19 Ağustos 2017 Pazar
ARİF TAKICI
Dünya İnsani Yardım Günü

Dünya insani yardım günü 2003 yılında 19 ağustosta Bağdat'ta Birleşmiş milletler merkezinin bombalanması ve 22 Birleşmiş milletler mensubunun ölümünü anma amacıyla düzenlenmektedir.

 Bu anma dünya da savaş ve doğal afet mensuplarına yardım ulaştırmak için hayatlarını tehlikeye atanları onurlandırmak için Birleşmiş Milletler teşkilatınca her yıl tertip edilmekte olup, üye ülkelerin çoğunluğunda her yılın 19 ağustosu anma etkinliği yapılmaktadır.

  Şu bir gerçek… Türkiye gerek savaş bölgelerinde, gerek doğal afet bölgelerinde, gerekse kuraklık ve açlık mağduriyeti içerisinde olan yerlerde en fazla insani yardım yapan bir ülkedir.

 2016 raporuna göre Türkiye Amerika'dan sonra dünyada en çok insani yardım yapan ülkedir.

  Yani, dünyada yapılan insani yardımın onda biri ülkemiz tarafından gerçekleşmektedir.

    Ülkemiz geçtiğimiz yıl milli gelirinin 0,37 sini insani yardım için ayırmıştır.

O pek çok insanlıktan bahseden ve mazlum milletlerin hazinelerini, değerli madenlerini sömürmüş olan Avrupa birliği insani yardım sıralamasında ülkemizden sonra gelmektedir.

  Ülkemiz dünyanın dört bir tarafına yardım ederken diğer taraftan bu güne kadar sadece Suriyeli sığınmacılara 11 milyar harcamıştır.

 Ne yazık ki uluslar arsı kuruluşların Türkiye'nin bu fedakArlığına katkısı sadece 512 milyon lira olmuştur.

İnanın gelişmiş ülkeler halkları çok değil, lüks harcamalarından Yüzde 0,25 kesseler, israf etmeyip önledikleri israftan oluşan kaynağın payından sadece yüzde beş ayırsalar, bu tasarruf ile mağdur olan insanlara el uzatsalar, dünya da açlık ve susuzluğun önüne geçmiş olunur.

     Bazılarınca önce kendimizi düşünelim, biz o kadar yardımı niye yapalım ki diye fikir yürütülebilir, yürütülmektedir.

  Böyle düşünenlerin haklı oldukları taraflar da olabilir.

 Ancak acı olayların ve zorlukların ne zaman nerede kimin başına geleceğinin bilinemeyeceğini ve herkesin başına gelebileceğini de akıldan çıkarmamak lazım.

 Nitekim birinci dünya savaşında dar günlerimizde Hindistan, Pakistan, Bangladeş ve daha bir ülke Müslümanlarının bize yardım gönderdiğini, hatta bu yardımların içerisinde kadınların kara günleri için beklettiği kollarındaki bileziklerinde olduğunu, Kurtuluş savaşında Sovyet Rusya'nın bile bize yardım ettiğini de göz önünde bulundurmak lazım.

  İş Bankasının bile Pakistanlı kardeşlerimizin gönderdiği yardımla kurulduğunu hatırlamak lazım.

  Bu bakımdan, milli gelirin seviyesine göre makul insani yardımlar yapmanın bize zarar vereceğini iddia etmek çok makul olmasa gerektir

  Devletimizin vatandaşlarımıza vakıf, fon aracılığıyla yaptığı yardımları insanlar tembelleşiyor diyerek eleştiren vatandaşlarımız vardır.

   Doğrudur, bazen suiistimal ediliyordur belki bazı vatandaşlarca.

 Ama inanın eski seneler kadar suiistimal edilmemekte, fon idareleri çok eleyip sıkı dokumakta ve yardım öncesi denetimlerini yerinde titizlikle yapmaktadırlar.

 Ekonomik durumu müsait olup param azalır, ya da bana ne,  o da benim gibi çalışıp kazansaydı diye düşünenler hatalı tutum izlemekledirler.

Böyle düşünenlere mezarlıkların bir zamanlar zengin şaşalı hayat yaşarken fakirliğe duçar olup ölen insanlarla dolu olduğunu hatırlatmak isterim.

  Yardım etmek serveti azaltmaz… Tam aksine bereketin çoğalmasına ve servetin artmasına vesile olur.

  Belaların define vesile olur.

 Toplumda barış ve sevginin inşasına vesile olur.

 

 Kıskançlık, kin ve hasetliğin azalmasına vesile olur.



Bu Haber 291 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI