12 Haziran 2015 Pazar
ARİF TAKICI
İnadına Demokrasi ve Gerekleri

Genel seçimin gerçekleşmesiyle ortaya çıkan tablo hepimize, ülkemize hayırlı olsun.

    Meydanlarda herkes eteğindeki taşları dökmüş, söyleyeceğini söylemiştir.

       Artık sözleri ve polemikleri bir kenara bırakıp, bu seçim tablosuna göre bundan sonra en sağlıklı bir şekilde nasıl adım atılacağına odaklanılması,  bu minvalde ülkenin menfaatleri ön planda tutularak hareket edilmesi gerekmektedir. 

    Her partinin olabileceği gibi, Ak partinin de iktidarı süresince hatalarının olabileceği ve olduğu muhakkak.

     Ancak ben hep kişileri ya da partileri analiz ederken bardağın her tarafına bakmayı, artıları ve eksileri küfeye koyup tartarken önyargıdan arınmış ve objektif bir ruh haliyle hareket etmeyi yeğlemişimdir.

   Ak Partinin 13 yıllık iktidar dönemine baktığımda, artısının fazla olduğunu düşündüğümü tüm açık yüreklilikle ifade ve teslim etmek isterim.

  

       Gelelim seçim sonuçları ve bundan sonra ne olacağı meselesine:

      Ordu'da geçerli sayılan 422 bin oya baktığımızda, % 53 oy oranıyla 223 bin 746 seçmenin Ak Partiyi,  %28,4 oy oranıyla 119 bin 894 bin seçmenin CHP'yi desteklemesi sonucu her iki parti Ordu'nun yasal hakkı olan 5 milletvekilini, Ak Parti 3, CHP 2 Milletvekili kazanmış olarak paylaşmışlardır.   Seçim tablosuna göre Ak Partinin  %60,9 oy oranıyla en fazla desteği Ünye bölgesinden aldığı görülüyor. Bundan şu anlaşılıyor: Ünye bölgesi Abi olarak Ordu'dan aday yapılan Numan Kurtuluş'a sahip çıkmış, Ancak Sayın Kurtulmuş'un Ordu genelinde aynı desteği alamadığı ve oy oranının yükselmesine katkı yapamadığı görülmüştür.

   Peki, Genel olarak seçimin sonucuna baktığımızda ki ( herkes partilerin oy dağılımını biliyor) şimdi ne olacak?

      Önce şunu ifade edelim: Yüzde 40. 9 oy oranı ile iktidar olamayan ak Partinin başına gelenin  diğer partilerinde başına gelebileceğini düşünerek bu seçim sisteminin sakatlını  revize etmek gereğini sadece görmek değil, ortadan kaldırmak gerekir.

    Şimdilerde erken seçim ihtimalinden çokça söz edilir oldu. Bana göre bu ihtimal çok zayıf! Neden mi?  Görevdeki vekil ayda 14 bin, emekli vekil ise 7 TL maaş almaktadır. Ayrıca aktif vekilin kırmızı emekli vekilin yeşil pasaport hakkı vardır… Ayrıca kamu kuruluşlarının tesislerinden yararlanma vesaire bahsetmeme gerek yok.  Tabi böyle düşünmeyen vekilleri tenzih ederim.

   Ee, siz vekil olsanız erken seçime he der misiniz?

   Dolayısıyla, 7 Haziranda seçilen vekillerin çoğunluğu 2 yıl dolmadan erken seçimi desteklemezler.

       O zaman olacak olan şudur:  Koalisyon!

       Nasıl olur, mümkün mü, anlaşabilirler mi sözleri demokrasiyi yeterince okuyamamaktır!

         Neden böyle söylüyorum? Çünkü demokrasi çözüm üretmenin ve çok sesliliğin sistemidir!

           Seçim meydanlarında partilerin en ağır ithamlarla birbirlerini acımasızca eleştirmelerinin ardından,  seçim sonucunun hiçbir partiye hükümet kurma imkAnı tanımaması karşısında en zıt partilerin bile uzlaşma kültürü ile koalisyon kurabilmelerinin adıdır demokrasi.

       Çünkü yapacak bir şey yok… Seçmenin iradesi ve tercihi sandıkta böyle tezahür etti.

          Birçok Avrupa ülkesinde başarı ile yürütülen koalisyon bizde de ülke menfaatini ön planda tutarak ve uzlaşı kültürünü hAkim kılarak neden yürümesin!

   Ha şu gerçeğin altını çizelim:  bu seçim sistemi sağlıklı değil…  Zaman zaman sakatlıklar doğuruyor, kısır döngülere sebebiyet veriyor... Dolayısıyla revizyona tabi tutulması gerekiyor.

   O zaman her partinin başına gelebilecek o kısır döngüler,   hükümet kurulduktan sonra ki meclis işleyişinde tüm partilerin konsensüs sağlamasıyla sağlıklı bir yapıya kavuşturulmalı ve anayasa değişikliği ile ilgili çalışmalar da bu çalışmanın içeriğinde gerçekleştirilmeli ve tekrar üzerinde oynanmayacak ve hiç değilse uzun yıllar tartışmaya mahal vermeyecek bir statüye  kavuşturulmalıdır. 

 

 



Bu Haber 709 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI