9 Ocak 2016 Pazar
ARİF TAKICI
Sahi Yeni Yıl mı?

2016 Yılı takvim yılına giriş dünya'nın birçok ülkesinde olduğu gibi bizim ülkemizde de çoğunluk tarafından çeşitli etkinliklerle kutlandı, ya da diğer akşamlara göre farklı geçirildi.   

Yeni olan ne aslında?  Şimdi içinde yaşadığımız 2016 yılı yeni mi? 

Aslında ne önceki eski, ne de 2016 yeni.  Hem Dünya'da başka takvim kullananlar da var.  

Aslında olan ne biliyor musunuz?  Sadece bir takvim oyunu!  

Aman neme lazım… Diğer özel zamanlarda olduğu gibi yılbaşında alışveriş etmek ekonomiye can veriyor diyenler olabilir.  

Tabi ki haklılar… Kumarda ocağını söndürenler, kazada ve dahi aşırı içmekten can verenler de olsa bile! 

Yani yıl için planlar yapanlar,  hayaller kuranlar var… Bir diyeceğimiz yok. Hayal olmalı… Tabi yeni yılı Hızır yerine koymadan.  

Ben bizim önceliklerimiz bu gün, şu an olmalı diyorum. 

Dün dünde kaldı… Yeni dediğimiz şey bize ait değil.  Bir saniye sonrasının tasarrufuna bile hAkim değiliz. Ben şu yazımı yazarken bir sonraki cümle için tuşa basamayabilirim.  

Öyleyse yeni dediğimiz şimdiki, şu andır.  

Yaşadığımız ve sağlıklı nefes aldığımız şu an bizim için yeni saniye, dakika, gün ve yıldır.  

Her 24 saatte bir hayatımıza Yaratanımız tarafından 84400 saniye yatırılmışsa,  bu saniyeler bizim için birer yenidir.        

O halde biz şimdiki yeninin kıymetini bilmek, şimdiki yeniyi değerlendirmek, şimdiki yeniden ne kadar istifade edeceğimizin muhasebesini iyi yaparak, şimdiki yeniyi geliştirmeye ve her iki dünya saadetine vesile etmek lazım.    

Hadiseye bu zaviyeden bakmadığımızda, yeni yıl dediğimiz takvim oyunu ya da olgusu bizim için bir sürü ümitlerin avuntuların yüklendiği hayal sağanağı, yılbaşı alışverişlerinin arttığı ticaret dayanağı olur.  

Ha… Tabi ki önümüzdeki zamana dair hem fertler, hem de Devlet olarak planlarımız olacak. Bunun yanında yeni yılı çeşitli etkinliklerle karşılayıp ona bir sürü kavramlar ve hayaller yükleyenlere de edecek sözümüz yok elbette.  

Ama diyorum ki…  Aslında tüm yeni şimdidir!!!  

Dün bitmiştir, yarın sizin değildir, elinizde olan şimdidir. 

Şimdiyi nasıl değerlendiriyoruz? Sanıyor muyuz ki  şimdiler değerlendirilmedikçe   her iki dünya içinde bedavadan mutluluk var…. Öyle kapınızda sıraya girecek bir beleş yok!  

Mesela gelişmiş ülkeler o kalkınmışlıklarını zahmetsiz mi elde etmişlerdir?  

Hayır, onlar şimdiki zamanı iyi kullanarak kalkınmışlardır.  

Avrupa'da çalışanlar anlatırlar… Biz orada çalıştığımız gibi burada çalışsak abat oluruz derler. 

Neden?  O gelişmiş ülkelerde zaman çok önemlidir, hayat sabah beşte başlar.  

Dalga geçmek yoktur, dalga geçen soluğu kapıda alır. Onun için aramızda onlarca yıl kalkınmışlık farkı vardır.   

Zamanla ilgili olarak Sevgili Peygamberimizin, (  hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahret için çalışın hadisini hatırda tutmak lazım!  

Yeni denilen takvim programına bu zaviyeden baktığımızda, geçtiğimiz yılın muhasebesini iyi yapmak,  neler yapmışız, neler yapamamışız, artılarımız eksilerimiz neler olmuştur, bunları masaya yatırıp muhasebe yaparak idrak etmek, yeni yıla dair yol haritamızı ise bu muhasebemiz ışığı altında belirlememiz doğru davranış biçimi olacaktır. 

Ümitlerimiz, ideallerimiz, hayallerimiz olacaktır elbette…  Ama Ümit ediyoruz diye yeni yıl Hızır Aleyhisselamı bize yardım etmesi için ikna etmeye çalışmaz... Aylar ve yıllar sadece bir tarihsel süreçtir. 

Yeni yıl Ocak da olabilir, herhangi bir ayda… Dünya'da farklı takvimler var zaten… Bu o kadar önemli değil.  

Önemli olan sizin hayatı ne kadar önemsediğinizdir!   

Önemli olan şimdidir…  Şimdiki ve sonraki şimdiler. 

Çünkü tarih şimdilerin toplamıyla meydana geliyor ve yazılıyor. 

Yani sen şimdilerin toplamı olan bu gün kendin ve insanlık için ne yaptın, verecek cevabın var mı?  

Cevabın evet ise… Hadi iyi şimdiler.   



Bu Haber 737 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI