31 Ekim 2015 Pazar
ARİF TAKICI
Çocuk Ve Öfke Kontrolü

Öncelikle Yeşilay'ın başlattığı önemli faaliyeti sizinle paylaşarak yazıma başlamak istiyorum.

    Kuruluşundan bu yana uyuşturucu madde bağımlılığında önleme faaliyetleri yürüten Yeşilay, artık danışmanlık aşamasında da rol alıyor.

   İstanbul Kalkınma ajansının desteğiyle hizmet verecek olan Yeşilay danışmanlık Merkezi, (YEDAM) projesi, Yeşilay'ın son yılardaki en büyük atılımlarından biridir.

   Madde bağımlılarına, ailelerine ve risk altındaki gençlere danışmanlık ve psikolojik destek hizmeti verecek olan (YEDAM), İstanbul pilot bölge olmak üzere Türkiye geneline yayılacak merkezler üzerine odaklanacak.

     YEDAM, danışmanlık hizmeti vermenin yanı sıra bağımlıların sosyal entegrasyonu için mentörlerin danışmanlık faaliyetleri yürüttüğü bir merkez olacak.

  Bağımlılıktan kurtulmuş kişilerle, uyuşturucunun ağından henüz kurtulamamış bağımlıları bir araya getirecek olan YEDAM' DA ayrıca seminerler ve bilinçlendirme çalışmaları yürütülecek.

   Danışmanlık almak isteyen kişiler 4447975 hattı üzerinden YEDAM'A ulaşabilecek.

    Psikologlar, sosyal hizmet uzmanları aracılığıyla danışmanlık hizmetlerinin verileceği Merkezde farklı yaş gurupları için özelleştirilmiş sosyal destek programları da uygulanacak.

  YEDAM için oluşturulacak teknolojik alt yapı, projenin en önemli parçalarından biri.

    Bu kapsamda dinamik bir Web sitesi ve danışmanlık hizmeti sunulacak danışma Merkezi santrali faaliyetlerin yürütülmesinde önemli birer araç olarak görülüyor.

 Böylelikle ilk adım olarak problemlerini açmaktan çekinen bağımlı ve yakınlarına destek kanalları artırılmış olacak

 

    Öfke kontrolü:

Öfke, tüm insanların farklı doz ve sıklıkla hissettiği, uygun ifade edildiği takdirde normal bir duygudur. Kontrolden çaktığında ise, hem kişinin kendisine hem de çevredeki kişilere zarar verecek yıkıcı bir hale gelir, sorunlara neden olur. Anne babaların çaresiz kaldıkları dönemlerden biri de çocuklarının öfkeleri ile başa çıkamadıkları zamanlardır. İstediği yapılmayan çoğu  çocuk, bağırma, ısırma, vurma ve kendini yere atma yöntemlerine başvurur. Genellikle çocuklar hayır cevabını duymak istemezler.

 

Krizin Başladığı Nokta

Çocuklar da davranışlar bu dönemde ben merkezli ve dürtüsel olmaktadır. Çocuklar davranışlarını engellemek istemezler ve bunun karşısında da onu yönlendirmeye çalışan ebeveynler ile zıtlaşmaya çalışırlar genellikle ergenlik çağında. İşte tam da bu noktada kriz başlamakta ve tepkisel davranışlar sergilenebilmektedir. Karşılıklı gerginlik arttıkça çocuk da tutturmalar, negatif tavırlar, öfke krizlerine dönüşebilmektedir.

 Çocuğa duygularımızı kırmadan, incitmeden anlatmanın çok daha kolay yolları var.

 

Çocuklarınıza söylemek istediğiniz şeyler de, mesajlarınızı davranış üzerine yoğunlaştırın, çocuğun kişiliği üzerine değil!

Örneğin: Saygısızsın,'' herkesin seni beklemesinden rahatsız olmuyorsun'' dersek çocuğumuz nasıl tepki verir. ‘'Seni bekledik zamanında gelmediğin için yemekler buz gibi oldu'' dersek nasıl bir tepki verir?

Doğrudan ve belirgin ifadeler kullanın…

Eve zamanında gel, yemeğe geç kalma'' ne demek, açıkça tanımlamazsak çocuğumuz bizim ne kastettiğimizi anlamayabilir. Geç ne demek, zamanında ne demek, açıkça ifade edersek, doğru anlaşıldığımıza emin olabilir. Bu durumda, örneğin,'' saat 7 de yemek yiyeceğiz, en geç 6 da evde olmanı istiyorum dediğinizde daha anlaşılır olur.

        Not: Yeşilay arşivinden yararlandım.   Yarın yapılacak olan genel seçimlerin ülkemize hayırlı olmasını dilerim.



Bu Haber 767 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI