6 Mart 2018 Pazar
ŞÜKRÜ KARAMAN
Yüksek Vergi Ücretleri Aşındırıyor

Çift haneli enflasyondan ötürü ücretleri aşınmaya başlayan çalışan kesim, vergi düzenlemesinden de umduğunu bulamadı.

Enflasyonun yüksek düzeyde seyretmesi, işçi, memur ve emekli maaşlarını şimdiden eritmeye  başladı. Hayat pahalılığı bu düzeyde sürerse, çalışan ve emekli aylığına yılbaşında yapılan zam temmuz ayına varmadan tamamıyla eriyecek. Yılın ikinci yarı zammı için temmuz ayını gözleyen milyonlarca iktisaden geri kalmış kitle beş ayın enflasyon rakamını bekliyor.

Çalışan kesimin en büyük beklentisi ücretler üzerindeki vergi yükünün azaltılmasıydı. Ne var ki  düzenleme asgari ücretle sınırlandırıldı. Asgari ücrette yapılacak düzenleme sadece bekar ve çocuksuz işçiyi kapsıyor. Evli, çocuklu asgari ücretli işçi, vergi kesintilerinden ötürü yılbaşında aldığı ücreti aralık ayında alamıyor.

Gelir tarifesine göre 14 bin 800 liraya kadar olan gelir için yüzde 15 oranında vergi ödeniyor. Yılbaşından itibaren ele geçen ücretin 14 bin 800 lirayı aşması durumunda çalışanların ödeyecekleri  vergi dilimi yüzde 20'ye çıkıyor. 14 bin 800 lira ile 34 bin lira arası geliri olanlar için gelir vergisi tarifesi yüzde 20. Bu aralıkta ücret alanlar daha fazla vergi ödeyecek.

Türk-İş'in hesaplamalarına göre, ocakta net 2 bin 500 lira alan çalışanın ücreti aralık ayında vergi kesintilerinden dolayı 350 lira azalıyor. Yıllardır çalışanlar üzerindeki vergi yükünün azaltılmasını talep eden Türk-İş, çok kazanandan çok, az kazanandan düşük vergi alınmasını dile getiriyor.  Ancak bu konuda düşük ücretliler lehine olacak düzenleme hayata geçirilemedi.

Aslında  emekçiler ödediği vergilerle yıllardır şampiyonluğu kaptırmıyor. Sırtlarındaki ağır vergi yükünden yakınmalarına karşın, adalet bir türlü sağlanamıyor.

Gelir ve kazanç üzerinden alınan verginin yaklaşık üçte ikisi ücretliler tarafından ödeniyor. Gelir vergisi tebliğine göre işçi ve memurun  bu yıl da şampiyonluğu kimseye bırakmayacağı kesin.  Tebliğle çalışanlar erken aylarda üst vergi dilimine girecek, maaş ve ücretlerinde önemli miktarda azalma olacak.

Yani vergi adaletsizliği sürüyor,  mevcut durum emekçinin aleyhine devam ediyor. Ücretliler üzerindeki ağır vergi yükü, büyük ölçüde vergi ödemesi gerekenlerin yükümlülüklerinden kaçınmalarından kaynaklanıyor. Ülkemizde gelir vergisi mükelleflerinin çoğunluğu çalışanlardan  oluşuyor. Türkiye'de işçi ve memur gelir vergisini neredeyse tek başına sırtlıyor. Gelir vergisinin yüzde 67'si ücretliler, yani emekçiler tarafından ödeniyor.

Ne acıdır ki, ticari ve serbest kazanç sahiplerinin önemli bir bölümü vergi mükellefi değil, yani vergisini ödemiyor,deyim yerinde ise vergi kaçırıyor. Ücreti ve maaşından başka gelişir kaynağı bulunmayan işçi ve memur diğer yükümlülerden 3-4 kat daha fazla vergi ödüyor.

Anayasada ‘'herkesten mali gücüne göre vergi alınır'' denilmesine karşın,   emekçilerden daha fazla vergi kesintisi yapılıyor. Yıllardır bu adaletsizliği haykıran Türk-İş, doğrudan ve dolaylı vergilerin en büyük

ödeyicisi işçi ve memurun, işverenlerle aynı oranlarda vergilendirilmesinin  büyük haksızlık olduğunu her yerde ifade ediyor.

Türk-İş,  asgari ücretli bir işçinin bile yılbaşında aldığı net ücret tutarını yıl sonunda alamadığı, vergi diliminden dolayı net ücretinin düştüğünü vurguluyor.

OECD  de (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü)  Türkiye'de çalışanlar üzerindeki vergi yükünün ağır olduğunu raporlarıyla açıklıyor. OECD , ücretliler üzerindeki vergi yükünün giderek arttığını da raporlarında belirtiyor.

Gerek çalışanların gerek işçi konfederasyonlarının gerek diğer sivil toplum kuruluşlarının yıllardır ücretliler aleyhine olan bu durumdan yakınmalarına, adaletsizliğin giderilmesine yönelik  girişimlerine, taleplerine karşın bu konuda olumlu bir adım atılabilmiş değil.

 

 Olumsuz tablonun ortadan kaldırılması için, öncelikle emek üzerindeki vergi yükü azaltılmalı, verginin geniş kitlelere adil şekilde dağılımı sağlanmalı.  Radikal şekilde gerçekleştirilecek reformla ücretliler aleyhindeki  mevcut  yapı değiştirilebilir, ücretlilerin rahat nefes alması sağlanabilir. İşçiden, memurdan, asgari ücretliden kısaca emeği ile geçinen dar gelirli kitleden yüksek vergi almak yerine, kayıt dışı faaliyette bulunan, vergisini kaçıranlar üzerine kararlılıkla gidilmesi, bu kesimden vergi alınması halinde mevcut adaletsizliğin ortadan kaldırılması olası.



Bu Haber 519 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI