18 Haziran 2016 Pazar
ARİF TAKICI
Dış İç Çelişkisi

Hani derya Yunus, cümleler doğrudur sen doğru isen, bulunmaz doğruluk sen eğri isen.   

Ne kadarda dış iç çelişkisinin yoğun olduğu bir toplum haline geldiğimizi görüyorsunuz değil mi?   

Mevlana'nın, ne insanlar gördük üzerinde elbise yok, ne elbiseler gördük içeresinde insan yok, dediği gibi…. Çoğunlukla iç dünyamızı maskelediğimiz ikinci yedek kişiliğimizle ayarı bozuk ve savruk davranışlar sergilediğimiz de ne çabuk hazır mazeretler sunarız değil mi yalan sepetimizden.  

Nostalji tarikatına katılıp köpeğini çok seviyor da, böyle yaparsa elit ve görgülü, ya da sosyete görüntüsü vereceğini düşünüyor da, yani kendisi hakkında çağdaş biri olduğunu düşündükleri teziyle kalbine iyimserlik sosu ikram ediyor da, köpeğinin kakalı sosunu el Alemin saçağına ettiriyor.  

Eh, köpeğini yola ize sıçırıyorken, Avrupa'da böyle durumlarda köpek sahibinin köpeğin kakasını yerden bir torbaya alıp götürdüğünü bilmemek ya da uygulamamak bizim çokbilmiş cahillerimize has bir olgu olsa gerek.   

Camiye giderken birkaç kez yere tükürüp balgam atmak ya da tükürmek, eksik kalmasın diye bir güzel de burnunu sümkürüp,  sonrada mikropların cirit attığı eliyle kıldığı namazın ardından temizliği emreden Allah'ın adını 99 kere zikrettikten sonra tespihte bıraktığı mikrop amcalarla vedalaşıp namaz sonrası o eliyle ısrarla Allah kabul etsin tokalaşması yapmak bizim tezatlarımızdır vesselam.  

 

Bence müftülüğün her camiye steril cihazı aldırıp camilerdeki tespihleri haftalık steril uygulamasından geçirmesi lazım… Şaka yapmıyorum!  

Steril aleti için bir medikal ile toplu alım için sıkı pazarlık edilirse hesaplı alınacağı muhakkak. 

Hem de Ünye Müftülüğü bu konuda ilk adımı atarak Ülkemize, belki de Dünya'ya örnek olur.  

    

Ya adamın dışarda etrafı ile iyi konuşup gülücük vermesi, ama eve gelince iyi söz ve tebessüm etme hususunda birden cimrileşmesi, hatta sert davranması çelişkisine ne diyeceksin?  

Yahu karına çocuklarına gelince niye hasbihal etmiyorsun… Bu sebeple yıllarca içine kapanıp yaşamı kendine kAbus ederek büyüyen insanlar olduğunu, sonrada bu sevgi eksikli ve küs bireylerin nasıl kendilerine ve başkalarına sıkıntılar verdiğini hepimiz izlemiyor muyuz?  

   

Birde şu ben senin bildiğin adamlardan değilim egomuz yok mu?  

Bu deyimleri mert olamama garabetindeki ikiyüzlülüğümüzü gizlemek için nede çok kullanırız değil mi? 

Ben senin bildiğin adamlardan değilim laf cambazlığından çekilen sıkıntıları gidinde esnafa sanatkAra bir sorun… Görün bakalım veresiye alacaklarının sıkıntıları ne kadar da büyük bu laflara inat.  

Biz senin bildiğin adamlardan değiliz ha. Dikkat edin, bu lafı harbi adamlar çok istisna kullanır… Bu cümleler hinoğlu hin şark cambazlarının kılıfıdır çoğunlukla.  

      

Bir başka tezat ne biliyor musunuz? Diğer kurumlarda olduğu gibi şu okullarda kıyafet serbestisinin biraz abartılı ve dikkat çekici olmakla kalmayıp öğrencilerin yadırgadığı ve komik buldukları bir düzeyde uygulanıyor olması.  

Evet, aynen böyle… Çocukların çoğu, öğretmeninin tuhaf sakallı,  yırtık kot pantolonlu hırpani kılıklı hallerini biraz yadırgıyorlar.  

Kimsenin kılı, kılığı, kıyafeti beni de başkalarını da ilgilendirmez… Ama o pek kullanmayı sevmediğim amayı mecbur kullanarak diyorum ki… Ama sen öğretmensin, saç sakal kıyafet konusunda biraz daha makul olsan daha iyi olmaz mı?   

   

   

       

    

     

      

 

     

   



Bu Haber 582 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI