28 Kasım 2015 Pazar
ARİF TAKICI
Ünye De İş Yerlerinde Zihinsel Dönüşüm İhtiyacı

Ünye de iş yerlerinin bilhassa ticari olanlarının % 90'nın da çalışan personelin yaptığı iş konusunda nasıl davranacağına yönelik bilgi eksikliği içersinde olduğu, aynı şekilde çoğu iş yeri sahibinin de bu manada eksiklikler içersinde olduğu bir vakadır.

Müşterinin nasıl karşılanacağı, sorulan ürünün nasıl anlatılacağı, müşteriye nasıl hitap edileceği ve nasıl konuşulacağı, müşterinin nasıl ikna edileceği ve nasıl uğurlanacağı gibi birçok hususta müthiş bir eğitim eksikliği görülmektedir. Üstelik bu en modern ve kurumsal bilinen alışveriş yerlerinde bile göze çarpıyor.

Hatta aynı arızalı tutuma bölgemiz deki bazı özel hastanelerde danışma da hasta karşılayan ve kayıt yapan personelde bile rastladım.

İşyeri için milyarlar harcayıp, personeli eğitimden geçirmeden çalıştırmak ne menem mantıktır acaba?

Ya Devlet kurumlarında çalışanlar ( bazılarını tenzih ederim) çok mu farklı? Tabi ki hayır!

Adam Devlette kadro alana kadar ne geçeklerden geçmiş, ama şimdi burnundan kıl aldırmıyor, konuşurken lafı bıçak gibi kesiyor, hitap ben üstünüm dalga boyunda, surat asık, laf keskin ve bir defa söyledim mi anlayacaksın ayarında, üslubu sizi bir şey sormaya çekinir pisikolejisine raptediyor.

Vallahi çok eski dönemden kalan memurin kanunlarında, 657'de köklü bir değişimin zamanı çoktan geçti… Ak Partinin ilk icraatlarından biride, memurlarla ilgili üstün performans gösteren ve hak edenin hem maaş hem de derece olarak ödüllendirilmesi ve işini suiistimal edenin ise tam aksi cezalandırılması başta olmak üzere köklü bir yasal düzenleme yapmak olmalıdır… Olmalıdır ki, öyle herkes sırtını Devlete dayama rehaveti içersinde gevşeyip nefsine yenik düşmesin.

Ama bu yazımızda biz daha çok iş yeriyle ilgili olarak söyleyelim sözlerimizi.

Ünye de ticarethanelerde ilk eksi daha müşteri kapıdan içeriye girdiğinde nüksediyor… Buyur kardeş, buyur abi, söyle yenge, neye baktınız gençler, neye bakmıştın teyze, amca, dede, dayı, yeğenim, bacım. Tamam, bu hitaplar normalde belki saygının bir tezahürü olarak hüsnü kabul edilebilir ama Devlet daireleri de dAhil kurumsal kimlik taşıyan iş yerlerinde bu davranış biçimi artık o işyerine eksi puan getiriyor. O hitapları ancak tanışlarınıza yapabilirsiniz, yabancılara değil!

Geçenlerde bir özel hastanede hasta kabulde ki bayanın amca diye hitap etmesi karşısın da ona şu öneride bulundum: Bakın, anlaşılıyor ki hastane yönetimi ve insan kaynakları size davranış odaklı eğitim aldırmamışâ€¦ Hastanenin kapısından giren kişi ister 100 yaşında, ister 20 yaşında olsun… Erkekse beyefendi, bayansa hanımefendidir… Siz en iyisi kendi amcanıza amca deyin, ama buradan hizmet almaya gelenlere değil!

Bakın buradan çok önemli bir hususa dikkat çekmek istiyorum: Şayet Ünye esnafı olarak müşteriye nazik davranmaz, ona kapıdan girer girmez saygı ifadeleri kullanmaz ve ona önem verdiğinizi hissettirmezseniz, o zaman o müşteri ticareti profesyonel yapan, nasıl konuşulması gerektiğini bilen ve nezaket ile karşılanıp kendisine saygı duyulan yerlere gider! Bu meselenin doğası olarak böyle tezahür eder bilesiniz! O zaman da bu millet niye dışarıya gidiyor yav demenin bir kıymeti harbiyesi olmaz.

Başta Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı ve diğer meslek kuruluşu Başkanlarına bu konuda bir eğitim çalışmaları yapın diyeceğim ama bunu da çok rahat diyemiyorum… Çünkü bir eğitim semineri için 500 kişi çağırırsınız, salon da 20 ya da 50 kişi ile karşılaşırsınız… Ama sonuçta bir yerden başlamak lazım.

Aynı türde Valilik Ve değerli Kaymakamımız da davranış ve halkla ilişkiler hususu ile ilgili seminerler verdirerek, Ordu Vilayetinde Devlet kurumlarında çalışanların davranış bozukluklarının düzeltilmesini sağlamalılar diye düşünüyorum.



Bu Haber 696 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI