19 Mart 2018 Pazar
AYNUR ZEREN TAN
“Off” Deme Ağyar (Elalem) Duyar “Ohh” Der…

Çok eski bir Türk sözü, Ersin Şimşek arkadaşımdan öğrendim bu sözü. Eczanesine gelip giden yaşlı bir teyze söylermiş kızım, “off deme ağyar duyar da ohh der” diye hatırlatırmış kendisine. Yani “derdin varsa sakla söyleme, el alem duyunca, sevinir” anlamında ki bu söz en az yüzyıllık, belki de çok daha eski.

İnsanoğlu çeşit çeşit ve var olduğu günden buyana insani duygular hemen hemen aynı. ”İnsanoğlu çiğ süt emmiştir” sözü de bu fikrimizin en büyük destekçisi ve maalesef insanoğlunun bütün huyları medeniyet ne kadar gelişse de aynı şekillerde devam edebiliyor. Yeni değil bu duygular, bu sözlerin ortaya çıkışı da birçok insanlık tecrübeleri ile gerçekleşiyor.

Zamanında bu konuya benzer bir yazı yazmıştım hatta. Almanya da 2000 li yılların başında en çok satan kitabın ismi çok ilginçtir ki “Başkalarının Felaketinden Mutluluk Duymak” idi.

Başkalarının felaketinden duymak tabi ki köhnemiş bir beyin yapısının oluşumudur fakat var, yüzyıllardır var. Karşılığı da “başkalarının mutluluğunu, başarısını çekememek” olarak nitelersek, işte yukarıda ki söz mayalanmaya başlıyor, başarılı, mutlu, farklı, zengin, renkli yaşantısı olan birisinin yada birilerinin felaketine seviniliyor ve büyüklerimiz “derdini söyleme, el alem sevinir” diye nasihat edebiyatları aktarıyor bizlere

HİTİT TARİHİ İNSANLIK DUYGULARINI DA YAZMIŞTIR.

İnsanlık tarihinde o kadar çok olay var ki bu söze örnek özellikle Hitit Tarihinde. Onlar her şeyi ama her şeyi tanrılarına yazmak zorunda olduklarına inandıklarından yaşadıkları bütün olayları en ince ayrıntısına kadar yazmışlardır hatta insani duyguları da ve hatta bu gün çok göz ardı edilmeye çalışılan, büyücülük gibi konuları da yazmışlardır.

Büyücülük demişken, her insanın başına gelebilecek kötü olayları, kötü ruhları defetmek için büyü tarifleri bile yazmışlardır. Oysa insana gelen hemen her kötülüğün başında yine insan vardır ve o kötü insanlarla, kötü ruhlu insanlarla da baş edebilmek için, büyülere ilaçlara başvurmuşlar hepsini ayrıntılı bir şekilde yazarak günümüze kadar ulaştırmışlardır. Hatta her şeyi, her şeyi yazdıkları için Hitit Tarihini sevmeyen tarihçiler dahi vardır.

İRAN'A DÜŞEN ÖZEL JET ve ardından yapılan yorumlar.

İnsanoğlu kadar eski kötü ruhlar hep vardılar ve varlar var olacaklar. Yeni değil tabi ki böyle yorumlar, önceden belki içinden “ohh iyi olmuş, iyi ki ölmüşler” derdi insanlar, kendi arkadaşlarına, yakınlarına söylemişlerdir mutlaka ama orada kalmıştır.(Bu dobralık değil resmen dangalaklıktır) Fakat şimdi klavye başında ve yüzlerce insan hiç çekinmeden, sadece “zenginler” diye bir kazaya kurban gitmiş ve her birisinin  ayrı hikAyesi olan, her biri bir anne baba evladı, her birisi iyi eğitim almış başarılı girişimciler evli, nişanlı ve yakında evlenecek, kendi hayat mücadelesi ile yoğrulan pilotuna kadar hepsinin, o gencecik kadınların vefatı hepimizi çok üzdü. Arkalarından yapılan olumsuz yorumlar ise hem şaşkına çevirdi bizleri, hem bir daha üzdü. Birde hamile olanlar var hep yüreğimizi dağladı Allah hepsine rahmet eylesin, kederli ailelerine, yakınlarına ve sevdiklerine sabırlar versin.

Sonuçta elim bir kaza sonucu hayatını kaybeden insanlara sadece bir “Allah rahmet eylesin” diyecek, demeyecekse de aleyhinde yorumlar yazacak insanlar diyarı olamaz bu ülke. Esefle şiddetle kınıyoruz hepsini ve duyduklarımıza inanamıyoruz.

Bu arada ölenlerin ardından yapılan olumsuz eleştiriler için yazılan yazılarda yanlışlarla dolu, ölen insanları savunacağız diye olumsuz eleştiri yapanlar için yazılanların bazıları da hiç hoş değil, bir çeşit sosyal istifra. Kaş yapayım derken göz çıkartmak gibi, yüzde bin haklı iken haksız duruma düşmek.

Mina Başaran ve arkadaşları ve jette ki görevliler hepsi aysbergin görünen kısmı, geride çok büyük acılarla yaşamları boyu yanıp kavrulacak aileler bıraktılar. İnsan ömrü günümüzde ortalama 100 yıl ise onlar daha 20 li yaşlarında hiç hak etmedikleri bir ölüm ile bu dünyaya veda ederlerken, kendi ülkesinin insanlarının bir kısmının arkalarından sarf ettikleri sözler ömür boyu ailelerini üzmeye devam edecektir. Hiç kimsenin hakkı yok bu şekilde kötücül duygularını kendisine, insanlığa hiçbir zararı dokunmamış insanlara haykırmalarına.

Yeni yetişen nesillerimize bir kez daha göz atmalıyız, bir kez daha hepimiz üzen bu durumda sonra kendi ülkesinin değil sadece tüm insanları (en azından insanlığa ve kendilerine, ailelerine hiçbir zararı dokunmayan)sevmeyi öğretmeliyiz ve tüm canlıları. Canlıları, doğayı ve dünyayı sevmeyi öğretmek konusunda biz ebeveyneler kendimizi de gözden geçirmeliyiz. İyiliklerin,, üstünlüklerin, başarıların hep insanlar için olduğunu  böyle olduğunda şımarmamayı, aksi olduğunda sabretmeyi ve insanların başına gelen felaketlerde sevinmemeyi öğretmeliyiz.

Ölenler için de, olanlar için de çok üzgünüz.

“off deme, ağyar duyar da ohh der”  

sözüne dönüyoruz hem yüz yıl sonra hem de yazımızın sonunda ve insanlar ,değil başkasının derdine sevinmek (ki o zamanlar içten içe seviniyorlardır mutlaka)

Günümüzde ölmelerine seviniyorlar açık açık ve ilan ediyorlar tüm dünyaya

 

Yazık ki ne yazık.



Bu Haber 1144 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI