Ünyeliler yeni adaylara inanmadı, güvenmedi

MUSA Ö. KIROĞLU
1 Nisan 2009 Pazar

Hep derler ya, yerel seçimlerde iktidar partisinin adayı birkaç adım öndedir, diye. Bunun böyle olduğuna ben de inanıyorum. Kaldı ki bu son seçimin sonucunu da bu kanaati taşıyanlar belirledi.


Ancak, ben her halükarda, genelde şöyle bir düşünceye sahibim. Yerel seçimlerde adayda iki önemli vasıf çok daha öne çıkıyor. Birincisi yeterlilik, ikincisi güven. Bu iki temel özellik, aday olanlarda çoğu zaman birlikte aranıyor, birlikte görülmek isteniyor


Yalnız bazen öyle olmuyor. Bir bakıyorsunuz adayın yeterliliği, vizyonu, ortaya koyduğu düşünce ve projeleri her şeyin önüne geçiyor, inandırıcı geliyor, sırf bu yüzden tercih ediliyor, seçim kazanıyor.


Bazen ise, aday bütün herkes tarafından beğeniliyor. Parti ayrımı gözetilmeksizin, insani duygu ve davranış yönleriyle herkesin takdirini görüyor. Hakka, hukuka saygı noktasında örnek kabul ediliyor. Dürüstlüğü sanki dillere düşmüş, herkes tarafından konuşuluyor. İşte böyle bir aday da bazen diğer adayların önüne geçebiliyor, tercih görüyor, seçimi kazanabiliyor.


Bu şekilde seçim kazanan çok sayıda aday tanır, biliriz. Birincisine en yakın örnek Samsun Belediye Başkanlarından rahmetli Muzaffer Önder’dir. Önder, projeleriyle Samsun’u gerçekten büyük şehir yapan başkandır. Siyaseten hep muhalefet partisine mensup olduğu halde Samsun’da üst üste başkan seçilmiştir.


İkincisine en yakın örnek ise, Ordu Belediye Başkanı Seyit Torun’dur. Torun, % 3 oranındaki partisine rağmen Ordu halkının % 53 oyunu alarak ikinci kez başkanlığa seçilmiştir. Böyle yüksek bir oy, sadece, Seyit Torun’un insani meziyetlerine ve sosyal münasebetlerindeki tutarlılığına bağlı olarak verilen oydur.


Gelelim bu seçimde Ünye’deki adaylara… Belediye Başkanlığı için seçimde yeni yüz olarak ortaya çıkan adaylar, gördüğümüz kadarıyla bu iki özelliğiyle de öne çıkmayı başaramadılar. Ne inandırıcı projeler koyabildiler seçmenin önüne, ne de yeteri kadar,  insani meziyet ve sosyal duruş sergileyebildiler. Bunun sebebi, belki bu yönlerini sergileyebilecek kadar zaman bulamadılar, belki de siyasi amatörlükleri olabilir, bilemiyorum. Buna bir de “Muhalefet partisi adayı ne yapabilir ki?” endişesi eklenince, Ünye’deki seçimin sonucunu belirleyen kararsız seçmen oyunu son anda iktidar adayından yana kullandı.


Bunu neden böyle söylüyorum? Seçime onbeş gün kala yaptığımız ankette AK Parti ile MHP arasındaki makasın iyice daralmış olduğunu gördük. Ancak, daha önceki anketlerimizde % 4-5 civarında çıkan kararsızlarda yükselme başlamıştı. Seçime 4 gün kala yaptığımız son ankette iki parti arasındaki makas AK parti lehine % 5 nispetinde açılmış, makas genişlemeye başlamıştı.


Bu son anketin en belirgin sonucu ise, kararsız seçmenin % 10’lara yükselmesiydi. O ara, bu durumun neden böyle olduğunu, kararsız seçmenin böyle birden neden arttığını araştırdık. Edindiğimiz bilgi ağırlıklı olarak, “Bu adayların yeteri kadar projeleri yok. Ayrıca nasıl birileri olduklarını da pek bilmiyoruz” şeklinde kendini belli etmişti.


Seçimdeki yeni yüz adaylar anlaşılan inandırıcı olamamış, seçmen psikolojisinde gereken güveni sağlayamamışlardı. İşte bu nedenler yüzünden kararsız seçmenin, geriye tek seçeneği kalmıştı. İktidar partisinin adayını seçmek, yani güçten yana olmayı tercih etmek. Nitekim öyle yaptı % 10 civarındaki kararsız seçmen. Yüklendi AK Parti adayı Ahmet Arpacıoğlu’na, ikinci kez belediye başkanı yaptı.


Başka etkenler de yok muydu seçimin kazanılmasında? Mutlaka vardı, ancak temel etken böyleydi. Bizim anket ve araştırmalarımız bize bunu söyledi, böyle düşündürdü.





Bu Haber http://www.unyekent.com/arsiv/koseyazi/print.php?kyazino=358 Adresinden 25.08.2019 Tarihinde Yazdırılmıştır.