11 Nisan 2015 Pazar
ARİF TAKICI
İstemezük de, ya sonra?

Akçay'da OMV' nin kurduğu çevrim santralin yürütmesinin durdurulması ile ilgili yargı kakarını tartışacak değilim.  Ancak,  yürütmenin durdurulması kararı ile ilgili gerekçeleri henüz görmediğimiz ve bilmediğimizden,  hangi hukuki gerekçeler ve sebepler göz önünde tutuldu,   konuya dair bilirkişi raporları neleri ihtiva ediyor, bunlar hakkında bir yorum yapamıyoruz.  Fakat tüm bunlar yargı kararına saygı duymakla birlikte konuya dair düşünce ifade etmemizi ve yorum yapma özgürlüğümüzü kısıtlamaz.

Daha önceki yıllarda OMV santrali konusunda yazdığım bir köşe yazısı ile ilgili olarak bazı çevre aktivistleri bana öfke duymuş, senin Yeşilaycı olarak bizi desteklemen lazım mealinde serzenişte bulunmuşlardı.

Ben dün ne dediysem, bu gün de aynı şeyleri söylüyorum…  İstemezük demekle olmuyor.  Ne yani, size kalsa Türkiye Enver hocanın Arnavutluğu, Castro'nun Küba'sı, ya da Kuzey Kore gibi olur yahu!  

Anlayamadığım bir şey var… Sol düşüncelilerin bazıları ülke dışına kaçmak ya da seyahat etmek istediklerinde sosyalist ülkelere değil, hep Batıya giderler… Çevre için de sosyalist ülkelerdekini değil, ya kendi ülkelerindekini, ya da Batıdakileri protesto ederler.

Sizi bilmem ama 1970- 80'li yıllarda günde 3- 5 saat elektrik kesildiğini, üretimin durduğunu, sanayi sitelerinin ve sanayicilerin bu yüzden çok sıkıntı çektiklerini unutacak kadar balık akıllı değil herhalde bu millet. 

Bir kere şunu anlamakta yarar var… Doğalgaz santrallerinin çevreci bir santral olduğunu, bu özelliğiyle dünyanın geleceği açısından doğru bir enerji yatırımı olduğunu bilimsel veriler ortaya koyuyor.  Terme'de kurulmak istenen kömür santralinin yerinin uygun olduğunu iddia etmiyorum bakın!  Buna rağmen, ülkemizin kömür santralini de alternatif bir santral olarak değerlendirmesi gerektiğini, ancak kömür santralinin salımından kaynaklanan zararlı kimyasal maddeler dolayısıyla bu denli santrallerin kurulacağı yerlerin bu husus göz önünde tutularak seçilmesi gerektiğini söylüyorum…  Ama bakın bırakın doğal gaz santralini, kömür santrallerini bile reddetmemek lazım geldiğini söylüyorum!  Neden böyle söylüyorum?  Çünkü artık   doğalgaz, şu ya da bu yöntemle çalışan santral, ya da nükleer santral kurmamanız , yani bütün santrallere karşı çıkmanız, sizi enerji ithal eden kılar, ama daha temiz ve bu manada risksiz,  daha çağdaş, daha müreffeh,  daha da gelişen değil!!!  Üstelik risk var ise, başka ülkelerin yaptıklarının riskinden etkilenmeme şansınızda yok.

Çernobil'den kaçışınızın olmadığı gibi… Japonya'da meydana gelen tusunami'den dolayı zarar  gören denizin yakınında bulunan nükleer santralin etkisi binlerce kilometre ötelerde hissedildi.  Doğalgaz çevrim santralleri bunların içersinde en çevreci. Akçay da kurulu bulunan  Akçay'daki  santralin sahibi olan OMV'nin çevreye hassasiyet gösterdiğini, diğer yandan sosyal projelere son derece önem verdiğini ve başta okul yaptırma üzere bir çok sosyal projeye sponsor olduğunu, kazandığını, ama bölgeye her manada katma değerler  kazandırmaya da çalıştığını müşahede ediyoruz.  

Yirmi birinci asrın ilk çeyreğinde asla ve katta hiçbirini istemezük, lamı cimi yok istemiyoruz işte diyerek sizin enerji yatırımı yapmamanız ve yaptırmamanız daha temiz hava solumanızı sağlamaz,  sadece dışa bağımlı olmanızı sağlar…  İki saat elektrik kesilse herkesten fazla bağıracağınıza kalıbımı basarım.

Efendim oraya değil, buraya değil, şuraya değil ta şuraya yapılsın diye basmakalıp cümle tekrarı yapanları Avrupa'daki santralleri araştırmaya davet ediyorum!

Japonya'da tusunami felaketi olduğunda zarar gören nükleer santral denize yakın değil miydi?

Gelişmiş bir ülke olan Japonya Santrali denizin yakınına cehaletten mi, yoksa şartların öyle gerektirmesinden mi kurdu?   Avrupa'da bırakın doğalgaz santralini, bırakın nükleer santralleri, bu gün diğer 30 santralin 12 sırasını linyit yakıtlı santraller oluşturuyor. Toplamda ise 14 adet linyit santral bulunuyor. Diğer 16 santralin 12'si ise taş kömürünü yakıt olarak kullanıyor. Almanya'da Kurulu 7 adet linyit santralleri bulunuyor. Disburk İlinin bir İlçesinde kömür ile üretim sağlayan santral var.   Polonya elektriğin tamamına yakınını kömürden elde ediyor . Turov santrali ile. 2020'ye kadar Almanya 30 bin, İngiltere 20 bin MV kömür santrali inşa etmeyi planlıyor. Gelişen ülke olmak istiyorsak, bunları bizim de yapmamız kaçınılmazdır.

Sizin iddia ettiğiniz gibi santraller de  kuş uçmaz kervan geçmez yerlere, örneğin ağrının, Ilgaz'ın, Erciyes'in tepesine yapılmaz. Santral kurulacak yerlerinde bilimsel, fiziksel bir takım kriterleri var. 

Mesela bir nükleer santral,  Almanya'nın Hessen Belediyesi sınırları içersinde var, tarıma da elverişli sahada bulunan bu santralin yanından da nehir akıyor.  Bir nükleer santral, Almanya'nın Schweinfurt bölgesinde düz ovada yer almaktadır. Belçika'da Meuse Nehrine yakın tarım arazilerinin de yakın olduğu yerde bir nükleer santral vardır. Fransa da Normandiya Vilayetinin içersinde nükleer santral vardır. Amerika 104, Fransa'da 78 nükleer santral vardır. Amerika 3 nükleer reaktörün daha inşasına başlayacak. İngiltere ise 2025'şe kadar yeni nükleer santrallerin kurulması için 8 saha belirledi. Birleşik Arap Emirlikleri bile 2020'ye kadar 4 nükleer reaktör inşa etmeyi planlıyor.  Yahu bu adamlar delimi? Siz hesler'den tutunda bütün santrallere karşısınız… Hatta bilim çevrelerinin çevreci santral diye niteledikleri doğalgaz çevrim santraline bile karşısınız.  Kardeşim enerjiyi ne ile elde edeceksiniz o zaman…  Tezekle mi?  Kışın çetin geçmesi sebebi ile Kaymakamlık Muhtardan yakacak durum bilgisi istemiş. Muhtarın verdiği cevap…  Sıtogumuz çoktir, yaktıgımiz  pohtir, sorunimiz yoktir.

Muhtar işi kurtarmış ama bizim ülke olarak poh ile işi kurtarma ve yeterli enerji üretme şansımız yoktur.    



Bu Haber 962 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI