1 Ekim 2009 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Yazılarımda Arpacıoğlu'nu artık eskisi gibi eleştirmemekle eleştiriliyorum
musakiroglu@mynet.com

Bir süredir, diyebilirim ki 29 Mart seçimlerinden bu yana bazı okurlarım, dostlarım ve Ünyelilerden bir kısmı beni eskisi gibi Belediye Başkanı'nın eleştirmemekle eleştiriyorlar.

 

Hatta bazıları biraz daha ileri giderek, “Anlaşılan artık Arpacıoğlu ile anlaştınız” gibi laflar ediyorlar. Nasıl, neyin anlaşmasıysa…

 

Ben, Sayın Arpacıoğlu'nun 29 Mart'ta ikinci kez seçilmesinin ardından yazdığım yazının bir paragrafında aynen şöyle demiştim:

 

“Ancak, artık şunu da biliyoruz. Bizim 1. döneminde bir hayli eleştirdiğimiz Arpacıoğlu hemşerilerimizden tekrar yüzde ellinin üstünde oy almıştır. Bu da demek oluyor ki, Ünyeliler pek öyle bizim gibi düşünmemişler. O yüzden, bundan sonraki eleştirilerimizi, ya da kendisiyle ilgili yazılarımızı, Ünyelilerle daha sıkı görüş alışverişi yaptıktan sonra yazmaya özen göstereceğiz.”

 

Sanırım bu satırlarım ya gözden kaçtı, ya da okundu da unutuldu.

 

Evet aynen öyle yapacağım, yazılarımda bundan böyle Sayın Başkanı ikide bir eleştirip durmayacağım. Kendi eleştirilerimden çok, varsa başkalarının eleştirilerine köşemde yer verecek, yorumsuz aktaracağım. Bunu yaparken de adının yazılmasından çekinmeyen, “Tabi adımı yazabilirsin” diyenlerin eleştirilerini dikkate alacak, onları yayınlayacağım.

 

Niye böyle yapacağım biliyor musunuz?

 

Etrafımızda o kadar çok “akıllı-kurnaz”lar var ki, bunlardan hergün sekiz on tanesi önümüze çıkar, ya da telefon açar, “Ya bak görmüyor musunuz, belediye şöyle, başkan böyle, niye yazmıyorsunuz bunları” derler.

 

Biz de bunlara deriz ki; “Siz bu dediklerinizi bir kağıda yazın, altına adınızı soyadınızı ilave edin, imzalayın, bize verin, biz de sizin adınıza bu eleştirilerinizi yayınlayalım.”

 

Bunlar genellikle ne cevap verirler biliyor musunuz? “Ya ben söyleyeyim, siz yazın, beni bu işlere bulaştıramayın.”

 

Demek istedikleri aslında aynen şöyledir bu kendini çok “akıllı-kurnaz” gören uyanıkların.

 

“Bu işler pis, bulaşık işler. Başıma bela, mela bir şeyler gelir. En iyisi siz yazın, bizi bulaştırmayın bu tehlikeli işlere.”

 

Adamlar resmen yüzümüze karşı, “Siz tehlikeye atılın, belaya bulaşın, ne olursanız olun, önemli değil. Yeter ki bana bir şey olmasın” diyor, ama bizim bunu anlamadığımızı sanıyor.

 

Yok öyle… Ben yazılarımda, kim olursa olsun gördüğüm, şahit olduğum kusurları, yanlışları, eksikleri, yolsuzlukları, üçkağıtları yazmaya devam edeceğim.

 

Ama tek farkla… Sadece kendi gördüğüm, doğruluğundan emin olduğum şeyler olacak bunlar. Böyle biline…

 

Ünye Yeşilkart deryası olmuşâ€¦ Maşallah demek lazım…

 

Ordu Milletvekili Sayın Enver Yılmaz yaklaşık iki yıl önce, “Ordu'daki yeşilkartlı sayısını artırdık” şeklinde demeç vermiş, bunu bir marifetmiş gibi anlatmıştı.

 

Ben de kendisini eleştirmiş, “Yeşilkartlı olmak fakir olmak demektir, siz milleti fakirleştirdik diye nasıl böbürlenirsiniz?” diye sormuştum.

 

Şimdi tekrar öğrendim ki, Ordu'daki yeşilkartlı sayısı o günden bugüne daha da artmış.

 

Hele Ünye 20 bine yakın yeşilkartlı sayısıyla Ordu merkez dahil bütün ilçelerinden bir hayli önde gidiyormuş.

 

Şimdi tekrar soruyorum, Ordu olsun, Ünye olsun bu durumda fakirleşiyor mu, zenginleşiyor mu?

 



Bu Haber 1923 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Çok yerinde bir tesbit Tarih : 28 Temmuz 2009 / Pazar Üye Adı :yavuz halıcı
"Ben de kendisini eleştirmiş, “Yeşilkartlı olmak fakir olmak demektir, siz milleti fakirleştirdik diye nasıl böbürlenirsiniz?” diye sormuştum." "Şimdi tekrar soruyorum, Ordu olsun, Ünye olsun bu durumda fakirleşiyor mu, zenginleşiyor mu?" Şu iki soru / tesbit bizi aptal sananlara karşı verilmiş en kibar karşılık şeklidir.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI