6 Mart 2018 Pazar
ŞÜKRÜ KARAMAN
Emekli Pinpon Oynar mıydı?

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Genel Başkanı Kazım Ergün'ün zam konusundaki açıklaması hayli ilginç,  o kadar da doğru.

TÜED Başkanı, 10 milyonu aşkın emeklinin Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) insafına terk edildiğini vurgulayarak, kurumun emekliye fazla zam vermemek için enflasyonu düşük çıkardığını ifade etmiş. Başkan Ergün, Uluslararası Para Fonu'nun ( IMF) isteği ile önceki sistemin değiştirilerek, emekli aleyhine olan mevcut uygulamanın hayata geçirildiğini belirtmiş. 

Bilindiği üzere, 1999 yılından bu yana işçi ve BağKur emekli aylıklarında her 6 ayda bir TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranı kadar artış yapılıyor.  Emekli, aylıklara çarşı pazar fiyatlarına uygun olmayan oranlarda zam yapıldığı gerekçesiyle 19 yıldan bu yana uygulanan sistemden yakınıyor. Yani, dar ve sabit gelirli kitle, TÜİK'in açıkladığı enflasyonun günlük hayattaki rakamlarla uyuşmadığını yıllardır dile getiriyor. Aylıklardaki artışların satın alma güçlerini koruyamadığı gibi, düşürdüğünü her yerde söylüyor, anlatmaya çalışıyor. Ne ki feryatları gerekli yerlere ulaşamıyor.  

 1999 yılına dek emekli aylıklarına memur maaş ve gösterge katsayısına göre zam yapılırken, bu yıldan sonra 6 aylık enflasyona endekslenmesi yüksek aylıklara yüksek zam, düşük aylıklara düşük zam uygulamasını oluşturdu. Başka bir ifadeyle, 1999'dan bu yana işçi ve BağKur emeklilerinin aylıklarında farklı tutarlarda artış oluyor.  Düşük miktardaki aylıklarla geçinmeye çalışan milyonlarca emekli arasında bu uygulamadan ötürü ayrımcılık oluşuyor. Her nedense, o kadar çağrıya, taleplere karşın 6 aylık enflasyon artışı uygulamasına bir türlü son verilmedi.

Başkan Kazım Ergün, “Ne yazık ki IMF'nin 19 yıl önce emeklilerimize dayattığı zam sistemi hala devam ediyor. 10 milyondan fazla emekli IMF'den kurtulamadı” diyerek ilginç saptamada bulunmuş. Sayın Başkan bu denli iddialı sözlerinde, IMF konusunda.

Aslında yanlış da söylemiyor IMF hakkında. Bir zamanlar Türk ekonomisi IMF'nin talepleri, önerileri ile şekillenir, bütçe ona göre belirlenirdi. Memura, işçiye, emekliye, esnafa verilecek zamma bile karışırdı. Yani emekçi kesime hep cimriydi IMF. Yüksek zam gündeme geldiğinde, “sakın ha, yüksek zam mali disiplini bozar, aramızdaki anlaşmaya aykırı” mealindeki sözüm ona uyarılarıyla dar gelirli kitlenin alacağı paraya engel olurdu.

“ IMF'ye artık muhtaç olmadığımız, borcumuz bulunmadığımız” yönünde açıklamalar devlet büyüklerimiz tarafından sıklıkla açıklanıyor. Eh o zaman TÜED Başkanı'nın dile getirdiği gibi IMF'nin önerisiyle hayata geçirilen 6 aylık zam uygulaması sisteminden vazgeçilmesi gerekmez mi?

Sadece IMF'ye yüklenmemiş sayın Başkan. Enflasyon oranlarını açıklayan TÜİK de payını almış eleştirilerinden. Sırf düşük oranlı zam yapılsın diye enflasyonun kasıtlı olarak eksik çıkarıldığını, emeklinin TÜİK'in insafına  bırakıldığını,  kurumun özerk olmadığını dile getirmiş TÜED'in Başkanı.

Başkan Ergün'ün TÜİK'e yönelttiği eleştiriler de son derece isabetli. Niye derseniz, TÜİK bir süre önce zorunlu harcamalarla hiç bağlantısı olmadığı halde enflasyon sepetine emeklinin görse tanıyamayacağı pinpon topunu dahil ederek, kamuoyunu oldukça şaşırtmıştı. Enflasyon sepetinde pinpon topunun ne işi vardı Allah aşkına? Emekli aylığınla gül gibi geçindi de sıra pinpon oynamaya mı gelmişti ? 

Tam bir komediydi . Bırakın pinpon oynamayı, çoğunluğu 900 ile bin 700 lira arasında aylık alan emekli temel harcamalarını karşılamakta zorlanıyor. Pinpon topunu görse ne olduğunu bilemez.

TÜED Başkanı Kazım Ergün'ün de işaret ettiği gibi, emekli ve kamuoyunun yoğun tepkisi üzerine pinpon topu enflasyon sepetinden çıkarıldı neyse ki. Yani, enflasyonun belirlenmesinde dikkate alınmıyor. Yanlıştan dönüldü.

Aslında,  zam sisteminin değiştirilmesinin yanı sıra, yeni intibak yasasının çıkarılması, sağlık hizmetlerinden alınan katkı paylarının kaldırılması konusunda  TÜED'e önemli görev düşüyor. En çok üyeye sahip olmanın sorumluluğundan hareketle, siyasi iktidar üzerinde bu başlıklar için baskı kurması gerekiyor. Hem de bıkmadan, usanmadan, yılmadan.

“Kapıdan kovarlarsa, bacadan girer” örneği gibi sivil toplum örgütü, dolayısıyla baskı grubu olduğunu Hükümet üzerinde hissettirmek, emeklinin çözüm beklediği sorunlara katkıda bulunmak öncelikli ve vazgeçemeyeceği görev.

 

Gazetelere, televizyonlara açıklamada bulunmak, bilinen sorunları yeniden anımsatmak iyi güzel bir yaklaşım. Ancak, üyesi olsun olmasın emekli sonuç almasını da bekliyor TÜED'den.



Bu Haber 276 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI