30 Aralık 2009 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Ordu'yu Ünye ile Fatsa kurdu, ama...
musakiroglu@mynet.com

24 Aralık'ta bu köşemdeki “İl Kültür Müdürü, Ordu kelimesinden başka kelime bilmiyor mu?” başlıklı yazımın içinde Ordu vilayetinin, Ünye ile Fatsa'nın Samsun'dan alınıp, Ordu'ya bağlanması sonucu kurulduğuna dikkat çekmiştim.

Bu yazım üzerine aldığım çok sayıda telefon ve mesaj gösteriyor ki, işin bu noktasında önemli ölçüde bilgi kirliliği ve bilgi eksikliği var.

Bu konuda bir daha yazmak, Ünye ile Fatsa'ya yaşatılan yanlışlığa, haksızlığa ve oyunlara dikkat çekmek istiyorum.

TBMM'nin açıldığı 1920 yılında Ordu ile Giresun kaza (ilçe) olarak Trabzon Sancağına, Ünye ile Fatsa da Samsun Canik Sancağı'na bağlıydı. (O yıllarda vilayete sancak deniliyordu)

1920 yılındaki yeni idari yapılanma sırasında Meclis İçişleri Komisyonu'nda Tirebolu, Görele ve Ordu kaza olarak Giresun'a bağlanmış, Giresun'un ayrı bir vilayet yapılması kararı alınmıştı.

O sırada Şarkikarahisar (Şebinkarahisar) milletvekili olarak Meclis'te bulunan ve aslen Mesudiyeli olan Serdarzade Mustafa Bey'in önderliğinde verilen zorlu ve hummalı mücadeleler 1921'e kadar sürdü.

Serdarzade Mustafa Bey Ordu'nun ayrı bir vilayet olması için çalışıyordu. Ancak Ordu'nun vilayet olması için yeterli miktarda kaza (ilçe) yoktu. Bu işin olabilmesi için Fatsa ve Ünye'nin Samsun'dan ayrılıp Ordu'ya bağlanması şarttı.

Serdarzade Mustafa Bey, o sırada bir olmazı gerçekleştirdi ve 4 Nisan 1921 tarihinde Meclis'ten Ordu'nun vilayet kararını çıkartmayı başardı:

Resmi Gazete'nin 4 Nisan 1337 (1921) tarihli sayısında, “69 sayılı kanunla; Merkezi Ordu olmak üzere Canik Sancağı'na (Samsun) bağlı bulunan Fatsa ve Ünye kazalarının buradan alınıp, Ordu'ya bağlanması ve ilhakı suretiyle Ordu müstakil vilayeti kurulmuştur.” kararı çıktı.

Kararda da görüldüğü gibi Ordu vilayet olmayı baştan sona Fatsa'ya ve Ünye'ye borçludur. Kaldı ki o günün Fatsa'sı ve Ünye'si Ordu'dan her yönüyle çok ileride iki yerleşim merkeziyken çok büyük bir haksızlık yapılarak kendilerinden geri durumdaki bir yere, Ordu'ya kaza yapılmışlardır.

Bunu kabullenmek o günkü Ünye ve Fatsa ahalisine çok zor gelmiştir. Başlangıçta buna tepki gösterilmişse de, o günün Fatsa'sı ve Ünye'sinin ileri gelenlerinin bunun geçici bir bağlanma olduğunu söylemeleri tepkiyi yatıştırmıştır.

Bu ileri gelen Ünyeli ve Fatsalılar neden böyle söylemişlerdir.? Gerçekten böyle bir söz mü verilmiştir… Yoksa ortalığın karışmaması, sükuneti sağlamak üzere tamamen iyi niyetli olarak mı böyle söylemişlerdir… Ya da el altından Ordulularla gizli bir anlaşma mı yapmışlardır… İşin bu yanı ayrıca tartışılabilir.

O sırada her iki ilçenin halkına; Ünye ile Fatsa'nın bir süre sonra Ordu'dan ayrılacağı bu bölgede yeni bir vilayet kurulacağının söylenmesi bölgede o günden bu güne sürekli olarak bir vilayet beklentisine yol açmıştır.

İşin ilginç tarafı ise, Ünye ve Fatsa'nın vilayet beklentisi; zaman içinde bu iki ilçe arasında sürekli dedikodu yaratılarak, olmadık rekabet ve yarışlar uydurularak engellenmiş, zaman kaybettirilmiştir.

Gerek Ünye'de Fatsa'ya karşı, gerekse Fatsa'da Ünye'ye karşı yaratılan yapmacık husumet hiç eksik edilmemiş, bu iki ilçenin birbirine yan gözle bakması için ha bire bahaneler uydurulmuştur.

Şimdi soruyorum; Peki kim bunları yapıyor, bu iki ilçeyi sürekli birbirine kim düşürüyor?

Cevap: En çok kimin işine geliyorsa, işte bu çatışmayı o körüklüyor, iki ilçenin kardeşliğini ve birlikteliğini orası engelliyor.

Peki, en çok kimin işine geliyor bu çatışma ve çekişme? Zamanında Ünye ile Fatsa'nın omuzlarında neresi vilayet olmuşsa ve hala o omuzlarda neresi oturuyorsa, tabi ki orasının işine geliyor.

O halde asıl cevap bakın nedir? Bütün bunları yapan Ünye ile Fatsa'nın birlikte olmasından, birlikte ayrı bir vilayet kurmasını istemeyen Ordu'dan başkası değildir.

İşte Ünye ve Fatsa artık bu gerçeği görmeli, anlamalı… Geleceklerini başkasının oyunlarında heder etmekten kurtarmalıdırlar.

Görüyorsunuz insanların birçoğu fark etmeyip, görmese bile iki ilçe günbegün birleşiyor, tek bir şehir olmaya doğru hızla koşuyor.

Geriye akıllarda, beyinlerde bir olma, birlik olma kalıyor.

Artık Ünyeli, Fatsalı hiç kimse oyuna gelmesin her iki ilçenin ortak aklında, ortak menfaatinde ve ortak geleceğinde bir araya gelsin.

Çünkü hayatın gerçekleri böyle diyor, bunu gösteriyor.



Bu Haber 3177 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : CANİK Tarih : 22 Ocak 2010 / Pazar Üye Adı :M. Ufuk MİSTEPE
Sayın KIROĞLU, Konuya gösterdiğiniz hassasiyetten ötürü kutlarım. Çözüm; benim kanaatimce de Ünye - Fatsa'nın ortak vilâyet olarak teşkilinden geçer. Detayları http://unyezile.com/unsa.htm adresinden okumak mümkün. Yolumuz açık olsun...
Başlık : Ünye&Fatsa Tarih : 30 Aralık 2009 / Pazar Üye Adı :fikri Terzioglu
Sayin Kiroglu Yazilarinizi ilgiyle takip ediyorum, Ünye ve Fatsa'ya yapilan haksizligi kösenize tasiyip bizleri aydinlattiginiz icin tesekkür ediyorum. Bana göre artik is bir isim bulmaya kadar gelmistir, Ün-sa mi olur, ÜnFAT mi yada Ünye&Fatsa mi, gazetemiz ve sizlerin vasitasiyle önce bir isim bulunarak calisma yapilsa mücadelemizi bulunacak isim etrafinda yogunlasarak devam ettiremezmiyiz. Calismalarinizda basarilar dilerim. Saygilarimla.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI