13 Ağustos 2016 Pazar
ARİF TAKICI
Kıbrıs 5
atakici52@hotmail.com

20 Temmuz Cumartesi.

Girne'nin 10 kilometre batısında derinliği i 9 metre,  uzunluğu ise ancak 150-200 metre olan küçük bir plaj vardı.

 İşte o plaj 20 Temmuz Cumartesi top ve tank seslerinin gümbürtüsü ve cayırtısıyla güne başladı.

  Sabahın beşinden itibaren Adana üssünden kalkan uçaklarımız bombardımana başlamış, sualtı komandoları sabahtan plajda tuzak kontrollerini bitirmişlerdi.

 Plajda ve su altında herhangi bir tuzak bulunmadığının tespit edilmesiyle birlikte,  çıkarma gemilerine durum bildirilmiş ve gemiler büyük gürültülerle plaja yaklaşmaya başlamışlardı.

Saat 08.30'da Alay komutanı Deniz yarbayı Neşet İkiz'in başkanlığındaki 6'ncı deniz alayı, sahile çıkarma yapmaya başladı.

Gemilerin biri çıkarma işlemini yapıyor, asker kumlara ayak basıp vaziyet alıyor, tanklar ve  araçlar indiriliyor, işi biten gemilerin yerine diğerleri yaklaşırken, Rumların başlayan tek tük atışlarına da cevap veriliyordu.

   Paraşütçü komandolar boğaz gönyeli istikametinde indiriliyor, Bolu dağ komando tugayı ise  birliklerini helikopterle intikal ettiriyordu.

Platin plajından çıkan 50'ci piyade alayının askerleri ileriye doğru yürümeye ve mevzilenmeye başlarken, 6'cı deniz alayı da, plajın hemen arkasındaki yolu tutuyordu.

Çıkarma harekAtı başarılı geçiyor, öyle çok yoğun bir direnme olmuyor, birlikler karaya salimen çıkarılıyordu. Genelkurmay ve hükümet rahat bir nefes almıştı.

Saat 10.30: Yunan Dış İşleri Bakanı Kiprios, Türkiye büyükelçisini makamına çağırdı.

Kiprios, kuvvetli vurgular yaparak Elçimizin nezdinde Türkiye'ye ültimatom verdi: Derhal çıkartmayı durdurun ve askerlerinizi geri çekin. Size saat 16'ya kadar süre tanıyoruz. Bu gerçekleşmediği takdirde, sonuçtan Yunanistan sorumlu olmayacaktır.

Türk elçisi Gürün'ün cevabı çok net oldu… Artık çok geç. Bunu daha önce düşünmeniz gerekirdi. İsteklerininiz ne iki saat, ne de iki günde gerçekleştirilemez!

 Diğer taraftan Yunan cuntasından Yuannides, Amerikan temsilcisi Sisco ‘ya çıkışıyor,  bizi aldattınız, Türkiye'yi desteklediniz diyor, Türk askerinin derhal geri çekilmesini yoksa hem NATO'dan çekileceklerini, hem de Türkiye'ye saldıracaklarını haykırıyordu.

Türk ordusu açısından işin en önemli riskli bölümü atlatılmış,  dağcı ve paraşütçü komando birlikleri planlanan bölgelere indirilmiş, denizden çıkarma da çok zayiat verilmeden başarıyla gerçekleştirilerek Kıbrıs'ta daha ilk günden köprübaşı tutulmuştu.

Saat 17.00 civarlarında Rum milli muhafız ordusu birliklerinin doğru dürüst anlaşılması zorlaşan yerlere doğru hareket ettiği bilgileri gelmişti.

Beş parmak dağlarında iyi yapılmış mevzilerinden Rum askerlerinde bir hareketlenme olduğu tespiti yapılmıştı.

 Türk jetleri beşparmak dağlarını müthiş bombardıman altına aldı… Beşparmak dağlarında uçaklarımızın bombardımanı sebebiyle yangın başlamış, dağlardaki çam ve çeşitli ağaçlar cayır cayır yanıyordu.

Rumların jetlerin çekilmesini bekledikleri malumdu… Saat 18.00 itibarı ile yoğun bir makineli tüfek atışına başladılar, bu atışlar saat 20.00 ‘ye doğru daha da artarak devam ediyordu. Tam teşkilatlı Yunan alayının kapıları da açıldı ve yoğun bir çarpışma başladı.

Ellerindeki tanklarla Günyeli'ye doğru taarruza kalkan Yunanlılara, Adanın çeşitli bölgelerindeki Rum birlikleri de katıldılar.

Yunan alayı ve Rum birlikleri tüm Güçleriyle, Boğaz, Gönyeli- Lefkoşa üçgenini tutan Türk birliklerine ve Kıbrıs Türk Mücahit Teşkilatlarına saldırdılar. Boğaz civarına indirilen komandolar karşılarında 7 bin kişilik Rum kuvveti bulurken, yunan alayı da aşağıdan harekete geçiyor, ayrıca beşparmak dağlarında iyice siperlenmiş ve görüş mesafesi açık Rum birlikleri denizden çıkarmaya devam eden birliklerimizi ateş altında tutuyordu.

 

Kaynak.. 20 Sıcak Gün. M. Ali Birand



Bu Haber 566 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI