji ve psikoloji üzerinde etkin olan uzmanlar verir.

 

Ancak, işin uzmanı olmamama rağmen bu hususlar ile ilgili gözlem ve hissiyatlarımdan yararlanarak bazı ifadelerde bulunmak istiyorum:  

 

Öfke yoğunluğu:  Bu sorun sevgi ve özgüven eksikliğinden meydana geliyor.  Bakalım sevgi ile ilgili neler söylenmiş:   En zengin hazine Allah sevgisi ile dolu olan kalptir. HAZRETİ ALİ.  

 

Birbirlerini seven insanlar kanunsuz da yaşarlar. ARİSTO.  

          

Meseleyi sevgi zaviyesinden değerlendirecek olursak:  Öfke patlaması ve kontrolsüzlüğü de, merhamet eksikliği de, kalplerin öncelikle vicdan muhakemesi ve Allah sevgisi ile dolu olmamasından meydana gelmektedir!   Dolayısıyla,  vicdanı muhakeme yetisinden ve Allah sevgisinden mahrum olan kalpler nefsin biriktirdiği öfkenin akışkanlığına bariyer olamamakta, bu olumsuz durum ise nefise hoş gelen merhametsizlik ve öfke patlamasını tetikleyerek patlayan baraj kapaklarının önünde ne varsa alıp götürerek tufan yaratması gibi, öfke patlaması ile istenmeyen çeşitli üzücü vakalara sebep olmaktadır.

 

Çocukluğunda ve ergenlik geçişlerinde sevgi gösterilmeyen, yeteri kadar değer verilmeyen ve bu yüzden sevgi ve özgüven eksikliği ile büyüyen çocuklar, yani adam yerine koyulmayan ve bu sebepten dolayı ruh dehlizlerinde kuluçka bırakan be büyüyen travmalar sebebiyle ben merkezli olarak kendini değişik davranışlarla belli etmeye çalışıyorlar.  Gösterdikleri merhametsizlikte, sabırsızlıkta, öfke patlaması da, bağımlılığa tevessül etmesi de çoğunlukla bununla alakalıdır. Bu kişiliğe sahip olanlar ben merkezli oldukları için, hiçbir konuda öz eleştiri yapmaz, haksızlık yaptıklarında özür dilemezler… Çünkü özür dilemek onlar için kırılganlık ve kişilikten taviz vermek, yani zayıflık sergilemek demektir.  Oysa onlar çocukluklarında adam yerine koyulmadıklarından ötürü ruhlarında var olan kinin dürtüsüyle kendilerini bir şekilde daha üstün göstermek zorunda hissederler kendilerini

       

Burada genellikle karşılaşılan şu ilginç tutum da vardır:     İrade hAkimiyeti eksik olanlar bazen ailesine sevgi göstermeyip şiddet uyguluyorken,  sokakta nazik olabiliyorlar. Bazısı da sokakta başkalarına sert davrandığı halde, evinde kuzu gibi olabiliyor.  Tarihe bakın,  ülkesini demir yumrukla yöneten diktatörlerin aile içersinde ne denli yumuşak huylu davrandığını görürsünüz…  Ancak bu konu biraz daha derinliği olan bir konudur ve bu yazımızda bu köşe bize yetmez.

 

 

 

     

           



Bu Haber 881 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI