3 Şubat 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Evet... Eski Hamam müze olmalı...
musakiroglu@mynet.com

Sanırım 1996 yılıydı. Ankara'dan Ünye'ye geliyorken yolda Sungurlu'da durdum, kendime dinlenme molası verdim.

 

Dinlenme tesisinin çay salonunda çayımı içerken yan masada konuşan iki kişi arasında şöyle bir cümle geçti: “Tekkiraz'dan aldığımız o gramofonla plaklar çok orijinal, çok da ucuza aldık. Ondan en az üç yüzümüz var.”

 

Bana çok yakın masada oturdukları için, laf attım; “Tekkirazlı mısınız?” dedim.

 

“Hayır” dediler, Burdur'un Bucak ilçesinden olduklarını söylediler. Ben de Ünyeli olduğumu söyledim.

 

Diğer taraftan da Tekkiraz'dan çok ucuza aldıklarını söyledikleri gramofon lafından  bu adamların antika eşya pazarlamacıları olduğunu anladım. Şöyle bir zarf atıp, sordum: “Tekkiraz'a niye gittiniz ki, canlı hayvan ticareti mi yapıyorsunuz?”

 

Çok rahatlıkla eski, tarihi eşya alıcıları olduklarını söyleyerek, Ünye'ye bu yüzden gittiklerini, kendilerine Ünye'yi Antalya'da yaşayan bir Ünyelinin tavsiye ettiğini, onun aracılık yaptığını belirttiler.

 

Ben de, “Evet, Ünye'de çok vardır. Hatta bizim dede evinde, komşularda falan da öyle çok eşya bulunur” dedim. Böyle diyerek, maksadım adamlardan biraz bilgi almaktı.

 

Adamlar nasıl sevindiler, gözleri parladı benim bu sözlerim karşısında. Adımı, adresimi aldılar, bir daha ki geldiklerinde bana uğrayacaklarını söylediler.

 

Ben de neler aldıklarını merak ettiğimi söyleyip, arabadaki eşyaları göstermelerinin mümkün olup olmadığını sordum.  “Ne demek, buyurun bakalım” dediler.

 

Kalktık, arabaya gittik. Kapalı kasa İsuzu kamyonetin arka kapağını açtılar. İçerisi fıncafıs tarihi eşya doluydu. Yekpare taştan kuyu ağızları, dibekler, kağnı arabası, eski giyim eşyaları, gelinlikler, başlıklar, at koşumları, çarıklar, aceske çizmeler, süvari pantolonlar, eski ahşap radyolar, işlemeli öküz boncukları, bakır eşyalar, ağaç işleme eşyalar… Neler neler…

 

Çok ucuza aldıkları, o çok orijinal gramofonu da özel olarak bir koliye yerleştirmişler. Kolinin ağzı açıktı…

 

Gramofonu da görünce şöyle tekrar baştan sona bütün eşyaya bir kez daha baktım. İçimin acıdığını, kötü olduğumu hissettim. Adamlara durumumu belli etmemeye çalışarak, bunları ne yaptıklarını sordum.

 

Antalya'da üst üste açılan çok yıldızlı turistik otellere satıyorlarmış.

 

Bu iki adam bir iki hafta sonra geldi, beni buldu, bahsettiğim eşyaları görmek istediklerini söylediler. Ben de kendilerine gerçeği anlattım. Tarihimizi böyle alıp götürmelerinden dolayı tepkimi ifade ettim.

 

Onlar da; “Abi biz kimseden zorla bir şey almıyoruz. Fiyatta anlaşıyoruz, parasını verip alıyoruz” dediler. Bu sözleri karşısında adamlara ne diyebilirdim ki?

 

Ta o zaman, bu olay karşısında Ünye'de bir müze açılmasının, bu tür tarihi eserlerin orada koruma altına alınmasının, orada sergilenmesinin önemini geçirmiştim içimden.

 

O sırada arkadaşlara aktardım fikrimi, köşe yazımda ifade ettim. Dönemin belediye başkanıyla görüştüm. Herkes “Doğru diyorsun” dedi. Ancak herhangi bir çalışma yapılamadı maalesef.

 

Bu gün gazetemizde çıkan bir haberde okudum. Ünye Kaymakamı Dr. Osman Günaydın başkanlığında, Belediye başkan Yardımcısı Kemal Çöp, Turizm Müdürü Sedat Türk, Şoförler Odası Başkanı ve Belediye Meclis Üyesi Bekir Şimşek ve belediye eski meclis üyelerinden Emekli Bankacı Ayten Aykaç'tan oluşan bir heyet Ünye'de müze açılması için çalışma başlatmışlar.

 

Müze yeri olarak ta Eski Hamam'ı düşünmüşler. Tam isabet… Müze yeri için bundan daha uygun bir yer olamaz.

 

Kendilerini tebrik ediyor, çalışmalarının bir an önce sonuçlanmasını temenni ediyorum.



Bu Haber 2313 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI