9 Mart 2018 Pazar
İSMAİL SARI
Anamız Vatan, Babamız Devlet, Ordumuz Millet

“Bizim halkımız Alim değildir ama Ariftir.” Diyen şaire, bir defa daha hak verdim. Hiç ummadığımız, halk tabiri ile “Hiç adam yerine koymadığımız” insanlardan öyle sözler duyuyoruz, öyle davranışlar görüyoruz, öyle becerilere tanık oluyoruz ki, hayretimizi belirtmek için dudağımızı ısırıyoruz.

Yazıma “Başlık” yaptığım söz de, bu misilli bir söz. Bir televizyon haberinde bu sözü işittiğim zaman, bir söze baktım; hemen not aldım; bir de söyleyene baktım ve dudağımı ısırdım. Hakikaten halkımızın “ARİF” olduğunu bir defa daha görmüş olmanın rahatlığı ile kalemimi aldım elime ve yazıyorum.

Öncelikle “ALİM” ve “ARİF” kelimeleri arasındaki farkı, bir defa daha belirtmem lAzım. Daha önceki bir yazımda açıklamış olmam, burada tekrarlamam için bir engel değildir. Alim, eğitim-öğretim görerek bilgili olan kişi, Arif ise, halk kültürü ile kendisini yetiştirerek bilgin kişidir.

Yazımın başlığı olan sözü, Afrin'de mücadele veren Kahraman Mehmetciğimize destek için Kilis'e gelen gruplardan birinin içinden birisinin mikrofona konuşurken, uzaktan duyarak kaptığım ve fakat kimliğini alamadığım bir şahsın konuşmasından aldım. Uzak olduğum için ekrandaki görüntüsü ve sözlerini duyabildiğim şahsın şu cümlesi çok etkileyici idi. “Anamız Vatan, Babamız Devlet, Ordumuz Millet, aşkı ile yollara düştük ve Mehmetçiğimize destek için uzaklardan geldik.”

Bu söz beni niçin bu kadar fazla etkiledi; şimdi onu izah edeyim. Ana; doyuran, besleyen, büyüten ve varlığımızı borçlu olduğumuz en büyük güç kaynağımızdır. Vatanın ana olarak ifadesi o kadar çok isabetli ve doğru ki, daha fazla söze perek görmüyorum. Devlet, vatanla olunur, millet vatana muhtaçtır. Baba; koruyan, koordine eden, düzenli olarak yetişme imkAnlarını hazırlayarak en küçük toplum birimini ayakta tutarak devamını sağlayan değerli varlığımızdır. Devletin babaya benzetilmesi de çok isabetlidir. Ordu; dış düşmana karşı koruyucu, iç düşmanlar için güvence olan en büyük dayanağımızdır. Gereğinde milletin tamamı, ordu oluşturabileceği için doğrudan ordumuz denilmesi de çok isabetlidir. Bugünleri, ordu-millet el-ele ifadesi ve aynen de uygulanışını görerek yaşamamız en güzel örnektir.

Değerli Okuyucularım!

Yazımın başlığında ki ruhun, yeni neslimize her kademede ve özümseterek verilmesinin zorunlu olduğuna inanıyorum. Çok da önemsiyorum. Bu ruhun, millet olarak benliğimizde var olduğunu, 15 Temmuz 2016 olaylarında gördük, hem de şu anda Afrin olayında çok açık şekilde tanığı oluyoruz. Bu güzelliğimiz ve güçlü özelliğimiz sürekli canlı tutulmalı ve devamlılığı sağlanmalıdır.

 

Saygı, sevgi ve selamlarımla...



Bu Haber 371 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI