26 Temmuz 2016 Pazar
HİKMET AKSOY
Allah yardımcımız olsun..

 

        Demokrasimiz ister-istemez yeni bir reform dönemine girmiş bulunuyor. Ama, zorlu bir dönem... Çok dikkatle aşılması gereken sınav bu... Öyle bir dönem ki, devletin tüm unsurlarına sirayet eden, bulaşan darbeci/hastalıklı anlayışın çok titiz bir çalışma ile  ayıklanması temizlenmesi gerekiyor.

        Bu öyle görüldüğü gibi kolay bir iş değil.

        Devlet katında her dairede yapılacak "darbeci zihniyet temizliği"nin öncelikleri neler olabilir? Bu sorunun yanıtını vermek de zor...

        Çünkü, ülkemiz siyasetinde rol alanların  aralarında anlaşamamasının geldi noktada "çirkin darbe girişimi" yaşandı, şimdi kamuoyu ne olacak beklentisi içinde...

        Bu noktaya nasıl mı geldik?

        Demokrasinin vazgeçilmez kurumu olan partilerin aralarındaki diyalog sağlıklı işlese; demokrasi çarkı zaman- zaman yavaşlamasa, durmasa bugünkü üzücü manzara yaşanır mı hiç?

        Demokrasimizin temel erdemini oluşturan eğitim/kültür/sanat zaafiyetinin gündeme getirdiği sağduyu/uzgörü, hoşgörü sıkıntılarını yaşayarak geldik bugünlere.

        Her darbede, her darbe girişiminde ortadaki demokrasi sorununa farklı bakıp uzlaşıdan uzak durunca sonunda üzücü manzaralar yaşamadık mı?

        Yaşadık ve ne yazık ki ders almayı aşağılık saydık kendimize...

        "Bildiğim bildik, çaldığım düdük" keçi inatçılığından/anlayışından kopamadık bir türlü...

                                                              Xxx

         Evet, ülkemiz yeni, ama zor bir dönemi yaşamaya başladı OHAL ile...

         Şimdi, siyasal partilerin "ortak bir görüş"te  birleşmesi, hep birlikte bir "yuvarlak masa" etrafında toplanıp ülkemizin içine düşürüldüğü "darbe sıkıntısı"nı  aşması  zorunlu bir durum kazandı. Bunun için de  siyasetçilerin son zamanların çirkin alışkanlıklarını terk ederek Cumhuriyet'in kuruluş ilkelerini yeniden sahiplenmesi, yaşama kavuşturması gibi bir görevi siyasi ahlak bilip sahiplenmesi gerekiyor.

        Ne mi yapılmalı?

        Ülkemizde siyaset; " koltuk kapma kapris"inden kurtarılarak, Atatürkçü ilkeler çerçevesinde  ilkeli söylem ve davranışlarla içine düştüğü çamurdan kurtarılıp eski saygın kimliğine kavuşturulması için partiler "siyasal etik kuralları"nı belirlemeli, bunu öncelikle uygulamaya koymalı...

        Bunun yanında, hem demokratik yaşama renk katacak, hem güç verecek çağdaş  "seçim Yasası" ve " Partiler Yasası"nı siyasal yaşamımıza hiç bir art niyet olmadan kazandırmak  gibi bir konuma geldiğimizi bilmemiz gerekiyor.

        Yetmiyor, belki de en önemlisi, kimilerin "cadı avı" olarak gördüğü/değerlendirdiği FETÖ'cü temizliğini partilerde de öncelikle yaparak demokrasimizi düzlüğe çıkarmalıyız  

        Bu çok zor ama yurtsever bir görevle karşı-karşıya olduğumuzu da herşeyden önce bilmeliyiz.

        Kısacası ülke olarak, toplum olarak zor bir dönemi yaşamak konumundayız.

        Allah yardımcımız olsun...

 



Bu Haber 632 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI