9 Eylül 2017 Pazar
ARİF TAKICI
İdrak Zayıflığı

 İdraksizliğin tavan yaptığı İslam coğrafyasında sıkıntıların, ağıtların göğe yükseldiği bir süreci üzüntü ile müşahede etmekteyiz.

  İdrak zayıflığı İslam ülkelerini gelişmiş ülkelerin böl parçala yönet planlarına uygun hale getirmektedir.

   Bazı İslam ülkelerinin liderleri ise idrak zayıflığından daha da ileri idrak körlüğü sergilemekte kendilerini sömüren ülkenin adeta uydusu haline gelmekte tabiri caizse sekreterliğini yapmaktadırlar.

 Bu yüzden İslam coğrafyasında kan ve gözyaşı bir türlü dinmemektedir.

  Cumhurbaşkanımız bu manada liderlik vasfı sergilemekte, ancak ne yazık ki kendi içimizde işi particiliğe ingirdemek suretiyle Cumhurbaşkanının liderlik performansı diktatörlük gibi telakki edilerek, hatta Cumhurbaşkanı dış ülkelerde şikAyet edilerek içimizi oymaya çalışanların ekmeğine yağ sürülmektedir.

 Bu siyaset ya da politika değil, sakat bir tutumdur!

   Bakın bizi iyice hedef tahtası yapan Almanya'ya… O ülkede iç siyasette didişen politikacılar dış politika konu olduğunda nasıl birlik içerisinde olabiliyorlar!

  Bizdeki muhalefet partileri ise Devlet sırlarını dış ülkelere açık seçik beyan etmeyi, halkın oyladığı anayasayı kabul etmemeye dış ülkelerde destek aramayı ve ikide bir ülkemiz idaresini dışarıya şikAyet etmeyi makul bir politika gibi görüyorlar.

  Bu idrak zayıflığı değilse nedir?

   İdrak zayıflığı sadece İslam ülkeleri ya da bizim politikacılarımızda değil, politikacılara yetki veren halkta, bizde de var bittabi!

  Medeni ve çağdaş bir insan gibi yaşama idrakinden uzağız!

   Daha da önemlisi Müslümanlıktan dem vurup Müslüman gibi yaşamak idrakinden uzağız. 

   Müslümanlığımıza kimseye laf söyletmeyiz de… Yalan söylemeyi, dedikoduyu, başkalarının hakkını çiğnemeyi, sokakları ortak sosyal alanları pisletmeyi, gürültü yapmayı korna çalmayı başkalarını rahatsız etmeyi sanki normal bir şeymiş gibi görüp,  tüm bunlar için kendimizde mantık kalıplarına sığmayan bir özgürlük alanı icat ederiz.

    Ve tedaviye muhtaç bu idrak hastalığımızı da asla kabul etmez, üstüne üstlük idraksizliğimizi hatırlatanlara kızmayı da bir üstünlük görürüz.

  Hani ben hiçbir lafın altında kalmam meselesi.

  Hani sen benim kim olduğumu biliyor musun meselesi.

  Hani ağzının payını verdim meselesi.

  Hani ben her şeyi bilirim meselesi.

Anlayın işte canım…. Anlamadığı halde anladım zanneden, egosunun ve nefsinin kibirliğine teslim olmuş ların meselesi. 

  Yani cehaleti yüzünden akan şahısların meselesi.

 

   Hani diyor ya fikir insanı:

Akıl ile halleri izlemekten yoruldum.

Ben diyen dilleri dinlemekten yoruldum.

Bilgi cahilin eline düşmüş.

 

Anlamadan bildim diyenlerden yoruldum.



Bu Haber 392 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI