10 Haziran 2017 Pazar
ARİF TAKICI
Aç Gözlülük

İnsanların var oluşundan bu yana aç gözlülük insanın en zayıf zaafıdır.

Bu manada gösterilecek zafiyet birey ile sınırlı olduğu durumlarda belki ki toplumsal alanda çok etkili sorunlar çıkartmayabilir

Fakat bu durum küresel bir sorun halini aldığında sosyal travma ve patlamalar yaşanmasına, göçlere ya da savaşlara sebebiyet verebilecek boyutlara ulaşabiliyor.

Tarih bu konuya dair çok örneklerle dolu.

İçinde yaşadığımız zaman diliminde Dünya işte bu minvalde sorunlarla karşı karşıya.

Gelişmiş ülkelerin aç gözlülüğü ve doymak bilmeyen nefisleri, yoksul ya da az gelişmiş ülke r de tüketimi teşvik etmeleri, yine bu ülkelerde başta mezhepsel gerginlikler olmak üzere sorunları körükleyerek savaşlar çıkmasını tetikleyip böylece sorun çıkardıkları bölgelere dünya kadar silah satarak kendi sermayelerini güçlendirirken, sorunlu bölgelerde yaşayan halkların sefalete sürüklendikleri bir zaman diliminde yaşıyoruz.

Çok yakın zamana kadar Amerika'daki ikiz kulelerle ilgili Suudi Arabistan'ı suçlayan Taramp, geçtiğimiz günlerde gidip o ülkeye 150 milyarlar dolarlık silah satışına imza attırdı.

Yahudi ve Siyonist sermayesi dünyada savaşları ve silah satışını şimdiye kadar olduğundan kat be kat fazla teşvik etmek için elinden geleni fazlasıyla yapmaktadır.

Böyle bir durumda bizim kendi savunma sanayimizi güçlendirmekte çok daha ileri düzeye çıkmamız her zamankinden fazla önem arz etmektedir.

İslam ülkelerinde birlik beraberliğin zayıf olması, mezhepsel sorunların körüklenmesini idrak edememeleri ve bu oyanları bozacak ortak aklı ve ruhu ortaya koyamamaları çok ağır travmaların yaşanmasına sebebiyet vermektedir.

Emperyalist güçlerin birinci dünya savaşında Osmanlıyı yok edip halifeliği kaldırmaları ve cetvellerle uydu devletçikler kurdurarak ve de İslam ülkeleri arasında maneviyat ve koordine eksikliğini sağlayarak hem orta doğu ve Asya'yı, hem de Türkiye'yi buhranların yaşandığı bir coğrafya haline getirdikleri malumdur.

Maalesef birinci dünya savaşı ve ardından emperyalistlerin hayata geçirdikleri aç gözlülük karşısında orta doğu ülkeleri ve yöneticileri hala akıllarını başlarına alabilmiş değildir.

Emperyalist ülkelerin bu açgözlülüğü ve Birleşmiş Milletler Teşkilatının ise ülkeler arasındaki hiçbir sorunu çözememesi şimdilik taşeron savaşlarının ve yoğun derecede göçlerin doğmasına sebebiyet vermiştir.

Ancak bilinmelidir ki, hem küresel ısınma nedeni ile ortaya çıkacak kuraklık ve açlık, hem de terör örgütleri taşeron olarak kullanılarak kışkırtılan savaşlar bu sorunları dünyanın başına bela eden ülkeleri de vuracaktır.

Birleşmiş Milletler Örgütü ise bu durumlar karşısında güven verici hiçbir argümana sahip değildir.

Bu örgüt ya kaldırılmalı, ya da işlevsel bir hale getirilmelidir. AmA bu iyimser düşüncemin gerçekleşmesine örgüte çöreklenmiş veto yetki ayrıcalıklı güçler tarafından asla izin verilmeyeceğini biliyorum.

 

Bu arada birinci Dünya savaşında Osmanlı'ya hainlik yapmayan şimdiki Katar Emirinin dedesini anımsamak ve mevcut Katar emirinin de bir Türk dostu olduğunu kaydetmek lazım geldiğini, şu sıralar ise bir çok şeytani planları sahaya sürerek Katar'ın izole edildiğini bilmek ve siyasetimizi buna göre biçimlendirmek durumundayız.



Bu Haber 353 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI