19 Ocak 2018 Pazar
İSMAİL SARI
ABD ve AB Ülkelerine Bir Kör Teşekkür Borcumuz Var

Kültürü zengin, toprağı zengin, insanı zengin olan bir milletiz de zenginliklerimizi gün yüzüne çıkartarak kullanma becerimiz zayıflatılmış. Becerimiz zayıf diyemiyorum, çünkü biz, becerikli de bir milletiz.

Kültür zenginliklerimizden birisi olan “Atasözlerimizden” bir tanesi, bu günkü yazıma öznelik yapacaktır. Şöyle söylemiş Atalarımız: “Kötü komşu, insanı etek-tekne sahibi yapar.”

Hazır yaşama alışkanlığı olan bazı insanlar, birçok ihtiyacını koru-komşudan temin ederek giderir. Çoğu zaman bıkkınlık veren bu alışkanlıklar, insanı yalan söylemeye zorlar. Nasreddin Hoca'nın başına geldiği gibi. Hoca, komşusunun sık sık eşek istemesinden rahatsız olduğu için bir defasında, “Eşek evde yok, otlaktan gelmedi,” deyivermiş. Tam o sırada eşek ahırda anırmaya başlamasın mı? Komşu kulakları kepçelemiş ve; “Hoca, eşek ahırda ya; sana yalan söylemek yakışır mı?” deyince, Hoca; “Bana inanmıyorsun da eşeğe mi inanıyorsun?” demiş.

Bazı uyanık devletler de, para kazanmak için bizim gibi bazı devletleri hazırcılığa alıştırmışlar. “Biz üretiyoruz, size de uygun fiyata veriyoruz.  Siz üretmekle ne uğraşacaksınız?” diyerek yıllarca uyutmuşlar ve devam da ediyorlar. İşlerine geldiği zaman, istedikleri malı veriyorlar. Bizim için gerekli olduğu zaman bizim istediğimiz malı vermiyorlar. Taaa ki, Recep Tayyip Erdoğan gibi bir yiğit çıkıp da;”Hep sizin dediğiniz gibi olmaz. Hem sizin dediğiniz, hem de bizim istediğimiz gibi ‘Kazan kazan' prensibine göre olacak, ”deyince; kıyameti başına yıkmaya çalışıyorlar.

Suriye olaylara başlayınca Nato müttefiklerimiz olan ülkeler, Güney sınırlarımıza Füze savunma sistemleri (patriotlar) kurmuşlardı. Tehlike büyüyünce, ABD ve AB ülkeleri aleyhine gelişmeler olunca sistemleri alıp kaçtılar. Ne Nato müttefiki kaldı, ne stratejik ortaklık kaldı, ne anlaşmalar kaldı. Paramızla almak isteyince vermediler. Rusya'dan almak isteyince anlaşmalar, Nato ve ortaklıkları hatırlatmaya başladılar. Bunun adı, KÖTÜ KOMŞULUK'tur. Bizi uyardılar, kıpırdanmaya başladık. Kendi Ordu'muzun ihtiyaçlarından epeyisini yapar hale geldik. Yaptıkça güçlendik. Güçlendikçe cesaret kazandık. Cesaretler öyle gelişti ki, silahsız güçler, silahları susturur oldu.

Başkomutan, dünyaya seslenmeye başladı.  Dünya, kulak verir oldu. Ne demiş atalarımız; “Boğayı böğürttüren, daşâ€¦larıdır.” Tenezzül siyasetinden TEFEKKÜL siyasetine geçtik. Güçsüzlere kefil olma, riskler alabilme gücü ve cesareti kazandık. Kendi siyasetimizi kurabilir hale geldikten sonra bölge siyasetine yön vermeye ve dünya siyasetinde söz sahibi olmaya başladık. Şimdi ben nasıl demeyeyeyim; “Kötü komşu, bizi elek-tekne sahibi yaptı” diye. Bu kötü komşular, bir kör teşekkürü hak etmedi mi?

Kör teşekkür ifadesini kullanmamın nedeni; teşekkür edilirken karşılıklı yüz yüze bakılır ve gülümsenir. Kör teşekkürde yüz ve gözler yan tarafa çevrilerek karşıki dağlara bakılır. İsteksizlik ve fakat zorunluluk belli edilir. Karşı tarafın kötü niyetine karşılık zoraki iyilik olmuştur. Buna karşı yapılan teşekkür, hakaret amaçlıdır.

 

Saygı, sevgi ve selamlarımla…



Bu Haber 758 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI