19 Eylül 2015 Pazar
ARİF TAKICI
Maksadı Bilmek

Geçtiğimiz günlerde ilmine saygı duyduğum bir hocamızla sohbet ederken bize, namazın maksadı nedir ve namazda maksat nasıl hAsıl olmalı? Mealinde bir soru sordu. 

   Verdiğimiz cevabı yetersiz görmesi üzerine de kendisi açıklama yaptı.

   Dedi ki hocamız: Namazı tadilli erkAnla,  huşu içersindeki bir ruh haliyle, ne yaptığının ve gayenin idraki içersinde, zihnini dünyevi meselelerden arındırarak, cenabı Allahın huzurunda olduğunun bilinciyle eda edeceksin…  Bunun aksi olursa, o zaman o namaz şekilcilik ve eğilip kalkmaktan ibaret kalır, dedi.

    Samimiyetle ifade etmelim ki,  başta kendim de olmak üzere biz Müslümanlar ne namazın gayesini tam olarak idrak edebiliyor ve gayesine uygun hareket edebiliyoruz, ne de islamı anlayabiliyor ve sosyal hayatımızı islamın gayesine göre tanzim edebiliyoruz.

   Biz islamı okuyamıyor ve uyarlayamıyoruz.  Bu uyarlayamamak hayatın her aşamasında olduğu gibi tedbirler noktasında da eksikliğimizin çeşitli profillerle ortaya çıkmasına ve sırıtmasına, hatta zamanla hayatların kararmasına ve kAbuslar yaşanmasına sebebiyet veriyor.

  İşte Mekke'de meydana gelen, 7'şi Türk 107 hacı adayının hayatını kaybettiği vinç kazası.

     Suudili Yetkililer kazaya tabi hadise sebebiyet verdi diyorlar… Şiddetli rüzgArla beraber kum fırtınası başladığını,  daha sonra yoğun yağmur ve fırtına başladığını,  ilerleyen dakikalarda şimşekler çakmaya başladığını, bu sırada Kebenin etrafını çevreleyen vinçlerin en büyüğüne yıldırım çarptığını ve bu vincin yıldırımın etkisiyle KAbe'nin doğusunda ki revakların üzerine düştüğünü, dolayısıyla o kısımda bulunan hacı adaylarından can kayıpları meydana geldiğini anlattılar.    

     Onlar öyle anlattılar ama KAbe inşaatında çalışan ve adını vermek istemeyen bir Türk işçisi de, kaç defa vinçler sabitlenmeli yoksa kazaya yol açar dedik,  ama dinletemedik'  diyor.

 

      Tabi ki kadere inanırız… Ama öte yandan bu faciadan Öncelikli olarak Suudili yetkililerin ve hepimizin Müslümanlar olarak bir şey okumamız ve anlamamız lazım… Neyi mi? Hat safhadaki tedbirsizliklerimizi!

Tıpkı yazımın başlarında namaz ile ilgili bahsettiğimiz gibi, biz islamın gayesini iyi okuyamadığımız için,

İslam ülkelerinde Trafik ve iş kazalarının gelişmiş ülkelere kıyasla tavan yaptığını, savaşlar ve sömürüler olmak üzere dertlerin belaların eksik olmadığını izliyoruz… İzliyoruz diyorum, çünkü Başta zengin petrol ülkeleri olmak üzere yaşanan ızdıraba tuzu kuru olan ülkelerden hiçbiri neşter vurmak istemiyor.

     Gelelim Kabe faciasına:   Bizim rehberimiz nedir? Kuran… Kuranı kerimde ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın ayetini Suudili yetkililer ve KAbe inşaatını yapan şirket yetkilileri bilmiyorlar mı? Tabi ki biliyorlar!

 Peki, tedbir neden alınmıyor?  Çünkü islamın maksadı ve gayesi hayata uyarlanmıyor.

    Adını vermeyen o işçinin dediği gibi daha önce o vinçler birbirine sabitlenerek tedbir alınsaydı o kaza bu denli faciaya sebebiyet verir miydi? Hayır!

   Ben Mekke'de üç yıl yaşamış ve Arapları da iyi tanıyan bir kardeşinizim.

      Bu ilk değil,  Suudililerin tedbirsizliği yüzünden daha önceleri meydana gelen birçok kazada çok sayıda hacı hayatını kaybetti.

    İslam ülkeleri olarak rehberimiz kuranın mesajlarını iyi anlamamız ve hayata uyarlamamız lazım.

        O zaman tedbirlerimiz,  gelişmemiz ve kalkınmamız,  gelişmiş ülkelerin gerisinde kalmaz… Olay budur.

           Not… Bir Kıbrıs Gazisi olarak, vatan için canını feda eden  şehitlerimize Allahtan rahmet diliyor, 19 Eylül  Gaziler günü dolayısıyla bütün gazilerimizin Gaziler gününü tebrik ediyor ve kendilerine sağlıklı hayat diliyorum. 



Bu Haber 781 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI