Ünye'deki kasaba görüntüleri...

MUSA Ö. KIROĞLU
2 Nisan 2010 Pazar

Kasabalar, köylük alandan şehirleşmeye/kentleşmeye doğru gidilirken köy ile şehir arası yerleşim birimleridir. Günümüzde ise ‘belde’ olarak tanımlanıyorlar. Belde olarak teşkilatlanıp, belediye ile idare ediliyorlar.


 


Kasabalar, şehirleşme/kentleşme süreci içindeki birimler olduğundan şehirlere mahsus birçok işi, işletmesi, kurumu henüz daha çok yeni, nüfuslarına hitap edecek seviyelerde küçüktürler.


 


Özellikle yeni kurulmuş kasabalardaki pazaryeri, pazaryerindeki dükkan ve atölyeler çok az sayıdadırlar ve çok basit görünümlüdürler. Tezgahlar derme çatmadır. Malın vitrinlenmesi, estetik mekanlarda alışveriş imkanı buralar için henüz çok erkendir.


 


Kasabalar, zaman içinde ne kadar büyür, ne kadar gelişirlerse dükkanları, tezgahları, atölyeleri, kahvehaneleri de o kadar büyür, gelişirler.


 


İlçeler ise, kasabaların iyiden iyiye gelişmesi, büyümesi sonucu ortaya çıkan yerleşim birimleridir. Nüfusu 4-5 bin civarında olan küçük ilçeler de vardır. Nüfusu Ünye gibi 100 binlere dayanan, birçok il merkezinden büyük ilçeler de vardır.


 


Nüfusu artan, her alanda büyüyüp, gelişen, kentleşen, modernleşen ilçelerde her şeye rağmen hep iki çehre göze çarpar. Şehrin kasaba görünümlü, kasabaya yakın duran çehresi ile şehrin modern, kentleşmiş çehresi yan yana, hatta iç içe girmiş bir görünüm arz eder.


 


Şimdi bakın Ünye’ye, şehir merkezinde büyük kentlere özgü modern işyerlerine, işletmelere.. Estetik görünümlü, bakınca insanı cezbeden binalara... Şehir mobilyalarına... Meydan, park ve bahçelere.. Hepsi kentleşen Ünye’nin modern yüzünü yansıtıyorlar.


 


Ama gel gelelim, bütün bunların hemen yanında, yanı başındaki belediye dükkanlarına, pazaryerindeki derme çatma sergi ve tezgahlara bir bakalım.


 


Büyük Cami arkasında Eski Pazaryeri’ndeki belediye dükkanlarına.. Büyük Cami yanında Mustafa Rakım Efendi Parkı etrafındaki belediye dükkanlarına..


 


Yeni pazaryerindeki manav sergilerinin derme döküntü hallerine, burada üstü parça pinçik malzemelerle kapatılmış giysi pazarına, hemen yanı başında bir kısmı depo olarak kullanılan belediye dükkanlarına…


 


 Eski şişeleme tesisi alanındaki mezbele görüntüye… Yine o bölgenin etrafına kutucuk misali dizilmiş belediye dükkanlarına şöyle dikkatle bakalım..


 


Buraların görüntüsünün şehrimize, modern bir kente, Ünye’ye ne kadar uygun düştüğünü bir gözden geçirelim.


 


Bu dükkanlar ilk yapıldığı yıllarda şehirdeki esnaf sayısının artırılması, pazarın büyütülmesi, geliştirilmesi için gerekli olabilir. Bu nedenle belediyeler dükkansız esnafa sosyo-ekonomik destek vermek için bu dükkanları yapıp, düşük bedellerle kiraya vermiştir. O zamanlarda bu anlamda bu dükkanların yapılması doğruydu. Sözümüz yok. Ancak yaşanan gelişme ve değişim artık buraların çok ilerisinde cereyan ediyor. Gelişime ve değişime insanlar da, şehirler de ayak uydurmak zorundadır. Yoksa geriler, içten içe çürür, erirler.


 


Hani bir söz vardır “Mekanlar içinde duranlara, içinde duranlar da mekanlara benzer” diye. Bu dükkanlarda iş yapanların büyük çoğunluğu gerçekten de oturdukları dükkanlarla birbirine o kadar çok benziyorlar ki..  O küçük büfevari işyerinde kurdukları tezgah başlarında yarattıkları küçük dünyalarında iş yapmaktan çok, vakit öldürüyorlar.


 


Şimdi soruyorum,  bir şehrin belediyesinin en birinci görevi nedir? Şehrini geliştirmek, güzelleştirmek, modernleştirmek değil midir?


 


Cevap: Evet, aynen böyledir.


 


İyi de Ünye’de şehirleşmeye, modernleşmeye uymayan, şehre kasaba görüntüsü veren bu dükkanlar Ünye Belediyesi’nin malı değil midir?


 


Cevap: Evet, Ünye Belediyesi’nindir.


 


Peki, Ünye Belediyesi bir tarafta şehri güzelleştireyim, modernleştireyim diye çırpınırken, bizzat kendi mülkü olan bu dükkanlarla ilgili, buraların kasabalara dönük çehresiyle ilgili bir planı, projesi, çalışması olmayacak mı?


 


Cevap: Olmalı, hem de geç kalınmadan olmalıdır. Buraların ıslahı için artık bir çalışma başlatılmalıdır. Çünkü buralar şehrin kıyısında kalan varoş noktalar değil, şehrin göbeğinde, kentin vitrini dâhilindeki yerlerdir. Yani göz ardı değil, göz önü yerlerdir. Ve de bir an önce el atmak gereklidir.





Bu Haber http://www.unyekent.com/arsiv/koseyazi/print.php?kyazino=1121 Adresinden 25.08.2019 Tarihinde Yazdırılmıştır.