12 Şubat 2016 Pazar
MUHAMMED SIDDIK ÖZ
İNFAK

Aziz Okuyucular.  Bugün sizlere  "İNFAK" yani kısaca yardım ve yardımlaşma konusunda Yeni Dünya Yayınları ve CanSuyu Yardımlaşma Derneği'nin yayımlamış olduğu İNFAK RİSALESİ'nden bazı alıntılar yaparak seslenmek istiyorum. Bu risalenin (küçük hacimli kitap) ön sözünde şöyle yazılmış. "Hamd, Alemlerin Rabbı olan Allah'a, salat ve selamın en güzeli efendimiz Hz. Muhammed'e (sav), aline ashabına, kıyamet gününe kadar hakka davet edip, hayırda önderlik ve hayır yapanlara olsun. Yaratılış gayemiz Allah'a kulluk ve ibadettir. Onun için, bize emanet olarak verilen mevki, makam, mal, sağlık, ilim vb. tüm nimetleri O'nun yolunda ve emrettiği şekilde infak etmek (yardım etmek), elbette başlıca görevlerimiz arasındadır.

Zenginlik izzet ve üstünlük olmadığı gibi, fakirlik zillet sebebi değildir. Bu farklılıklarla Rabbimiz bizi imtihan etmektedir. Yoksa ne zengine verilen mal, ne de fakirin yoksulluğu kalıcı değildir. Diğer taraftan tarih boyu ecdadımızın kurduğu vakıf ve infak medeniyeti unutturulmuş, inananlar arasındaki bu çok önemli bağ koparılmıştır.  Müslümanlar nerede ise infak ismine bile yabancılaşır hale gelmiştir. İmani sorumluluğumuzu yeniden hatırlayarak, dünyanın geçici haz ve eğlencelerinden kendimizi kurtarıp, Allah'ın (cc) bize karşılıksız olarak verdiği nimetleri O'nun rızası için gerekli yerlere ve zamanında vererek ebedi mutluluğun hazzını tadalım. İşte Cansuyu, yapmış olduğumuz ayni ve nakdi yardımlar ve her türlü bağışlarınızı başta ülkemizde yaşanan her türlü felaket bölgesi olmak üzere dünyanın dört bir tarafına da ulaştırmayı kendine gaye edinmiş bir kurumdur. Ne mutlu mallarını Allah yolunda harcayanlara...

İnsanın helal ve kıymetli olan malını, servetini veya zamanını, gayretini sadece Allah'ın (cc) rızasını kazanmak amacıyla başka insanların hayrına sarf etmesine "infak" denir. Bu harcama insanın sahip olduğu bütün değerlerden yapılabilir. İnfak ve benzeri ifadeler Kur'an-ı Kerim'de iki yüzden fazla yerde zikredilmektedir. Sadece bu sayı bile infakın önemini kavramaya kafidir. Elbette bunun da bir bedeli vardır. İşte bu bedel, sadece paramız ve mallarımızdan bir kısmını vermekle ödenmiş olmaz. Bunlarla birlikte zamanımızın belli bir bölümünü de bu yüce gayenin gerçekleşmesi için ayırmak ve bu hayır hizmetlerinin yürümesi için maddi ve manevi katkıda bulunmaktır. Bu katkıyı ise gereken yerde ve zamanda yapmalıyız. İnfakın gereği aşağıdaki ayeti kerimelerde şöyle zikredilir. 

"Allah'a ve Resulüne iman edin. Sizi hakim kıldığı, yönetiminize verdiği şeylerden Allah uğrunda harcayın. Sizden iman edip de  (Allah için) harcayanlar var ya onlar için büyük mükafatlar vardır."

"Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Ne (kadar) harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir."

"Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden çıkardıklarımızdan hayra harcayın."

Ayet-i Kerimelerde görülmektedir ki; infak kazandıklarımızın en iyilerinden ve en çok sevdiklerimizden yapılmalıdır. Ayrıca Allah yolunda infak ederken, malımızın eksileceğinden veya fakirleşeceğimizden endişe etmemeliyiz. Zira  Alemlerin Rabbi olan Allah (cc) buyuruyor ki: "Ve hatırlayın ki Rabbiniz size şöyle bildirmişti: Yüceliğim hakkı için şükrederseniz elbette size (nimetimi) artırırım. Ve eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir."

Malın şükrü vermekle eda edilir. Biz verdikçe Allah onu kat kat artırır. Vermekten kaçındığımızda verilen nimetler de elimizden alınır. Mutlak gerçek şu ki; rızkı azaltan da çoğaltan da Alemlerin Rabbi olan Allah'tır.

Ey emanetçi! Mal sahibi senden vermeni istiyor. Verirsen daha fazlasıyla karşılık görürsün diyor!"

Yine kalın sağlıcakla...



Bu Haber 727 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI