4 Kasım 2017 Pazar
ARİF TAKICI
Benlik Duygusu

Ben demeyi çok severiz. Ancak biz demenin kıymetini bilmekten yoksun geçen yıllar,  sorunsallığı biriktirir ve baş edilemez kılar çoğunlukla.

  Ne güzel demiş düşünen:

     Akıl ile halleri izlemekten yoruldum. Ben diyen dilleri dinlemekten yoruldum. Bilgi cahilin eline düşmüş, anlamadan bildim diyenlerden yoruldum.

  Ben ve sen… HAlbuki sen ve ben, biziz!

   Biz olmaktan korkarız her nedense çoğunlukla. Sürekli kuşkucu oluruz bu hususta.

   HAlbuki birlikte ferahlık, ayrılıkta azap vardır.

     Benlik duygusu mutsuzluk hastalığı ve şükür süz olmayı da tetikler çok zaman.

       Günümüz insanının ruh sağlığının bozulmasına eskiye kıyasla daha fazla sebebiyet verdiğini görüyoruz benlik ve şükürsüzlüğün.

 

    Şükürsüzlük demişken… Sahi, ne kadar az şükrediyor ve tatminsizliğin cenderesinde bocalıyoruz.

    Kalabalıklar içerisinde ne kadar da yalnızız.

    HAlbuki şükredeceğimiz ve bizi mutlu edecek o kadar sebep var ki!

    Sabah kalktığımızda şöyle bir bakalım şükür ve mutluluğumuza vesile olacak hususlara:

     Uyandınız mı? Peki, günaydın.

      Uyanamayabilirdiniz, uyandınız….    Şükür!

       Nefes alıyorsunuz… Alamayabilirdiniz, şükür.

       Karnınızı doyurdunuz… Doyuramayabilirdiniz, şükür.

        Felç olabilir, burundan mamayla beslenebilirdiniz… Ama karnınızı lokmalarınızı çiğneyerek doyurdunuz, şükür.

          Aile fertleriniz le selamlaştınız… Selamlaşamayabilirdiniz, şükür.

      O günkü rızkınız var… Aç kalabilirdiniz, şükür.

    İçmeye suyunuz var… Olmayabilirdi, şükür.

     İşinize gittiniz… İşiniz olmayabilirdi, şükür.

    Çocuklarınız var… Olmayabilirdi, şükür.

   Müslümansınız… Olmayabilirdiniz, şükür.

  Yürüyorsunuz… Yürüyemeyebilirdiniz, şükür.

  Görüyorsunuz… Göremeyebilirdiniz, şükür.

   Duyuyorsunuz… Duyamayabilirdiniz, şükür.

   Konuşuyorsunuz… Konuşamayabilirdiniz, şükür.

  Koklayabiliyorsunuz… Koklamayabilirdiniz.

  Vatanınız var… Olmayabilirdi, şükür.

  Vatanınız bağımsız… Olmayabilirdi, şükür.

   Vatanınız savaşta değil… Olabilirdi, şükür.

   Vatanınız kaç kez ve en son 15 Temmuzda işgal edilmeye kalkışıldı… Kahramanlık destanı yazarak kurtardınız, şükür.

  Yaşıyorsunuz… Yaşamayabilirdiniz, şükür.

   Bunlardan başka burada belki benim sayamadığım şükretmenize vesile olacak onlarca sebep vardır.

  Tüm bunların bir kısmına sahip olmak bile ne büyük nimettir,  değil mi?

    Hiç tasalanmayın… İyisiniz, iyi!

    Tabi ki hayatın nizamı için çabalayacağız. Ancak olabilene şükredip olamayana kader diyerek mutlu olmak mümkün iken ne diye içimizi kemiren nedenlerin cenderesinde mutsuzluk peyda edelim?

 

   Haa… Olumlu düşünmek… Affetmek… Merhamet etmek… İyilik etmek, mutluluk iksiridir, biliyorsunuz.  



Bu Haber 313 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI