11 Şubat 2017 Pazar
ARİF TAKICI
Aile Sorunları Artışı Islaha Muhtaç

Son yıllarda sorunlu ailelerin artışı kaygı verici bir irtifaya tırmanmaktadır.

 Bu endişe verici gidişat tamire muhtaç bir hal sergilemektedir.

  Devletimizin arabuluculuk sistemini hayata geçirmesiyle aile bağları kopmadan boşanmaların birçoğunun önüne geçilebileceğine dair iyimserliğimi, konuya dair çalışmaların gecikmesi karşısında muhafaza edemediğimi belirtmeliyim

  Peki, nedir bu sorunun sebebi, öncelikle buna bir nazar edelim.

1: Kültürel sebep: Biz normalde idareli, yani tasarruflu bir aile kültürüne sahip iken,  medyanın tüketim ve uyuşturucu kültürü bombardımanıyla beynimizin içine reklam sektörüyle pompalanmaya çalışılan daha fazla harcama formatı, düşük gelirli aileleri bile harcama sınırlarını aşmaya yönlendirdi.

 Böylece sakla samanı gelir zamanı atasözü cümledeki saman gibi savruldu… Bu tuzağa düşen aile kartların patlamasıyla yandı kavruldu.

2:Tasaruf kültürünün azalması: Ayağını yorgana göre uzat nasihati ilkokul çocuklarının atasözleri kitabında güzel dururken hafıza formatlarından silinmiş olduğu için yapılan abartılı harcamalar neticesinde hele icra takibi de başlamışsa, aile içinde münakaşalar başlıyor ve bu çocukları da etkileyerek ya aile faciasına, ya da boşanmalar ile neticeleniyor.

3: Tembellik artışı: Bazı ailelerin daha çok yardım almaya endeksli yaşam biçimi benimsemeleri ile kocanın tam değil de durumdan vaziyet çıkararak yarım yamalak çalışması ve bu tutumla da tembelliğe alışması,  ailede sıkıntılı durumlara ve bu yüzden tartışmaların doğmasına sebep olmaktadır.

Bu durumda evin hanımı bu adam zaten koyuvermiş işin ucunu, bundan bize fayda yok şeklinde düşünerek, çalışırım çocuklarıma da bakarım düşüncesiyle boşanmak istiyor.

4: Biriken sorunlar çözülemiyor: İş iplerin kopma noktasına geldiğinde aile büyükleri de sorunu çözmekte genellikle başarısız oluyorlar. Çünkü mesele tedavisinin zor olacağı kronikleşmiş bir safhaya gelmiş oluyor.

5: İkna etme zorluğu: Sorunun bağlar kopmadan halledilmesinin zorluğu ise artık kimse kimseyi dinlemiyor sıkıntısından kaynaklanıyor. Evet, artık insanları ikna etmek çok zorlaştı. Herkes ben işimi bilirim havasında.

  Şu çok ucuz ben biliyorum egosu var genellikle günümüz insanında.

Bakıyoruz insanlar ne söz dinliyor ne nasihat.

 Bu durumda da sorunlu ailelerin yakınları meseleyi halletmekte çoğunlukla başarılı olamıyorlar.

 

ÇÖZÜM: Abartılı harcama ve tüketim kültüründen kendimiz uzak durduğumuz gibi, çocuklarımıza da mantıklı ve gereğine göre harcama alışkanlığı kazandırmalıyız. Başkalarının ne aldığı, yediği, içtiği bizi ilgilendirmemeli.

Özgür insan budur!

Eskiden gerek ailedeki, gerek komşudaki, gerek köydeki etkili büyüklerin lafı dinlenirdi… İşte sana arabulucu.

İşte yeniden ‘' bu kültürü yaşatmalıyız ki'' sorunlarımızı konuşarak halledelim.

Her şeyden önce bir Yeşilaycı olarak şunu söylemek isterim: Özgür, özgüvenini kazanmış evlatlar yetiştirelim. Çalışmaya aşina ve işinin sorumluluğunu idrak eden evlatlar yetiştirtelim. Özgüvenini kazanmış insan o bahsettiğimiz reklam kültüründen de etkilenmez, kimin kaç model otomobilinin olduğu ile de, kimin nasıl giyindiği ile de, kimin nasıl yaşadığı ile de,  bilmem kimin sigara ya da içki içtiği ile de çok ilgilenmez ve etkilenmez.

Çünkü o özgür düşünceye sahip birey olarak kendi işine bakar.

 

 Tabiatıyla nerede hangi adımı atacağının muhakemesini kazanmış olduğu özgüven kültürü ile daha akıllıca belirler. 



Bu Haber 508 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI